13 Haziran 2009 Cumartesi

Bi Maruzatım Olucağıdı

0 tane ömer üründül tadında yorum
Agresifim, kompleksliyim. Bu kez şikayetim yaradana olduğu kadar, Mark Zuckerberg'e de..

● Feysbuk günler öncesinden haber salmış, demiş Daçe, böyle böyle. Kendine bir nik belirle, hayranların profil sayfana ordan giriversin. Dedik iyi, tamam. Gelsin. Fakat, bugün dakikalar önce nik almaya giriştiğim sırada gördüm ki, her şeye kadir olan feysbuk almighty, "daçe"ye izin vermiyor. Dedim, olmaz olsun böyle sistem, olmaz olsun böyle hayat. Birileri feysbuk kullanıcı adımı sorduğunda ağzımı doldura doldura "daçe" diyemeyeceksem, başka kullanıcı adı seçmemin ne anlamı var? İşte o bakımdan sevgili okur, feysbukun bu yeni aparatını kullanmayı tüm benliğimle protesto ediyorum. Hodrimeydan Mark!

● Geçen günlerde yurdum popülasyonunun yüzde sekseninin blog sahibi olduğunu ve aslında tüm blog sahiplerinin bir şekilde birbiriyle bağlantılı olduğunu keşfettim. O günden beri "internet küçük yer hacı" diye telkin ediyorum kendimi. Telkin. Te-telkin.

● Asıl yeni keşfettiğim ve hayal kırıklığına uğradığım bir sanrım varsa, sanır/sanırmak, o da film fragmanlarındaki o gert sesin (bkz: world is in danger... everything will change... this november...") taklidini sadece benim yapabiliyor olmadığım, aksine çevremde ne kadar nefes alan varsa hepsinin o sesi çıkartabiliyor olduğudur. Oysaki bir zamanlar kendimi ne de farklı sanmıştım.. Bir arkadaş ortamında konusu açılınca, bir hevesle o taklidi yapmaya çalışan insanlar; sizin Allah cezanızı versin.

● O değil de, yarın ÖSS var lan. Vay canına, bir koca sene geçmiş demekten alamıyor kendini insan. ÖSS'ye giricek arkadaşlara başarılar diliyorum, ama zaten yarın ÖSS'ye giricek adam gelip de benim blogu okuyosa şu dakika itibariyle, ona da şansın en büyüğünü diliyorum, Allah'tan kendisine akıl fikir, yakınlarına sabır diliyorum.

● ÖSS diyince aklıma ilk gelen bir çarpıklık varsa o da, kuşkusuz, Ünal Yarımağan adlı hıyar turşusudur. Bak isim veriyorum, hakaret ediyorum. Artık anlar umarım hatasını. Hatta yeri gelmişken, tarihte bugün - 13 Haziran 2008: "Adaylar, şş çalışmayın olum daha fazla. Yani ben de girdim zamanında, çok kolay oluyo lan. Valla. Hele bu sene var ya, off nası kolay olucak bak gör." Allah gani gani hububatını versin.

● Şu an anladım ki, benim bilgisayarım yazın bir ejderha gürültüsünde çalışıyor. İki dakka sus lan, bu da kafa dimi.

Hayattaki küçük şeylerle de mutsuz olmasını bilelim, ders #12: Hani bazen cep telefonu monitörün ya da hoparlörün yanında olduğunda, bikaç saniye çalıcak gibi oluyo, monitör titreşiyo ya da hoparlör "dı-dı-dıt" ediyo, bi telefona bakıyosun o an, bi hevesleniyosun, ama yaratılış amacı sırf seni göt etmekmiş gibi, adeta bir şerefsiz gibi, çalmıyo ya.. İşte ben ona çok üzülüyorum..

Son olarak burdan bizim radyodaki yetkililere sesleniyorum. Yüzyüze seslenemiyorum tabi, o biraz sıkıyor, ahah, ama burdan sesleniyorum bak. Abi allaşkına şu radyoya bi ülker makinası alın, yahut şu telefonların yanına dışardaki sabit hattı nasıl arayacağımızı yazın. Açlıktan, dolaptaki artık yarım limonu somuracağıdım lan. Bak Allah, kitap diyorum, müslüman diyorum. Neyse ben kaçıyorum, güzel bir haftasonu diliyorum ve hepinizi öpüyorum. Muahck.

Daçe.

Etiketler

anket (4) foto (54) motion (1)