27 Mart 2009 Cuma

Bir AKP Kalesi Olarak Angola

0 tane ömer üründül tadında yorum
(notbaşınot: dünkü 4 yazıdan 2'sini kendim akıl sağlığım için sildim. rtük'ün suçu yok o işte.)

+ Seçime iki gün kala, her gün haberlerde miting görüyor olmanın verdiği bıkkınlık feci derecede ortaya çıkıyor. Seçim bitsin de kurtulalım lan artık. Miting miting nereye kadar. En çok kıl olduğum olay da şey hani.. Bu en tepedeki 3 siyasi partinin liderleri mitinglerde birbirlerine lafın Allah'ını sokuyor, sonra da "Sayın" diyorlar ya. İşte ben ona kılım. Mesela dünyanın en ağır hakaretini edecek, başta diyor ki "Sayın Baykal!..", "Sayın Erdoğan!.." falan. Ulan belli ki saygı duymuyorsun işte, belli ki saydıracaksın yine. Bırakınız Allahaşkına şu "sayın" işini. Lütfen ama. Böyle olmuyor sayın liderler!..

+ Ülkemizde konuşmaktan en çok keyif alınan konulardan birisi, şüphesiz, komplo teorileridir. Zira herkesin bildiği bilgi fındık kadarken her şeyi biliyorum triplerine gireriz. Herkes belli başlı konu temellerini biliyordur, onun üzerinden sallamaya başlar. Mesela en popüler olanı borla ilgilidir: "Yauu aslında çok bor çıkıyü, ama kullandırmıyüler. Onu bi kullansak dünyanın ebesini bir yastıkta kocatırız yeminlen aabi!.." Ya da şey vardır mesela, her işi, her olayı Amerika'ya bağlama durumu: "Ya abicim bu Örövizyon var ya, o tamamen Amerikan kandırması. Bütün Avrupa'yı, başta da Türkiye'yi(!) bunlan uyutuyolar..", ya da ne bileyim, "Olum sen bugün sabahın köründe kalkıp buraya geldiysen bu hep Amerika'nın oyunu. Erken kaldırarak bizi uyutmak istiyolar. Ben biliyorum ama bunları.." Haa bir de şey vardır, bu tip ortamlarda hiç şaşmaz, kesin biri söyler: "Lan olum Türkiye'nin ordusu dünyadaki en büyük üçüncü ordu, yaaa.." Bilmeden sallamak. Bunu ben de yaparım, herkes de yapar. Çok keyifli ve eğlenceli bişey bence.

+ Bugün yine baktım spor sitelerine. İspanyollar demeç üstüne demeç vermiş, bir Ramos, bir Del Bosque, bir de Xavi konuşmuş. Baktım hepsine. Özet olarak dedikleri ortak nokta şu: "Türkiye aslında çok saygı duyduğumuz bir rakip. Onlar küçük takım değil. Yenme ihtimalimiz o kadar da yüksek değil." İşte Çavi, bana bunu yapmıycaksın. Yapmıycaksın. Oraya çıkıyosan doğruları konuşçaksın. Adam gibi diyceksin ki: "Türkiye iyi takım tabi... Ama biz son şampiyonuz, Türkiye'yi donumuzda sallarız. Biz hangi kadroyla çıkarsak çıkalım Türkleri sker atarız. Hiç şansları yok. En az 5 atarız." Bunu demesi lazım. Ama yok, illa kibar olucak.

+ Bugün aklıma geldi. Aslında 10 gün öncesinden "Seçim Ekranı" yazı dizisi hazırlayabilirdim. Neyse, kısmet bugünkü yazının bir maddesineymiş. Efendim herkes seçim seçim seçim konuşurken, hangi şehirde kimin kazanacağını adı gibi bilirken, ben Anadolu topraklarından biraz uzaklaşarak Türkiye yerel seçimlerinin yapılacağı bir başka coğrafyaya, Angola'ya götürüyorum sizi.. Angola'da kim alır sorusunu aradık bugün sokaklarda, halkın nabzını tuttuk. Gördüklerimiz hiç şaşırtıcı değil. Angola'da da AKP açık ara önde. Nasıl mı? Efenim hepimiz biliyoruz ki tüm yurt genelinde AKP bir o köşebaşını, bir bu köşebaşını garantileyip duruyor. Angola'da ise Portekiz sömürgesinden kurtulmanın verdiği gereksiz gaz ve heyecanla komünist bir rejim var. Bu komünist rejimin de başında Angola Komünist Partisi (AKP) var. Bu yerel seçimlerde de Angola Komünist Partisi'nin alacağını hesap edersek; Angola'nın "AKP'nin kalesi" olmaması için hiçbir sebep yok. Şimdi mikrofonlarımız tekrar stüdyoda.. Ali Kırca?..

Daçe, Şov Haber, Angola.

Etiketler

anket (4) foto (54) motion (1)