1 Şubat 2010 Pazartesi

2 Kere 3 Boyut = Öeh!

3 tane ömer üründül tadında yorum
iki resim arasında fark aramayın. onlar aynı. toplayınca 6 boyut da etmiyor. ne diye gider bi insan iki defa dimi.

● Gözlerinden öperim sevgili okur; ama inan bana, bundan hoşlanmazsın.
● Uzun zamandır böyle maddeli maddeli, hatta Diren'in tabiriyle "uzun uzun" yazdığımdan makyavelli, tek bi konu üzerine uzunca bi yazı yazmayı unutmuşum yemin ediyorum. Sanırım bu kez gerçekten maddelerle, ee Melodi'nin tabiriyle, "seviş halinde"yim.
● İsimlerle başladık, reklamla devam edeyim. Bundan tam bir yıl önce, daha doğrusu tam bir yıl olmasa da o civarda bir zaman önce, bu blog falan daha piyasada yokken, ben böyle henüz feysbukta not yazıyoken, sevgili Diren insanı kendi adını taşıyan bi blog açtı. Benim de yaklaşık 1 yıl olucak tabi, zamanı geldiğinde kutlayacağız, hatta bu gelicek olan zaman önümüzdeki hafta olsa gerek, her neyse, 1 yıla yakın süredir pek çok postta bahsettiğim Diren'e bu postta da tebriklerimi iletiyorum, "biloğunun" devamını diliyorum.
Daha kendi yıldönümünden habersiz olan bu komikli-şakalı insana ulaşmak için tek-tık -> direnk | knerid blog.
● Isındık mı?
● Bence ısındık.
Avatar'ı ikinci kez izlemek kadar da büyük bi rezillik yok herhalde dünya-ahret nezdinde. İlk izleme için bişey demiyorum, ilk izleme çok güzel çünkü. Bi sonraki sahnede n'oolucağını bilmiyosun, ne diyceklerini bilmiyosun, 3 boyutla falan yeni yeni kaynaşıyosun, tabiri caizse tam bir "mal" gibi bakıyosun öyle filme. Ama bu çok güzel bişey. Bilmemek hissi. Filmi de bu yüzden seviyosun falan. Neyse. Ama ben şimdi bi yanlışlık yaptım, ikinci kez gideyim dedim bi de kuzenlerimle, amcamla falan. Bu akrabasal ama sevimli grupta da bi ben daha önceden izlemiş olduğum için ve diğerleri de Avatar Avatar diye tutturduğu için, bi de ben biraz sanırım otizm eğiliminde olduğum için dedim ki, "İyi tamam hadi gidek." Ben sanıyorum ki o ilk izlemenin verdiği heyecanı, çok güzelliği falan yine yaşıycam. Yok. Öyle olmadı. Film resmen 3 saat sürüyor arkadaş, bunu ikinci izlemede anladım ben. İlk izlemede, neden bilmiyorum, film hemen bi çırpıda bitivermişti. Neden biliyorum da. Neyse, dediğim gibi iki kere gitmek isteyen varsa hiç tavsiye etmiyorum. Yanlış bi karar. Haa üçüncüye gidicek olan varsa da Allah belasını vermesin diyorum, ne diyim.
"Avatar'ın kesin oyunu da çıkar" diyoduk, çıkmış. Bir hevesli gibi hemen gittim aldım. Her ne kadar dünkü ikinci izlememden sonra bir ömür boyu mavi yaratık görmek istemiyor olsam da, oyunu görünce resmen bütün fikrimi anında değiştirdim. Bir karaktersiz gibi, salise şaşmadı.
● O diil de beni hala feysbuktan bulan ilkokul arkadaşım var. Sen nası ilginç bi insanın sevgili arkadaşım? Değişik misin sen? Yıl olmuş 2010, sen daha yeni buluyorsun beni. Haa bul tabi, ona bişey dediğim yok da yani, ne bileyim, bence biraz zamanda sorun var gibi. Zira feysbukun kullanım amacının, üç-dört ay önce ekleyen son ilkokul arkadaşımla tamamen sona erdiğini düşünmüştüm.
● Bu kez biraz kısa yaziyim diyorum. Aklıma bişey gelmiyor, biraz da ondan tabi. Eheh.
● Ciciş. Garip.
● Bugün gözlüğümü bi optikçiye götüriyim de düzelsin dedim. Benim gözlüklerim, evet gözlük kullanıyorum evet böhühüh, neyse, gözlüklerim bir aydır yamulmuştu, dedim gidiyim de optikçi yapar bunu. Gittim, gençten bi tezgah görevlisi, "Buyrun" dedi. Dedim "Beyle beyle, yapar mısınız siz bunu?" Diyo ki bana "Yannız siz bunu bizden almadıysanız kırılma riski var yani, yaparız ama." Resmen ağız burun yapıyo bana. Dedim o ağzını burnunu optik yaparım senin. Öyle demedim tabi. Daha cool bi şekilde "Ya sen yap canını yidiğim, kırmazsın sen, aslansın sen." dedim. Verdim gazı, verdim gazı. Baktım kırıcak çünkü. Hayvan. Babanın gözlüğü dimi sanki. Neyse. Ben şimdi verdim buna gözlüğü, bekliyorum ki böyle baya teknik aletler kullanıcak, işte dengesine bakıcak falan bişeyler. Bildiğin eliyle, hatta bildiğin şiddet kullanarak yapmaya çalıştı. Ben de izliyorum böyle şaşkın gözlerle. Ama sonunda yaptı tabi o ayrı. Eliyle de olsa, F=20 N kuvvet de uygulamış olsa, o gözlük düzeldi. "Vay" dedim "senin eline sağlık." Koşar adımlarla uzaklaştım.
● Bi de ben bugün dünyanın en marjinal apaçisini gördüm. Emo değil ama kesinlikle, apaçi. Ankara'nın da her bir yerini apaçiler sardı sevgili okur, bilmiyorum senin oralar da öyle mi. Bence bu son akımdan en çok Nike ile Adidas kazanıyor, aramızda kalsın da.
● Yakında ben de kutlıcam lan blogun birinci yılını! Hava atmayın ordan, burda da çok az kaldı bak. Yine çok kısa yazamadım. Öperim.

Daçe.

3 kat daha fazla Ömer Üründül

  1. Eternal says:

    makyavelli de koptum,daha da toparlayamadım.
    avatara da gitmedim hala, rezil miyim neyim.

  2. Daçe says:

    ben senin yerine gittim işte :P ama bir üçüncü çıkarsa benim yerime de git diye, valla olmaz o, baştan söyliyim.

  3. akrabasal ama sewimli grup says:

    awatar diye tutturan yoktu yahu,aramzdaki en büyük daçe izlemek istedi,kimse de itiraz etmedi diye.aaa.istersin sonra imzamızı fotoğrafımızı ama yemezleeerr,fırsatları değerlendirmeyi bilcen.o akrabasal ama sewimli grup takip eder bloğunu,demedi deme.seni -senin tabirinle- öperce :))

Etiketler

anket (4) foto (54) motion (1)