24 Mart 2009 Salı

56'dan 1024'e

3 tane ömer üründül tadında yorum
16 yıl olmuş internet bizim topraklara ulaşalı. 16 yıl.. Dile kolay. Bu internetin donanımsal teknolojilerinden hiç anlamam (yok fiberoptik kabloymuş, yok Yunanistan'dan geliyormuş da Bulgaristan'dan gelmiyormuş falan), ama kendi şahsî internet yazılımı geçmişimi çok iyi bilirim.
Şahsi diyorum ama aslında benim yaptığım şeyler zaten herkesin yaptığı şeyler. Çok da şahsi değilmiş demek ki.

16 yıl önce Panama bandıralı bir kamyonun arkasına atlayıp günümüze kadar gelen internet, benim bilgisayarımda ne zaman hayat buldu tam olarak hatırlamıyorum. Sanırım ortaokul yıllarımdı..
O zamanlar 145, 146 vardı. Çevirmeli bağlantı, Dial-up. Bi tanesi daha pahalıydı diye adı çıkmıştı. Hangisiydi o.. Neyse, o zamanlar telefon çevirme sesinin hası duyulurdu, beklerdik bi süre. Şimdi öyle mi? Şimdi ben daha bilgisayarı açmadan bağlanmış oluyor, orda kendi başına takılıyor. Biz beklerken ekranda çıkan küçük pencerede "Şifre doğrulanıyor...", "Bağlanılıyor...", "Numara çevriliyor..." gibi yazılarla karşılaşırdık. Bir de iki telefon arası gidip gelen bir animasyon vardı, çok hatırlayamadım şimdi. O zamanlar sadece ama sadece Internet Explorer'ın olduğu zamanlardı, çoğu zaman bize o soğuk uyarıyı gösteren internet tarayıcısı.. "Error: 404! Page Not Found. -açıklamalar bimnemneler-". O zamana dair hatırladığım en bomba popüler şey ise DestroyCartoon.com animasyonlarıydı. Hatırlarsınız; Sayko-İmam, Pokéimam filan.. Bir de "Grafi2000" animasyonları vardı. Onlar çok geç yüklendiğinden dolayı pek girmiyordum. Ama o da ayrı güzeldi.
Bazen kol gibi gelen faturalar sayesinde çok fazla internette durmak elzemdi tabii. Yarım saat dururdum mesela, hemen bi vicdan azabı kaplardı içimi. Yarım saat çoktu o zaman. Zaten orta sonda LGS megese ayaklarına pek girmez oldum internete, ara verdim bir süre..

"O zıman", "bozıman" diyip duruyorum. Ortaokulu fazla uzatmadan hemen geçiş yapalım.
Liseye geldikten kısa süre sonra edisel diye bişeyler çıktı. Sanırım Telekom'un Araplara satılmasının bir meyvesiydi bu. Zaten sata sata ne kaldı ülkede derseniz, koca bir sıfır işareti yaparım, sonra gelir beni döverler "bu ne lan ipne mi diyon" diye. Kalmadı bir şey elimizde. Neyse konumuz o değil (politika cıs bıt!). Edisol, medisal bişeyler derken bizleri bugünlere getirecek olan şeyin ADSL olduğunu öğrendik. Hemen geçiverdik tabi, durur muyuz.
Efenim övünerek söylüyorum, ADSL'in ikinci nesil üyelerindenim. İlk nesil 2003-2004 arasıydı sanırım, çünkü ben o nesle sürekli olarak mp3 çekmeye giderdim bende dial-up varken, ordan biliyorum. (dial-up'ın hızı 56 kbit idi, şimdi 1 mbitle blog yazıyorum, hey gidi)

Ha tabi efenim, es geçmeyeyim. ADSL'in biz ilk nesillerinin (256 kbit idi başta yanılmıyorsam) en çok bildikleri kullandıkları siteler de mp3 sömürme siteleriydi. Mustafa Sandal'dan tutun da, Tarkan'a kadar herkesi indirebiliyorduk. Ne büyük imkan ama(!). Mp3 siteleriyle yetinmedik tabi. Forumlar başladı. Ya da önceden vardı, ben sonra dahil oldum bilemiyorum. TTV (teknoloji televizyonu) vardı kablolu tv'de bir ara, bilmem bilir misiniz. Orda çıkan iki geyik herif sayesinde kanalın forumuna falan üye olmuştum. Tabi oluş o oluş, beni orda büyük bir macera bekliyormuş, haberim yoktu.
Şu internetin en büyük yararlarından biri o forum ve forumdaki arkadaşlıklar oldu. O zamanlar 14 yaşındaydım, ortalama da demek ki 15 filanmış ki çok zorlanmadım alışmakta. Şimdiye kadar ordan gelen bir sürü muazzam arkadaşlarım var. Hepsine selam.

Lisenin ortalarındayken (lise 1 falan) Youtube, sonundayken de Facebook patladı. İkisini de tutamadık bir daha. Hatta Youtube'u o kadar tutamadık ki, şimdi kapalı mesela o derece. Facebook'a 2007 kışında üye olmuştum, fena değildi o zamanlar. İlk kez eski arkadaşları bulma heyecanı falan. Hepsini bulduk tabi. Şimdi herkes herkesi buldu maşşallah, dolayısıyla Facebook amacından sapmaya çok yaklaştı.
Zaten bir süre sonra da "Çq gsel çıkmşsn tatlımmm:):))))", "İsleyin çok kmikkk!!1!" ve "Hangi seviye salaksın ? testini çözdü ve 'O-hooo' çıktı" gibi furyalar başlayarak çoktan sapmış oldu.

...

İşte 16 yıllık internet serüvenimin (hepimiz aynı olsa gerek) özeti budur (msn, blog yok hassktr!). Özet bile biraz uzun oldu gerçi. Komik ama. Eğer yukarıyı okumaktan üşenip direk bu satırları okuyan varsa, daçe der ki: "valla komik olum".

Şimdi de daçe der ki kendinize iyi bakın, bol internetli günler geçirin.

Daçe der ki Daçe.

3 kat daha fazla Ömer Üründül

  1. direnk says:

    teknoloji tv deki 2 adamı bende izliyodum süperdi lan :D

  2. Sel Erk says:

    bol internetli günler... uzun ve bana daha da uzuuuuun gelen bir aradan sonra İNTERNETİM VAAAR:D haykırabildiğim bir yer buldum! kusuruma bakmadan geçiverin bu kısmı... bol internetli günler...

  3. Teknoloji TV'de o bahsettiğiniz iki geyik adam sanırım Murat Baturay ile Bülent Şencan. :-) Pazartesi veya Salı akşamlar çıkıyorlardı. İki kişi olarak sunulan İlkay Alptekin'in Acil Servis programı vardı fakat İlkay Abi hem bazen tek başına sunuyordu hem de ciddi bir programdı. Bilgisayarlarla ilgili forumdan, e-mail'le ve SMS'le gelen donanımsal ve yazılımsal sorunları çözüyorlardı. Bu blog Mart 2009'da yazılmış ama ben 145 ve 146 telefon numaralarıyla ilgili arama yaparken ulaştım biracık geç bir yorum oldu. :-)

Etiketler

anket (4) foto (54) motion (1)