Neyse, bu günün ikinci yarısıydı tabi. Günün ilk yarısına çok çok uzun zaman sonra, mesela 6 ay sonra, apaçık tertemiz bir havaya uyandım. Ama nasıl güzel yani anlatamam. Bir tane bulut yok. Öyle güzel. Ama sonra tabi hiç tahmin etmedim yağmuru ve "sayko-katil" şemsiyeleri. Gerçi her şeye rağmen, yağmurun da kokusu ayrı bir güzel be, özlüyor insan.
Bugün bir hevesle arkadaşımdan aldığım GTA4'ün ilk dvdlerini kopyalamaya başladım pcye. Böyle pc ile ilgili çok heveslendiğiniz işlerde illa ki bir aksilik çıkar ya, o durumdan nefret ediyorum işte. Şimdi ben bu oyunu ya yükleyemem, ya oynayamam, kesin bir bokluk çıkar. Mesela böyle zamanlar özellikle yanınızda başkaları varken çok olur. En basitinden; arkadaşlarla bir film izlenecektir, bir bakarsınız dünyanın en gubidik hatasını vermiş bilgisayar, öyle sırıtarak size bakıyor. Sanki "ehehe rezil edecem seni göt gibi kalıcan ehehe" der gibi, sinsi. Bir teknolojik işimiz de mahcup etmesin be, bir kere be!..
Neyse ben gideyim de şu GTA'ya bakayım, sanırım üçüncü dvd'yi koymamı istiyor. Üç vakte kadar görüşmek üzere, sevgiler.

O yüzden dünyanın en ıslak boku olarak ortalarda dolaşıyorum. Genco gibi çıkmıştım tam da. Ben ıslandım, sen nerdesin?
gta yı bana da getir :D