28 Mart 2009 Cumartesi

Kişi ve Sendromları #1

3 tane ömer üründül tadında yorum
"Dolmuştaki Güzel Kız Varlığı" adlı sendromu sizler için 10 aşamada inceledim.

Ön aşama: Dolmuşa biniş
İlk olarak bu aşamada kişi her günkü olağan eylemini yapar ve dolmuşa biner. Her zamanki gibi para işlerinden kaçmak maksadıyla (bana uzak allaha yakın olsun) en arkaya konuşlanır. Dolmuş öyle lunapark gibi fantastik bi yer olmadığı için çevresine çok dikkat etmeden parasını hazırlamaya başlar.

1. Aşama: Güzel kızın dolmuşa binişi
Kızımız ortalamanın biraz fazla üzerinde güzelliğe sahip olup, o güzelliği heba edercesine esas kişimizle aynı dolmuşa biner. Esas kişimiz ve hemen sonrakiler en arkaya oturduğundan, kızımız illa ki esas kişimizin önlerine oturacaktır.

2. Aşama: Güzel kızın fark edilmesi
Ortalama üzeri güzel kız dolmuşun arkalarında yer bulamayıp önlere oturunca pek tabii ki esas kişimizin görüş alanına girmiş olur. Kişimiz parasını çoktan hazırlamış, içinden "şurdan bir kişi" egzersizleri yaparak öne iletmeye koyulmuştur. İşte o sırada görüş alanı içerisindeki güzel kızı fark eder.

3. Aşama: Somut bilgi edinme
Kişinin en arkadan uzattığı para en nihayetinde kıza ulaşacaktır ve o da bir önündekine yahut şoföre "Şurdan bir kişi alır mısınız" gibi bir şey söyleyip sesini dolmuşun derinliklerinde yankılandıracaktır. Esas kişimizin beklediği an işte budur; kızımızın ses tonunu, yüzünü ve sıradan bir olaya tepkisini öğrenme anı.

4. Aşama: Yakınlaşma isteği
"Yakınlaşma"dan kastımın "yaklaşma" olduğunu söylemeliyim çünkü içinizde bazı art niyetli arkadaşlar başka türlü anlayabilirler. Neyse. Kişimiz "ulan ne diye en arkaya oturdum? bak şimdi uzak kaldım, yüzünü tam göremiyorum" sıkıntısı içinde dolmuşa yaşlı birinin binmesini beklemeye başlar.

5. Aşama: Yaklaşma anı
Dolmuş rotasının ortalarında yaşlıca bir adam biner en sonunda ve kişimiz "Neredeydin be amcacım" ifadesiyle amcaya yer verir, böylece ayağa kalkarak birkaç adım daha öne gelir. İçinde hem ihtiyara yer vermenin huzuru, hem de kıza yaklaşmanın verdiği haklı sevinç üst düzeydedir.

6. Aşama: Soyut bilgi edinme
Kişi yaklaştıkça kızın kulaklığını fark eder. Ne dinleyor acaba diyerek en dandik virajlarda mahsusçuktan kulağını beri getirir, kulaklığa konsantre olur. Bu arada şansı varsa hem dinlediği müzik türünü öğrenir, hem de elindekiler ve kıyafetleriyle kişiliği hakkında tahminlerde bulunur.

7. Aşama: Güzel kızın ayaklanması
Dolmuşta belli başlı bir "incem" hareketi vardır. insan; varsa çantasını düzeltir, koluna takar, ya da direklere tutunmaya ve normalden daha panik bir biçimde sağa sola bakmaya başlar. Bu klasik "incem" hareketidir. İşte kızımız dolmuş rotasının ortalarından hemen sonra "incem" hareketi yapmaya başlar. Bu, kişinin paniklemesine, "Aha gidiyor mu lan?" diye şüphe etmesine sebep olur.

8. Aşama: Güzel kızın inmek için sesini yükseltmesi
Hepimizin bildiği "Müsait bi yerde", "Yol ağzında" gibi vecizli söz sanatlarıyla dolmuş durdurulabilir. Güzel kız da az önceki "incem" hareketinin devamı olarak kaptandan inme izni ister (aslında orada emir vardır, izin değil). Kişimiz, kızın inmesinin garanti olduğunu anlaması üzerine anlık moralini en aşağıya çeker, kalp atışları hızlanır, soğuk terler boşalır.

9. Aşama: Kızın inmesi anı
Kıç kadar dolmuşta o kadar dakikadır ayakta, kapının yanında bekleyen kişimiz "Geri al" komutunu gerçekleştiremeyeceğini çok iyi biliyordur. Ya da zamanı geri alamayacağını. Bu yüzden kaderine teslim olup, kıza son bir kez bakmak ister. Dolmuş dururken kapı açılır, kızımız inmeye başlar. Oralar hep slowmotion'da geçer. Kişimiz kızımızla ilk ve de son kez göz göze gelir. Kalp atış hızı 220 km/saate ulaşır. Yapacak bir şey yoktur, hemen orada kızın peşinden inmesi fazla abes kaçacaktır. (tabi 1.70 liraya da mâl olacaktır)

10. Aşama: Olası bir kısmetin sonu
Kız indikten sonra hiçbirşey olmamış gibi (ona göre hiçbirşey olmamıştır zaten) yürümeye koyulur. Kişimizin arkasından melül melül baktığını bilmemektedir. dolmuş var gücüyle tekrar kalkarken bir kısmet de başlamadan burada son bulur.

Kişimiz kulaklığını umutsuzca kulağına götürürken, Sagopa'dan pesimist melodiler çoktan kulağını arşınlamaya başlamıştır...

(diren'e yanıt gecikmedi: "uzun uzun" da olmamış. sen en iyisi "nane nane", "bazı bazı", "düm tek tek" gibi başlıklar dene. "kısa kısa" ömür boyu benimdir.)

3 kat daha fazla Ömer Üründül

  1. direnk says:

    adam bildiğin planlı programlı yazılar yazmaya falan başladı yok 10 adımda bilmemne..

    yazı öyle bi sardırdı ki "vecizli söz sanatlarıyla" sözündeki vecizliyi "verici" okudum "aha işin boyutu değişti" dedim. ama 2 satır geçtikten sonra anladım ki yok bi numara :D

  2. z.. says:

    sen varya hiç az değilsin daçe:D

  3. AySeNuR_ says:

    bayıldımmmm xD

Etiketler

anket (4) foto (54) motion (1)