11 Mart 2009 Çarşamba

Seçmece

0 tane ömer üründül tadında yorum
Demin bilgisayar başında miskin miskin oturup, klasik olarak feysbuka, msne falan bakıyodum. Sonra birden çok miskinleştiğimi fark ettim ve kendime şöyle dedim: "Ya paşa paşa kalkarsın, ya da ben gelir kaldırırım." Bu tehdidi alır almaz kalktım, derin nesef alıp önce ışığı sonra televizyonu açtım. Sonra gittim bir dolu bardak su aldım ve işte burdayım. Ta-taaam!..

Bir kere şunun farkına vardım ki uykuyu iyi almakla, gece yatış saati arasında zerre alaka yok. Sabahın körü diye tabir edilen, 5:00 ila 8:30 -ila ne la- saatleri arasında hangi saatte kalkarsanız kalkın uykuyu alamıyorsunuz. İsterseniz yüz saat uyuyun, o sabahın körü her şeyi alıp götürüyor. Birilerinin bu dünyaya artık sabahın köründe kalkarak bir yere varılamayacağını anlatması lazım.

Aaıı.. Haddinden fazla biliyoruz ki birkaç hafta sonra yerel seçim var. Ben gün geçtikçe heyecanlanıyorum. Artık afişler, seçim minibüsleri falan iyice çoğaldıkça insan bir hoş oluyor. İlk kez oy vereceğiz, boru değil. Ama seviyorum ben. Tvnin haberlerde gösterdiği kadarıyla biraz gergin geçse de durum sokaklarda öyle değil. Çok renkli, cıvıl cıvıl. Bir sevdiğim şey daha varsa, o da seçimden seçime artan "gerçek" demokratik ortam. Bakıyorum, yanyana 5 tane partinin adaylarının afişi duruyor. Güzel yani.

Ama tabi.. Eheh.. İlk kez oy kullanacak olmanın getirdiği bir stres de yok değil. "Ulan ya yanlış yere basarsam, ya elimden kayarsa, ya kağıdı yırtarsam, ya mürekkep geçmezse.." falan, uzuyor gidiyor tabi. Seçim sabahını bekleyip göreceğiz.

Geçen gün, hatta dündü sanırım, kapı çaldı yemekte. Annem açtı, muhtar adayı gelmiş. Ben de olduğum yerden dinliyorum tabi, "Efendim ben yeni muhtar adayınızım, seçimlerde beni desteklerseniz çok sevinirim. Teşekkür ederim". Bir de el ilanı vermiş. Ya bu iş bana iyice şey gibi gelmeye başladı, özellikle muhtarlık seçimi, hani ortaokuldaki sınıf başkanı seçimlerini ciddiye alan adaylar olurdu ya. Böyle azimli, hırslı, şişman çocuklar. Onun gibi. 

Neyse, geçelim seçimleri. Jenerasyona daha yakın bir konuya, Feysbuka dönelim. Bugünlerde fazlaca özel mesaj gelmeye başladı. Ne zaman girsem "Inbox (1)", "Inbox (2)" falan yazıyor kalın beyaz harflerle. Bir hevesleniyorum, bir mutlu oluyorum. Ama giriyorum inbox'a, bakıyorum yine gruplardan gelmiş. Anlık hevesim, neşem kaçıyor. Genellikle de okumuş gibi yapıp -mark as read- uzaklaşıyorum koşar adımlarla. (tabi mesajlarını uzun uzun okuduğum gruplar da var, yanlış alınganılmasın)

Ben şimdi gideyazıyorken, hepinize mutlu bir çarşamba akşamı diliyorum. Görüşmek üzere, kendinize iyi bakın, efenim.

+az önce zap yaparken yeni bir yarışma gördüm. "damat beğendi" gibi bir adı vardı. artık bi sktirin gidin beea, dedim.
+yazıyı yazmak 5-10 dakika sürüyor demiştim bir demeçte, pek öyle olmuyormuş. misal bunu 1 saate yakın yazdım, mola vere vere.

Neyse. Öpera. Daçe.

Etiketler

anket (4) foto (54) motion (1)