11 Mayıs 2009 Pazartesi

Bir Ernst Öteye

1 tane ömer üründül tadında yorum
Kucak dolusu sevgiler. Ahah. Ne pis, ne samimiyetten uzak bi başlangıç. Kucak dolusu neyse. Sanki "36 futbol sahası" gibi bişey. Değil ama. Kusuruma bakmayın, çay içiyorum da, kafam iyi.

Şenlikten bahsedicem demiştim, lâkin vazgeçtim. Nedir yani, üzerinden iki gün geçmiş, dersler yine tüm şiddetiyle başlamış, siz benden şenlik yazısı yazmamı bekliyorsunuz. Yazamam. Vallahi yazamam. Ama blog moduna bir ernst yaklaşmak için, "kısa kısa" şeyler yazabilirim. Yaparım, evet.

● Şu aralar şehirdışına gidip gelen çok insana rastlıyorum. Yani, bir Nilüfer çalışanı olduğumdan değil de; msn'de, feysbuk'ta, orda burda yazıyolar, ordan biliyorum. Bilirsiniz öyle insanları, hani iki gün İstanbul'a, Antalya'ya filan gitmeyegörsün, hemen iki haftalık iletisini falan değiştirir, feysbuk'ta statüsüne yazar. "YaRıNdAn iTiBaRen BeNi bEkLe AnTalYA!!" falan. Ya da mesela en meşhuru şeydir.. Adam mesela Ankara'ya gidicek. "Ankara yolcusu kalmasıın!! :))" yazıyo. İşte orda vermek istediği mesaj, "Hulen ben çıkıp gezicem, bir iki gün tatil yapıcam, siz de görün, siz de sevincime ortak olun"dur. Garip. "issmir yolcsuu ehe ehe!!:)". Allah'ım, manyak mı ne. Ulan gören de Barselona'ya falan gidiyosun sanıcak. Bir heves, bir heves. Hayır, bi de üzüldüğüm nokta, şey, bu insanlar böyle çok hevesli oluyo yolculuğa çıkmadan böyle, ama mesela o yazdığını okuyan kimsenin skinde olmuyo. Öyle de bi durum var yani. Her anlamda yazık. (evet bazen ben de kendime hakim olamayıp, "adanadan selamlar" falan yazıyorum. yazmamak lazım işte.)

● Biri sana bişey anlatıyoken, tam bi yeri kaçırıyosun da, o anlatan kişi de sadece o kısımdan devam ediyo ya. Sırf sen, konuşmanın sonunda "Ehe anladım.. da yani, nası yani? Hehe.." falan de diye. İşte bence o, dünyadaki en cani insanlardan biri.

● Bugün sokakta bana amma insan saat sordu be. Orta yaşlı kadınından, boyacısına kadar. Bir ara şakaya filan maruz kaldığımı sandım ama yok. Saati bilen yok. Kimsede saat yok mu bilader? Takınsanıza kolunuza ya. Alla Allah.

● Tam çıkan bozuk para kadar mutlu eden daha küçük bişey yoktur heralde hayatta. Ya da iddia etmiyim, vardır da. Mesela, bakkaldan ekmek almaya falan gittiğinde, cüzdanında büyük ölçekli kağıt para olur, bi de cebinde adım attıkça birbirine vuran bozuk paralar olur ya. İşte o anda, tam o anda, bozuk paraların aslında kuruşu kuruşuna bir ekmeğe yettiğini öğrendiğin anda, dünyanın en mutlu ikinci kişisi olursun. Ben şimdi tabi bu durumu tam anlatamadım, neden, çünki blog yazmaktan uzaklaşmışım. Yeaa. (her kusuru buraya bağlicam bundan sonra, evet)

● Yazının başında da kullanmıştım. Bu "ernst" ne kadar ölçü birimi gibi ya. Ressmen, "Üç ernst, iki parmak" falan diyesim geliyor. Hani böyle Ortaçağ Avrupasından bi birimmiş gibi. Nasıl adamlar alıyoruz ya Rabbim.

● Asıl onu geç de, Alpay Erdem'in (penguendeki) aslında içten içe Diren (ahanda sağ alttaki) olduğunu öğrendiğim an, tam olarak bugün saat 15 suları filan, nasıl bir inme geldi, nasıl bir "ağzımda yemek olsa da püskürtsem" adlı dizi sahnesi geldi anlatamam. Ulan ben zaten haftalardır okuyorum okuyorum, diyorum ki Diren'e amma da benziyo lan bu. Bugün, geçen haftaki sayısını alıp okuduğumda gördüm ki 'aşortman'dan falan bahsetmiş baya. Artık eminim yani, Alpay Erdem diye biri yok. Ya da bilemedim şimdi, belki de Diren diye biri yok. Hepimiz Ajan Smith'iz.

Yazarım yine. Şimdilik yeter. Öpüyorum, kaçıyorum. Kaçtım. (asıl o diil de, ayşegül'e selam olsun. böyle de satırarasında, parantez içinde iletirim selamımı. höhey. öperim.)

Daçe.

Bir kişi Ömer Üründül olmaya çabaladı

  1. direnk says:

    peki ya "Asıl onu geç de, Alpay Erdem'in (penguendeki) aslında içten içe Diren (ahanda sağ alttaki) olduğunu öğrendiğim an" kısmında "olduğunu" kelimesini yorgunluktan kapanmak üzere olan gözlerle "okuduğunu" anlamam, noluyoz lan demem. sonra yok artık lan demem. sonra bidaha okiyim lan demem. düzgününü okumam. evet lan kendimi okuyorum ben demem. iyice bi taraflarımın kalkması. saol daçe demem..

    o değil de blog senden uzaklaşmış olmasın sen ondan değil de..

Etiketler

anket (4) foto (54) motion (1)