2 Şubat 2010 Salı

Bakü Macerası No.2

0 tane ömer üründül tadında yorum
Efendim pek sevgili Diren kendi blogunda yapmış girizgâhını ama, bi de ben açıklamazsam ölürüm. Sonra kokarım bulunana kadar falan. O yüzden şöyle kısaca bir açıklıyım diyorum... Sevgili okur şimdi biz bu Diren ve Sinan insanıyla ne zamandır ortak bi blog işine girelim diyoduk, birbirimize gazı verdikçe veriyoduk, bitmek bilmeyen bunaltıcı yaz akşamları msnde bir araya gelip "Şöyle olsun konusu. Böyle olsun konsepti." falan diyoduk. Günlerce, haftalarca konuştuk nasıl bir ortak blog açabiliriz diye; en sonunda açamadık, kaldı. Ama işte fikirlerden birisi de "hikaye kurgulama blogu" idi, hepimiz bi hikayeyi sırayla devam ettiricektik falan. Neyse. Toplamda 5 adet hikaye yazdık sırayla, şimdi de diyoruz ki madem ortak blog yalan oldu, o halde sırayla bloglarda yayınlayalım. O yüzden ben de şimdi "Bakü Macerası"nın ikinci bölümünü ver ediyorum. Haydi bakalım...


"efendim, bir sabah vakti başka şehirde gözünüzü açmaktan daha güzel bir heyecan yoktur. yani bize sorsalar, var mıdır diye? yoktur deriz. sinan vardır diyebilir ama. onun heyecan anlayışı biraz garip. geçen geldi bana diyor ki, hadi balığa gidelim. kendisine odtü'de olduğumuzu ve saatin sabah 05:35 olduğunu hatırlattıktan sonra bu isteğinden vazgeçti tabi. öyle de bi insan işte. neyse, ne diyordum..

..fazla rahat olmayan bi yataktayım. kendi yatağım değil bu. deli gönül bir yandan uyumak isterken, bir yandan da neler olup bittiğini anlamak için uyanmaya çalışıyor. uyumakla uyanmak arasındaki ince çizgideyim, gözlerim kapalı. güneş sol gözümün içini içini oyarken, gölgede kalan sağ gözüm halinden memnun. hafif bir esinti var yalnız, onu hissediyorum. denizin dibinden yüzeye doğru istemsizce çıkan vücut gibi, ben de uyanmaya doğru istemsizce yol alıyorum..

1-2 dakka sonra açıyorum gözümü. daha önce olmadığım bi odadayım. yataktan doğrulduğumda diğer iki yatakta danalar gibi uyumakta olan sinan ve diren'i görüyorum. saate bakıyorum, akrep 5'e dayanmış. bir anlık afallıyorum, saat 5'te güneş bu kadar yakar mı lan diyorum. kafam yavaş yavaş oturmaya başlıyor. sinan ve diren'le birlikte odtü'den otostop çektiğimizi, en sonunda bakü'ye kadar geldiğimizi hatırlıyorum. evet evet, bu pansiyona gelişimizi ve bu odayı kiraladığımızı da hatırlıyorum hayal meyal.

çok acayip bi duygu lan, diyorum. daha bikaç gün önce skik ankara'daydık, şimdi azerbaycan'a geldik lan falan diye konuşuyorum. kendi kendime tabi. bakıyorum, sinan kıpırdanıyor. bana dönüp, ne konuşuyosun lan kendi kendine deli, diyip o nüktedan sırıtmasını sunuyor. yavaş yavaş yataktan doğruluyor. o sırada diren de uyanmaya başlamış, bişeyler sayıklıyor benim gibi. temel matematik hesabıyla (5+2) saatin 7 olduğunu bulup, "hadi lan giyinelim de çıkalım" diyorum. içimdeki 'ilk kez bakü'de güne başlıyor olmak' adlı heyecan doruk noktasında olduğu için bir an önce şehri gezmek istiyorum.

giyinip aşağı iniyoruz. pansiyonun giriş katındaki tonton bi teyze, bize kendi azeri şivesiyle kahvaltının hazır olduğunu söylüyor. kahvaltıya oturuyoruz.

masada herkes yolculuk şöyle geçti böyle geçti diyip duruyor. bense çoğunu uyuyarak geçirdiğim için çok hatırlamıyorum. yine de hayatım boyunca yaptığım en keyifli yolculuklardan biri olduğunu biliyorum. diren, sinan ve azeri şöför eşliğinde çok eğlendiğimi falan dile getiriyorum. derken o sırada diren aklına gelen dehşet verici sorucu soruyor: "iyi güzel de abi, bizi buraya kadar getiren otostop yaptığımız hocam nerde?". bizler "aa evet lan hakkaten unuttuk adamı keh keh" falan diyoruz. herhalde teyze biliyordur diye, ona soruyoruz. teyzeden gelen "siz dün gece buraya 3 kişi geldiniz ya çocuklar, hatırlamıyo musunuz?" cevabı üzerine kuşkuya düşüyoruz. bizi buraya kadar getiren adam acaba nerede falan diye. sinan "o adamı bulmamız lazım abi" diyor, "evet" diyorum, "şehir gezmesini sktret şimdi". derken bu şekilde bakü sokaklarında, saat sabah 8 sularında "adam arama" operasyonumuz başlıyor. nasıl bulacağımız ise meçhul..."

Evet sevgili okur beyleyken beyle. Üçüncü bölümü Sinan yazmıştı, ona da birkaç gün içinde şuradan ulaşabilirsiniz -> http://sinvegur.blogspot.com/

Öperiz.

Daçe.

Etiketler

anket (4) foto (54) motion (1)