12 Kasım 2009 Perşembe

Albacoron ve Biraz Bira

5 tane ömer üründül tadında yorum
Şu masada saatlerce geyik yaptığım adamın bundan beş sene sonra en alakasız konumda olacağına o kadar eminim ki..

..Dar alana balık istifi olarak konulan, gece sonunda bırakılacak ekstra üç-beş lira için fazladan iki garson daha döndüren diğer masalar arasında bizimki o kadar 'ballı' yerdeydi ki. Önceden yalnızca birkaç kez gelmiş olmamıza rağmen "Abicim" ayakları yapıp tanıdığını belli etmeye çalışan dazlak garson, geldiğimizde oturabileceğimiz en iyi masayı vermişti. Geleli iki saat kadar olmuştu ve masaya gelip giden 50'likler sayesinde zamanın nasıl geçtiğini fark etmiyorduk. Ne kadar içtiğimi hatırlamıyordum ama kafam 'güzel' denecek gibiydi. Tahminen onun da öyleydi. Öyle olmasa iki saattir farklı açılardan dönen muhabbet bir yerde biterdi. Ama devam ediyorduk umarsızca. Kâh arkaplanda çalan, saçma sayılabilecek nitelikteki Türkçe pop şarkılarına kulak veriyordum, kâh LCD'de dönen alakasız reklamlara bakıyordum. Bir elim dünyanın en yağlı patlamış mısırına giderken, son birkaç dakikadır ağırlaşmış muhabbeti tekrar canlandırmak için Sinan'a dönüp "Ya olm Real Madrid nası yenildi Albacoron'a!" dedim. Alkolün etkisiyle kolpalaşmış ortamın bir gereği olarak "ehhe-ekikeh-ehehh" diye gülmeyi de unutmadım. Aynı şekilde karşılık verdi. "Yalnız Albacoron değil o takımın adı." dedi. "Ya işte her ne boksa, neticede pis yenildi." diye üsteledim. Son gelen 50'likten biraz rahatsız olmuş olmalı ki, sohbet iyice sarpa sarmaya başladı. İlk baştaki enerji ve konuşkanlık, yavaş yavaş yerini sessizlik bloklarına bırakıyordu. Bunda, arkaplanda çalan müziğin temposunun düşmesi de etkiliydi. İki saattir anırarak konuşan iki genç adam için böyle bir son kaçınılmazdı elbette.

..Neden sonra "Çok acayip lan." dedi. Dakikalar süren sessizlikte tüm dikkatimi ve yaşam enerjimi televizyona vermişken, sağ çaprazımdan gelen bu cümleyle önce bir irkildim. Gözümü tvden çekmeden "Ha? Ne?" diye sordum. "Yani," dedi "sen şimdi mezun olunca petrol mühendisi olucaksın, allah bilir nerelerde petrol arıycaksın." Konuşmanın nereye gittiğini az-çok tahmin edebiliyordum. Birasından bir yudum daha alıp devam etti. "Ben mesela bambaşka bişey yapıcam okul bitince. Ne bileyim, Deniz mesela, adam politika, kamu mamu yardırıcak, öbürü makina mühendisi olucak, diğeri gıda okuyo falan. Yani başlarda bana bu bölümlere ayrılmamız zevkine gibi, şakasına gibi gelmişti ama resmen meslek sahibi olucaz lan." Sinan'ın bu sözleri, beni gelecek hakkında düşünmeye, hayaller kurmaya itiyordu. Hakikaten de hepimiz otuz yaşına gelicektik, hepimizin birbirinden alakasız zaman ve yerlerde, birbirinden alakasız işleri olucaktı.. Söylediklerine arka çıkan, birbirinin aynısı cümleleri kurdum peşpeşe ve yine gelecek hayallerine dalmaya devam ederek muhabbeti yavaş yavaş sessizliğe bıraktım...

..Uyandığımda yanımda soğumuş yarım bardak kahvem, tepemde dokunduğu yeri gelip geçen ışığım, önümdeyse ertesi güne bitirilmesi gereken bir ton proje ve yazılması gereken boş raporları vardı. 10 yıl kadar önce üniversite öğrencisiyken Sinan'la gittiğimiz o yeri ve konuştuğumuz konuları bir rüya olarak tekrar görmüştüm yirmi dakikalık uykumda. Önümdekilere baktım biraz, üniversiteyi düşündüm tekrar. Sinan haklıydı o akşam.. O masada ne kadar bira tüketilmişse tüketilsin, söylediği şey hâlâ çok mantıklıydı.. "Çok acayip"ti hâlâ, ve ben hâlâ alışamamıştım...

5 kat daha fazla Ömer Üründül

  1. s. says:

    harbiden, çok acayip lan.

  2. melodi says:
    Bu yorum yazar tarafından silindi.
  3. melodi says:

    Oha çok güzel.

  4. ahm_ers says:

    iyi olmuş... bizim için dahada anlamlı, petrol ebesininkinde malüm...

  5. Adsız says:

    Ola, what's up amigos? :)
    In first steps it's really good if someone supports you, so hope to meet friendly and helpful people here. Let me know if I can help you.
    Thanks and good luck everyone! ;)

Etiketler

anket (4) foto (54) motion (1)