18 Haziran 2009 Perşembe

Dünyayı Kurtaran Adam

0 tane ömer üründül tadında yorum
Çok açık söylüyorum, benim.

Efem, bu sene mâlumunuz aylarca hazırlık okuduk ve nihayetinde bugün giriştiğimiz Prof'la gocuman bir seneyi geride bıraktık. Ama yok, burda böyle ukala ukala "bu sene şöyle oldu, böyle oldu" nutku çekecek değilim. Benim derdim, üzerinde bir sene boyunca ingilizce konuşulan konular..

Şimdi sorsalar, deseler ki "Daçecim" deseler, böyle samimi sorsalar yani, elimizde birer kadeh şarap olsa, arkamızda şömine yansa, tam olarak bir ayı postu üzerine otursak falan, neyse. "Bu sene içerisinde, gelecek nesiller ve tüm insanlık için naptın tatlı şey?" deseler, hiç duraksamadan derim ki, "Hazırlık ohudum ağbi ben." Ayı postunun diğer ucundakini nedense ağbi yaptım ama yani o densize vereceğim cevap, oo densiz oldu bak, tam olarak budur.

Odtü'de bir yıl boyunca okuduğum hazırlık boyunca, şu gencecik yaşımda a dostlar, bir ton dünya derdiyle uğraştım. Yalan yok. Hepimiz uğraştık. Dünya derdi dediğim de öyle aşk meşk, para pul değil. (para pul var gerçi biraz, neyse) Daha böyük, daha möhim şeyler. Mesela bunlardan biri genetik bilimi. Yok efendim klonlamaymış, yok anasından doğmamış çocuğun genleriyle oynamakmış falan, hepsine kafa patlattık, gelecekte karşımıza çıkabilecek her tür sorunu siz, insanlık için çözdük.

Mesela onun dışında, hazır İngilizce konuşuyoruz diye, başka başka ülkelerin dış politikalarını tartıştık. Çin'in ekonomisini konuştuk. Obama'nın gelecek planları üzerine düşüncelere giriştik. Amerikan halkının sosyo-kültürel durumunu inceledik, onun hakkında konuşurken sabahlar ettik. Efendim, bir reading geçmedi ki, Afrika'nın çeşitli yerlerindeki kölelerden, Dubai'de başlarına güneş geçmiş inşaat işçilerinden bahsetmeyelim. Onlardan da bahsettik, eksik kalmadılar. Ama Allah'a şükür, dünya üzerinde ne kadar ülke varsa, sırf ingilizce biliyoruz diye, hepsinin sorunlarının üstesinden bir bir geldik. Dünya barışını sağladık.

İnsanlara her tür yardım ve yataklığı yaparken hayvan kardeşlerimizi de unutmadık tabi. "Nesli tükenmekte olan hayvanlar" diye bir ay kadar kafamızı s.ken bir konu vardı ki, aman aman, hepsinin kuruyacak olan soyunu canlandırdık, hepsini ekosisteme geri kazandırdık. Nasoosa İngilizce dersi, koy g.tüne rahvan diyerek soyu tükenmekte olmayan hayvanların bile soyunu inceledik. Mesela bakınız, bugün profta yarasanın bile uçkuruna kafa yorduk. Yok karanlıkta çok şahane oluyolarmış da, yok uçabilen memeli olmaları bilimadamlarını derinden etkiliyormuş da.

Gel gelelim, küresel ısınma. Blogumu takip eden güzel insanlar, size bir müjde vereyim ki, o da küresel ısınmanın şıpırdık diye anında kesiliverdiğidir. Nedeni biziz. Bizim sayemizde çözüldü "global warming" problemi. Az mı kafa patlattık hangi aracın daha az gaz emite edeceğine, hangi önlemlerin şu dakika itibariyle alınması gerektiğine falan. İngilizce konuşsunlar da en toşşaklı konuları konuşsunlar diye geldiler üzerimize. Küresel ısınma da böyl... Aa dur lan bi dakka. Kürselleşmeyi de tartışmadık mı? Tabii, kaçar mı. Küreselleşmenin artılarını ve eksilerini tartıştık birkaç hafta boyunca. İngilizce tabi. Hepsi İngilizce.

Allah'ııım, Allah'ım!

Ulan bizi resmen yapmadıkları şey kalmadı ha bu sene. Dünya sağlık örgütü danışmanı mı olmadık, serbest piyasa ve menkul değerler uzmanı mı, yoğusa hayvan hakları örgütünün kurucu üyesi mi olmadık, s.kicem, dünya üzerinde ne kadar pis, ne kadar büyük sorunlar varsa hepsini bize kakaladılar, "al hacı sen çözersin. ingilizce konuşuyosun nasosa" diyerekten.

Ya var ya, yemin ediyorum, şu bütün sene konuştuğumuz konuları İngilizce konuşmaya kasmasaydık, bi "ders konusu" olduğu için tartışmak, hatta üzerine paragraflar yazmak yerine hepsini üç ay Türkçe olarak tartışıp konuşsaydık, bak bi daha yemin ediyorum, gerçekten kurtarırdık dünyayı. Ulan, güzelim konular helâk oldu biz iki tane İngilizce kelime yanyana getiremiyoruz diye. En basidinden, sabah gidiyorum, önceki gün atıyorum Amerika askerlerini Irak'tan çekip Afganistan'a yollama kararı almış, hocaya diyorum ki türkçe olarak, hocam beyle beyle. İki dakka dünya çıkarları için konuşalım orda adam gibi, iki medenî insan gibi. Ama yook. İlla İngilizce konuşucaz. Mınakoyim, ben de istemiyor muyum şakır şakır İngilizce konuşabilmek ha?

Şu anda diyeceğim son söz odur ki, şekerpare İngilizce'mizle az buçuk da olsa kurtardık dünyanın g.tünü. Darısı, tüm bu cağnım sorunları efendi gibi bir sene byounca Türkçe olarak tartışmaya.. O da olmayacağı için diyorum ki, ALLAAM NOLUR GEÇİYİM HAZIRLIĞI, amin.

Daçe.

Etiketler

anket (4) foto (54) motion (1)