3 Eylül 2009 Perşembe

Son of a b...!: Kiddo

2 tane ömer üründül tadında yorum
*saatler süren yolculuk boyunca aklında iki şey vardı: o gece kumarhanede olup bitenler, ve bundan sonra başına nelerin geleceği. bildiği tek şey kaçması gerektiğiydi ve o da kaçıyordu. belki de bunu ilk kez yapıyordu*
*hava iyice kararmıştı. geçen 90 mil içinde ikinci kez bir benzinliğe rastlamış, deposunu doldurmuş ve hemen yan taraftaki vasat lokantada, kalan parasıyla karnını doyurmak için boş masalardan birine oturmuştu.*
- Ne getirmemi istersiniz bayım?
*michael, lokanta sahibinin oğlu olduğunu düşündüğü küçük çocuğa baktı*
- Bana şöyle güzel bir acılı adana, yanına da şalgam, hati bakim.
*çocuk bir an duraksadı. adamın verdiği siparişe çok şaşırdı. yalnız o değil, okuyucular da bu isteğe çok şaşırmıştı. ama yazar, amerikan yemeklerine dair pek öyle aman aman bilgi sahibi değildi ve belki de o an kendi canının istediği şeyi yazmak istemişti. olamaz mıydı*
- Hey evlat!
*garip siparişi babasına bildirmek üzere mutfağa giden çocuk, hızla içerden fırladı*
- Bana mı seslendiniz bayım?
- Buralı mısın?
- Hayır bayım. Dakota'lıyım.
*yazar, elbette amerikan il ve eyaletlerine de çok hakim değildi. ama dakota diye bi yer olması lazımdı*
- Öyleyse burada ne işin var?
- Dakota'daki evimiz fırtınadan yıkılınca buraya gelmek zorunda kaldık.
*konuşmalar sırasında mutfaktaki yaşlı adam, ıssız lokantasına gelen yabancıyı görmek üzere içeri girdi*
- Merhaba ba.. Ma-Michael?
- Led?
- Yüce İsa! Bu sensin!
*michael oturduğu yerden hızla kalkıp yaşlı adama sarıldı*
- Bunca zamandır ne halt ediyordun ha? Şuna bak. Şu üstünün başının hali ne ha? Çöp yığınına dönmüşsün çocuk.
- Şu yaşımda bana hâlâ çocuk diye mi hitap edeceksin Ledley?
*michael ve yaşlı adam bir süre geçmişten konuştular. ikisinin de birbirlerine karşı duydukları saygı biraz olsun eksilmemiş gibiydi. michael, yaşlı adama başarısız geçen kumarhane soygunundan ve o gece olup bitenlerden uzun uzun bahsetti*
...
- Ledley, buralarda bildiğin bir otel var mı? Biraz dinlenmem gerek. Yarın sabaha karşı tekrar yola çıkacağım.
- Şuu, yolun birkaç mil ilerisinde iki katlı bir otel göreceksin. Orası dostum Willie'nin. Hey, Willie'yi hatırlarsın öyle değil mi?
*michael o akşam yaşlı adama veda edip, otele gitmek üzere arabasına bindi. huzurla uyuyacağı bi yer bulduğuna seviniyordu.*
*ne var ki, düşündüğü kadar iyi bir gece onu beklemiyordu. eski dostu ledley'ye güvenmemesi gerektiğini aklından bile geçirmemişti; oysa o gece, lokantanın telefonundan polis merkezine isimsiz bir ihbar yapıldığından elbette habersizdi.*
...

2 kat daha fazla Ömer Üründül

  1. littleiv says:

    ahahaha adana şalgam olayına koptum ya. olamaz mıydı? olurdu :)

  2. z.. says:

    hehe:D olsun o da bi yemek:D o da bi yer:D çok tuttum:)

Etiketler

anket (4) foto (54) motion (1)