30 Nisan 2009 Perşembe

Hamdolsun Lady Gaga

1 tane ömer üründül tadında yorum
● Selam canlar! (oh be, böyle bi giriş yapmak içimde kalmıştı) İyisiniz di mi? Evet ben de iyiyim. Zaten bi hâl-hatır sorularında iyiyiz. 
"-Nasılsın? -İyiyim sağol. Sen nasılsın? -Ben de iyiyim." Ulan, bir yığın dert var, bir yığın sorumluluk var; dünyada insanlar açlıktan, savaştan ya da birinin keyfinden ölüyor, ülke yıllardır son hızla kaosa koşuyor, birileri hâlâ Lost cd'si bulup, izliyor; ama lafa gelince "iyiyiz." Nasıl bir iyimserlik hâlidir..

● Ama ben seviyorum bu iyimserliğimizi. Sonuçta toplumumuzu yüzyıllardır ayakta tutan bir şey varsa, o da naber'e verilen iyidir, nolsun cevabıdır. Hatta bu iyimserliğin yarattığı bir üst boyut da; "İyiyiz hamdolsun. Beyim trafik kazası geçirdi, şimdi hastanede. Çocuklardan biri dansöz olucam dedi, diğeri de yedi yıldır lise 3'te. Geçen ayki maaşımı çeker çekmez çaldırmıştım. Ööyle işte, geçinip gidiyoz çok şükür."dür.

● Annem mesaj yazmayı tam anlamıyla öğrendiğinden beri, operatör uyduları bayaa bir rahatladı sanırım. Attığı her mesaj birer ya da en fazla ikişer kelime olarak geliyor çünkü. "Yoğurt al", "Nerdesin", "Ekmek süt", "Ben komşudayım".. Uydular rahatlıyor gerçi ama, bu kez ben huzursuz oluyorum. Sonuçta daha yazılabilecek milyon tane kelime daha var aynı mesajda. Sanki boşa gidiyormuş gibi geliyor o 2 kontör. O mesajdan yarım kontör filan alınmalı bence. Tabi benim şimdiki mantığım, 700 MB'lık CD'ye iki resim, bir mp3 atıp yazdırmaya duyulan acıyla aynı.

● Bugüne kadar çok vurucu, çok yahşi firma sloganları görmüştüm ama, bizim ordaki sucu dükkanında gördüğüm kadar kısa ve özüne rastlamamıştım. "Su Bu".

● Ulan ben normal insan ayağıyla zor ayakta duruyorum dolmuşta, bugün bi adam gördüm, patenle duruyodu. O an ne kadar "ne bu marjinal olma çabaları, düdük" desem de, şimdi saygı duyulması gerektiğini anlıyorum. Ani frende, Tsubasa'daki hırçın defans edasıyla birilerinin ayağına kayan ben (A'ya basmak), hiçbir zaman patenle dolmuşa binip ayakta sağ salim kalamayacağımdı sonuçta..

● O değil de, 45 yaşında (dudak dudağa) öpüşen çift mi olur ya? Biz yapsak neyse de, bir yaştan sonra yakışmıyor, garip kaçıyor. Hayır yani, Yunanistan'ın bütün milli değerlerimizi çalıyor olması gibi, siz de gençlerin hâl ve hareketlerini çalarsanız olmaz ki.

●  Bugünlerde eve düzenli olarak 9'dan sonra geldiğimden, bişeyler yazıcak kıvamda olmuyorum. Mâlum, pazar Demo Radyo işi var. O değil de, şaka maka az kaldı ha. 2-3 gün kaldı. Anons, manons, Lady Gaga, sizlerle, bizlerle, 210 30 30, Battle For the Sun, haber, Deniz, hava, güneş, yağmur, radyonuzda, ben vatan, Dipeş Mod... Umut Sarıkaya gibi, kendimi çizip, beynimden çıkan koku çizgileri çizicem. Yanlarına "sası sası kokk" yazıcam. Zira, beynim kokuyor.

● Bugün ayın son günü. Ama bu benim için aydan ziyade, kotanın son günü demek. Daha dolduracak 1,5 GB'ım olduğunu öğrenir öğrenmez Feysbuk'taki videolara abandım. Kotayı tam sınırda bırakana kadar video izliycem. Hani, komük olanlardan.. 

Ben kaçtım şimdilik. Aç karnımı doyurmaya gidiyorum. Kendinize iyi bakın. (o diil de, yine başlık bulamadık, iyi mi.. bişey uydurcaz artık..)

Daçe.

Bir kişi Ömer Üründül olmaya çabaladı

  1. karbon says:

    uzay çağının introsu, 3. bin yılın ana yemekten hemen önceki antresi ebeveynlerin 'texting' olayına girişmesi sürecidir. (hiç sevmem ünlem kullanmayı lakin burda gerekliydi sanırım yani orda noktanın yerinde yani neyse)

Etiketler

anket (4) foto (54) motion (1)