9 Nisan 2009 Perşembe

Badi Parmağım Hangisi Lan Benim

3 tane ömer üründül tadında yorum
10You are wrong, man. You're fuckingly wrong..

Montun içine giyilen sweat'in kapşonunu montun üstünden dışarı çıkartmanın, salmanın, öylesine dayanılmaz bir hafifliği var ki. Sanıyor ki insanoğlu, herkes ona bakacak, "vay be çocuğa bak kapşonunu ne acayip çıkartmış öyle" diycek. Belki diyorlardır, bilmiyorum, ama bence demiyorlardır gibi sanki lan. Hatta belki o normal insanlara çok salak gözüküyodur, ama ben çok seviyorum. Yaşasın kapşonların özgürlüğü.

Herkesin, şarkıların bilmediği kısmını sallamaca huyu vardır sanıyorum. Ama bu bendeki, bir huydan çok bir alışkanlığa, hatta bir yeteneğe dönüşmüş durumda. Güzel bir yetenek değil tabi, insanı rezil ediyor. Özellikle arkadaş grubuyla birlikte, canlı performans yapan bir mekana gidilmişse, aha orada bünye sıçıyor. Şöyle düşünün.. Mekana gireli 1,5 - 2 saat olmuş, herkes kendi aleminde bir sağa bir sola yatıyor şarkıları söyleye söyleye. Şarkılar da fena değil, sen de kafanı bulmuşsun ve eşlik ediyorsun herkes gibi... Bir süre sonra grup iyice kopuyor dünya hayatından, bağırarak söylemeye başlıyor. O sırada ortam iyice dumanlanmış, kafaların 1 milyon olması işten değil. Masaya gelip giden alkolün haddi hesabı yok. Sen de milyon olmuşsun, bağıra bağıra söylüyorsun şarkıyı. İşte tam o sırada şarkının öyle bir bölümü geliyor ki, sallıyorsun bir güzel, kaymak gibi sallıyorsun. Eğleniyorsun da bunu yaparken. Sonra masadakilere çeviriyorsun kafanı "fark edildi mi ki?" diye, hepsi sana bakarak gülüyorlar.. Biradan bir yudum daha alıyorsun, cooler olmak adına telefonunu çıkartıp tuş aç-tuş kilitle işlemleri yapıyorsun. Rengin ruhsarın yerine geliyor ve masaya dönüyorsun. Demem o ki, bir daha bağırarak şarkı söyleyen iki olsun.

Çoğu zaman talk-show programlarını takip ederken şunu düşünüyorum: "Ulan ben de yaparım ki bunu!".. Sonuçta orda adamlar havadan sudan, oradan buradan geyik yapıyor, aralarında sohbet ediyor; bir yandan da birileri bu konuşmayı kameraya ya da mikrofona kaydediyor(mikrofona kaydetmek?). Üstüne üzzük deli gibi de para kırıyorlar. E sonuçta, baktığında biz de arkadaşlarla bazen çok geyik, çok eğlenceli sohbetler içine giriyoruz. Biz ve çevremizdekiler acayip eğleniyor. E bunu da birisi kameraya, mikrofona(!) asla ya. Bizler de deli para kırsak ya. Ama yok. "İşçisin sen, işçi kal."

Dolmuşta okumak için, binmeden Penguen, Uykusuz alıyorum bazen. "Ooh", diyorum, "keyif yaparım.." Ama öyle olmuyor. En ön muavin koltuğuna oturmadığım sürece acayip büyük bir ızdırap çekiyorum okumak için. Nası anlatsam. Bak şimdi. Bi kere daracık, göt kadar yerde oturuyosun. Yanındakiyle sıkış tepiş, kol kola, omuz omuza gidiyosun. O ön-sevişme halinde önce güç bela kapağı kaldırıp okuman gerekiyor. Tek bir sayfa yani. Kapağın seni epey eğlendirmesiyle, o sıkışık, beter durumu unutuyosun bir an için. Bir hevesle sayfasını çeviriyorsun ki, abaov, işte orda iş kopmaya başlıyor. Sonra daha az yer kaplasın diye o göt kadar alanda 2. ve 3. sayfaları katlamak istiyosun. Aha. İşte orda her şey çığrından çıkıyor. Bir kere katlamak istediğinde hemen katlayamıyosun ya bunları. Bir yerinden bir bükülme yapıyor, katlanmıyor o iki sayfa. Açık şekilde kalıyor. Kalitesiz kağıdın hışırtısından herkesin, başta yanındakinin dikkatini çekiyorsun. O sayfaları katlamak isterken başka bir sorun çıkıyor, sonra o bitince bir başka çıkıyor falan.. Tam bir işkence yani. Ama tüm bu işkenceye rağmen de hala bön gibi alıp okuyorum dolmuşlarda. Değişik de bi insanım. (uykusuzun ve penguenin sayfalarını dolmuşta kafasıyla çevirmeye çalışan, sonuçta son çare, biri görürseniz o benim işte. itiraf ediyorum, evet.)

Dolmuşta da, gözünün önüne eşşek kadar tabela gelmiyorsa, o muavin koltuğu amma kıymetlidir ha. Ressmen kral, padişah tahtıdır orası. O koltuk için her gün Güvenpark'ta ne savaşlar veriliyor, ne kanlar akıtılıyor, anlatsam hep birlikte şaşarız burada.

"Biiir kuş koonsağ hadi parmağımaa! Aağlardıım bir başşımaaa.." Bence doğrusu budur o şarkının. Ben yıllarca öyle öğrendim, öyle bildim. Neymiş, badi parmağıymış.. Badi parmağı nedir yahu? Asıl o, bir çocuğun götünden sallaması değil midir güzel şarkı sözlerini? Sonra sorunlu Daçe oluyor. Badiler kovalasın inşallah.

20To conclude, there are a lot of advantages and it seems there will be much more. (final cümleme laf edene bir takım komutlar yazdım. GOTO 10)
Daçe.

3 kat daha fazla Ömer Üründül

  1. melodi says:

    "tuş kilidi" ile beni benden aldın Sayın Daçe!
    ve bu düdük sonuç cümlenle kimi kimden alırsın bilmiyorum über dedik "Daçe" dedik tırt çıktın ya 'olm' :D ahaha
    sevgiler, saygılar..

  2. z.. says:

    ay dace sen adamı güldürürsün vallahi:D demek hadi parmağıma:D ağlardım bir başımaaaa:D(böleydi dimi:D)

  3. AySeNuR_ says:

    yuh:D
    şu sanıyeye kadar bende hadi paarmağıma diğe bılıodum xDxDxD
    ya bence cogunluk boledır heralde:D
    Sarkı sozlerını degıstrsınler =)

Etiketler

anket (4) foto (54) motion (1)