29 Aralık 2009 Salı

Spider-Man'i Ben Yazsaydım

2 tane ömer üründül tadında yorum
Acaba zamanında radyoaktif örümcek Peter Parker'ı ısırmasaydı da radyoaktif Peter Parker normal bi örümceği ısırsaydı aynı hikaye örümcek için de çıkar mıydı? Bence çıkabilirdi.
...


Kanırs Hoca önceki gün dersine girdiği öğrencilerden müze gezisi için izin dilekçesi istemiş, velisinin izni olmayanları götürmeyeceğini, zaten gidilecek minibüs sayısının çok az olduğunu belirtmişti. O gün bu gezi duyurusundan hemen sonra tüm son sınıfları bir heyecan sarmış; koridorlarda "Olm biyolojici müzeye götürüyomuş lan yarın, ders yok yeaani eahehaho", "Yaa varr ya bu Kanırs çok kıyak herif ben seviyorum aslında, yani biraz sert falan ama babacan yaa" gibi dedikodular dönmeye başlamıştı.. Ve bu duyuru herkes gibi Peter Parker'ın da kulağına gitti elbette. O da her ders bitiminde "Anaaa.. Gidelim lan şamata olur. Hehehe!" gibi geyiklerden kendini alamıyor, gidilecek müzeden bahsedildikçe içi kıpır kıpır oluyordu. Belki de okulda böyle "müze gezisi", "tiyatro gezisi", "Anıtkabir gezisi" falan gibi şeylere en çok heveslenen oydu. Zira böyle "sıradışı" ortamlar iki aydır yazmakta olduğu Mary Jane'e açılma fırsatından başka bir şey değildi. Birtakım yatcaz-kakcaz hesaplarından sonra gün sonunda yatıldı, ertesi güne kalkıldı...

Peter Parker ve arkadaşları, Kanırs hoca sayesinde ilk kez müze görecekti. Hayatında bir kere bile müzeye gitmemiş, yalnızca birkaç kez Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nin yanından yaya olarak geçmiş olan Peter, müzede ne göreceğinden çok, Mary Jane'in karşısına hangi pantolonla çıkacağını düşünüyordu. Hatta giyinme aşamasında en sevdiği pantolonunu bulamamış, "Mey halaaaa!! Benim pantolu yıkadın mı yine yaaa off! Hala hep böyle yapıyosun hep hep!!!" diye ergen atarıyla üzerine giyiverdiği "kötü pantol"la, geziye yetişmek için hızla evden çıkmıştı.

...

Minibüslere binildi, Peter'ın Mary Jane'in yanına oturma düşüncesi kısa sürede gerçekleşti ve şarkılar, kahkahalar ve bir dolu şamata eşliğinde müzeye gitmek üzere yola çıkıldı.. Yol boyunca minibüsün en ark.., ulan ne minibüsü ya servis demek lazım aslında, öhm, servisin en arkasına konuşlanan sınıfın hayta erkekleri camlardan dışardaki insanlara birtakım el hareketleri ve küfürler ediyor, bununla da pek bir eğleniyorlardı; ama o sırada Peter da Mary'ye dönmüş, "ben bu kızı nasıl bağlarım"ın derdinde kafasında hesaplar yapıyordu. Yine bir sürü komiklikler şakalar eşliğinde müzeye varıldı, araçlardan inildi. Müzenin kapısında Kanırs hoca öğrencilerini taşkınlık yapmamaları konusunda uyardı. Beş dakikalık kısa bir bekleyişin ardından (çünkü bir okul müze gezisi yapıyorsa illa ki başka bir okul da içerde gezisini bitirmekte olur ve sen onları beklersin dışarda, bu böyledir) taşkınlığın zirveye çıkmış haliyle müzeye abanıldı..

Genişçe bir girişi ve uzun ince bir holü geçtikten sonra bunun kat be kat daha büyüğü bir salona girdiler. Görülecek bütün hayvanat, eklembacaklı, eklembacaksız, yarısı eklemli yarısı bacaklı yaratığın arasında tüyleri "ürperik" vaziyette geçiyorlardı. Peter daha önce örümceklere dair dönemödevi yapmış olduğu için az-çok onlar hakkında fikir sahibiydi ve haliyle Mary Jane'i de örümcek bilgisiyle tavlayabilmek için müzedeki en zehirli örümcek türünün bulunduğu kafese yöneldi. Adeta "Buralar hep bizimmişti." edasıyla kafesin yanında duruyor, herkes müzedeki garip garip hayvanlara şaşırırken o soğukkanlılığını ve "ben biliyorum"culuğunu korumak istiyordu. Biraz sonra Mary Jane de Peter'ın yanına geldi ve artık Peter için tüm bildiklerini ortaya koyma vakti gelmişti.. Son kez cümlelerini gözden geçirdi, "Yaa bu örümcekler de işte böyle hehe"yi "Seni seviyorum ben aslında ehe"ye bağlamanın birkaç defa daha pratiğini yaptı ve artık hazırdı. Derin nefes aldı Peter... ve tam konuşmaya başlayacakken...

İşte ne olduysa o anda oldu ve tavandan aşağı doğru sarkmakta olan bir örümcek, Peter'ın konuşmak üzere açtığı ağzına giriverdi. Peter anında bağırıp tükürmeye çalıştıysa da o kekremsi tat ağzından uzun süre çıkmayacaktı, ama bundan da önemlisi başta Mary bebiş olmak üzere herkese rezil olduğunu düşünüyordu.. Allah öyle Murphy'nin belasını versindi...

...

hikayenin devamında peter'ın yere tükürdüğü örümceğin, aslında normal insan tükürüğünü radyoaktif(li) sanması ve psikolojik olarak buna odaklandıkça kendi kendine insan-örümcek'e dönüşmesi anlatılıyor. daha sonra bu insan-örümcek kendine bir kostüm ve bir isim bulup şehirdeki suçları durdurmak için ant içiyor falan. keşke bari sonunu bu kadar sikko bitirmeseydim ama napiyim lan kafa kalmadı valla peter diye diye. neyse. öpüyorum.

2 kat daha fazla Ömer Üründül

  1. Loana says:

    :D:D muhteşem bi fikirmiş ya bu :D

  2. littleiv says:

    ahaohaoahao koptum yaa.

    sen minibüsçü adamsın ne servisi bi de :)

Etiketler

anket (4) foto (54) motion (1)