3 Temmuz 2010 Cumartesi

İçimizdeki Alien: Ömer Üründül

2 tane ömer üründül tadında yorum
(istatistiği ekşisözlük / jaymzhtfld'dan şey ettim. yazıyla yine hiçbi alakası yok ama ne biliyim, komik lan.)

● Güzel, vurucu bi girişle başlamak istiyorum ki 'sevgili okur' dediğim gürûhun dikkatini çekeyim, bütün sevgili okurları yüzüne spot ışığı tutulmuş birer tavşan gibi kitliyim. Evet. Hepinizi kitliyim istiyorum.
● Havalar da ne biçim ya ehere mehere.
● Güney insanının çok acayip bi kafası var. Akdeniz'den mi kaynaklanıyo, yani böyle tuzlu tuzlu rüzgâr esiyo denizden, ondan mı bilmiyorum ama özellikle Antalya insanı hakikaten çok tuhaf. Böyle bi yardımseverlik, bi böyle sevecenlik, kibarlık, bi efendime söyliyim adamsendesizcilik, içim dışım bir'cilik. Öyle böyle diil.
● O diil de asıl Güney Afrika insanının kafası kimsede yok. Olmasın da zaten.
Düğünde kız tarafı olmak kadar da gerilimli bişey yok sevgili okur... Erkek tarafının akraba kontenjanı genellikle hayvan gibi kalabalık olduğu için, kız tarafı biraz sönük kalıyo, böyle biraz çekiniyosun bi sürü tanımadığın insandan. Düğün boyunca genelde öyle maal mal etrafına bakıyosun. Ne güzel erkek tarafı olsan şimdi, teyze, hala, enişte, kuzen, amca, dede, artık kim varsa etrafta iki muhabbet edersin. Genelde kuzenin falan olur, hayvanlar gibi geyik yaparsın. Ama kız tarafısın sen. Senin tarafta tanıdık kimse yok. İşte, anne baba, bunlar zaten herkeste fiks olan şeyler. Onun dışında aşırı soyutlanıyosun düğünden. Off. Çok kötü. Ölüm resmen.
● Aslında düşündüm de, üstteki maddede biraz abartmış olabilirim.
● O diil de sevgili okur; ben bi gün Güvenpark denen yerde ölücem biliyo musun. Dolmuşların biri geliyo biri gidiyo; çok pis bişey olucak, bi sakatlık çıkıcak bi gün orda hissediyorum. Böyle, SOKULLU!!1! falan gibi agresif isimli bi dolmuş tarafından kertilicem, pekmezim akıtılıcak adeta. Hmff. Düşünüyorum da Sokullu diil de, Or-an Sitesi dolmuşu filan olsa bi derece daha rahat ölebilirim. Sokullu ne arkadaş ya.

singing in the rain falan ama tipik bir "hazine müsteşarlığı'nda inicem" adamsendeciliği.

● Böyle takım elbiselerle, kıravatla, elinde bilgisayar ya da evrak çantasıyla filan dolmuşa binen adamdan ben biraz, kimse kusura bakmasın ama, tırsarım. Çok ciddiyim tırsarım. Hayır belli ki senin bi işin var, bi dinamiksin, bi böyle telefonunun 3G'siyle, Vınn'ıyla filan bi yerlere bağlanıyosun, bi yerlerden iş bağlıyosun. Zenginsin yani belli, para akıyo böyle oluk oluk, cebin dolu. Hayır bilgisayar filan da almışsın, allah bilir mayışının kaç lirasını verdin di mi. Zengin seni. Ne diye dolmuşa biniyosun ki sen? Araba alsan olmuyo mu? İlla ki ne kadar zengin olduğunu göstermen mi gerekiyo biz dolmuş kullanıcılarına? Pis zengin. Hayır bi de inerken de bi eziyosun, iniceğin zaman bi böyle havalara giriyosun, diyosun ki "Ö-öhm. Hazine Müsteşarlığı'nda lütfen." Ulan sen iniceğin yeri öyle zengin gibi, kibar gibi söylersen ben nası söylüycem senden sonra, bunu hiç düşündün mü? Nası "yolağaazında.." diycem ayı gibi? Hayret ya. Hadi git şimdi.
● Bi gün ben de sırf fark yaratmak için Hazine Müsteşarlığı'nda inicem. Hiç işim olmasa bile inicem. Gerekirse ordan tekrar binerim bi başka dolmuşa.
● Uzaylıların tehlikeli olabileceğine dair, dünyamıza geldiklerinde bizi s.kertebileceklerine dair söylentiler var. O yüzden bence böyle bir olayın ihtimaline karşın şimdiden birtakım savunma taktikleri bulmamız lazım sevgili okur. Mesela benim aklımda şöyle bişey var. Uzaylının kafasını karıştırma taktiği. Mesela uzaylı gelicek bana, diycek işte "Senin aklını alıp eline vermeye geldim!!" falan, ben hemen onu kalabalık bi yere götürüp ordaki topuklu ayakkabı giyen bayanları göstericem. "Bak" diycem, "Bu insanlar daha uzun olmak için mi, yoksa güzel göründüğü için mi, ya da sırf tak-tuk ses çıkarıp dikkat çekmek için mi topuklu giyiyor ben bu yaşıma kadar çözemedim." diycem, "İstersen bi de sen düşün, bi mantığa oturtmaya çalış hafız." O öyle bakıcak topuklulara. Kitlenip kalıcak. O sırada ben fiyyüp diye (kayma efekti) elinden kaçıcam. O öyle mal mal durucak ama, bakakalıcak, çözemiycek asla. Dünyaya geldiği güne lanet edicek. Böyle şeyler düşünüyorum.
● Topuklu ayakkabıya kötü demiyorum bak, aksine güzel bişey. Sadece neden, neden, nedeeeööğaaann diye soruyorum kendi kendime.
● Gidiyim de iki bişey yapıyım. Ne yapacağıma henüz karar vermedim.

Daçe.

2 kat daha fazla Ömer Üründül

  1. littleiv says:

    yorumda bir kısa kısa havası yakalamak istiyorum evet :)

    *içimdışım bir'cilik ahhaha :)

    *İşte, anne baba, bunlar zaten herkeste fiks olan şeyler ahahha :)

    *uzaylı olayı da enfes hakkaten :)

    güzel bi yazı olduğunu dev yorumumdan farketmiş olman da lazım ayrıca :)

  2. Daçe says:

    eheh teşekkür ediyorum bro, dev yorumun bağımsızlığını ilan edip yeni yazı olur :D

Etiketler

anket (4) foto (54) motion (1)