14 Nisan 2009 Salı

Ben İstifa Edince Ne Olacak?

2 tane ömer üründül tadında yorum
Serin bir bahar akşamından herkese iyi akşamlar. Keyifler yerinde mi bilmiyorum, şahsen benim "so so". Eğer sizin de öyleyse diye bu yazıya giriştim hemen. Hem benim keyfim hem de sizin keyfiniz yerine gelsin diye. İçelim şenlenelim gibi. İçmekten bahsedince tabi, "bir ufak" açmamak olmaz şimdi...

● Efenim benim şehrimde şöyle bir geyik vardır: "En taaze balık Ankara'ya geliyor aaabicim!". Evet, Ankara halkı yıllar yılı bunu savunur durur. "Deniz yok ama balığın da en güzeli bize geliyor.." denir. Ve dostlarım, özellikle foreign dostlarım, şunu söylemeliyim ki, bu geyik tamamiyle doğrudur. Bunun kavgasını verdim ben çoğu yerde. İnanmayan, "ne Ankarası lan bırak yaa" diyen çok arkadaşım oldu tabi. Hatta bazıları daha fazla arkadaşım olmaya devam etmedi. Ama buradan yine sesleniyorum o foreign'lere; ister inanın, ister inanmayın ama, Türkiye'de en iyi balık Ankara'dadır. Bunu, Ankara'da herkes bilir, o yüzden öyle olmadık yerlerde "Ankaralı balıktan anlamaz yeaa" kavgasını başlatmayınız. Rica ediyorum.

● Hani tanımadık küçük çocuklarla girilen diyaloglarda (tanımadık bir küçük çocukla niye diyaloga girerim, o da ayrı mesele) şey vardır ya, çocuğun ismini sorma hastalığı.. "Gel bakim sen amma tatlısın lan. Adın ne senin?" Bak şimdii.. Nolucak sanki adını öğrenince? 15 yıl sonra oval ofisinde, döner koltuğunda puro içmekteyken birden o ismi hatırlayıp iş mi vereceksin? Ama yok, illa ki soracak o çocuğun ismini. İçinde kalacak yoksa. Bu konuya nerden değindim bilmiyorum ama geçenlerde girdiğim bir diyalogdandı sanırım. Neyse.. (Bu mükevellit sorunun "Beerkecaaan.." diye de cevabı vardır genelde)

● Aylardır ödümü kopartan bir durum olsa da yazsam diyordum. Psikopat olduğumdan, mazoşist olduğumdan değil de; "ödüm koptu" yerine "ödüm korktu" gibi bişey aklıma gelmişti, yazının bir yerinde punchline olarak kullanacaktım. Kısmet olmadı, benim de içimde kaldı. Oysa ki komik değil mi lan şöyle bir düşününce? Komik bence. Anlık komik. Neyse, önümüzdeki aylarda korktuğum bir olay başıma gelirse kullanacağım yani onu, unutturmayın.

● O kadar yorgun ve uykusuzum ki, az daha anlatmayı unutuyordum. Hani ben diyorum ya hep, dolmuşlarda uyuyup duruyorum, yandakine dirsek atıyorum, bir gün ineceğim yeri geçicem yanlışlıkla diye. İşte o gün bugündü.. Süper zinde bir şekilde bindiğim, ama her seferinde nedense ortalarına gelmeden uykuya daldığım Dikmen dolmuşlarından birinde, akşam saat 8 sularında yine bir uyuklama geldi. "Ulan kafayı şuraya koysam noluyvmnbz..." derken uyumuşum. "Evin orayı geçmem herhalde dimi lan?" dedim uykumun arasında. "Yok yok, geçmeden uyanırım" dedim sonra. Devam ettim. Gözümü açtığımda 8:30'u gösteren saatler (saat göstermez!) vardı, garip bir pastane vardı, değişik değişik apartmanlar vardı. Manzara falan bir acayipti. "LAAN!!?" diye bi fırladım. Yarı uykulu halimle iniverdim dolmuştan. O gözden uyku akmasıyla, eve kadar geri nası yürüdüm anlatamam. O yüzden hiç başlamıyorum. Ama şunu söylemeliyim, hala deli gibi uykum var. Şuraya bi kıvrılsam nnnoluyjklmn...zzZZ..

Ya ben keyfim yok falan dedim de, bu kadar da olmadığını bilmiyordum. Kusura bakmazsanız ben içeri kaçacağım, keyfimi "keka" seviyesine getirebilmek için. Sizleri de böyle birkaç küçümen maddeyle sıktıysam, affedin. (sıkılmayın olum, niye sıkılıyosunuz? hadi ben neyse de..)

Öpürtüm. Daçe. :)

2 kat daha fazla Ömer Üründül

  1. Adsız says:

    kesinlikle en güzel balık ankaraya gelir! hatta iki yıl önce ikinci memleketim olan karadenizi boydan boya gezerken bir tane taze balık satan restoran bulamamamıştık! Balıklar çıkıp direk ankaraya gönderilirmiş :) (not:hasta etme lan adamı)

  2. sen artık bi kendı yatagında uyu bakiim(:

Etiketler

anket (4) foto (54) motion (1)