23 Aralık 2009 Çarşamba

"Serkan Abi"li Gün

1 tane ömer üründül tadında yorum
● Selamlar. Şimdi şöyle ki..
● Arkadaş ortamında, böyle az da teknolojik bi ortamsa, az biraz da bir yerden internet bulunmuşsa hemen feysbuka girilir ya. Öyle bi arkadaş ortamından işte zerre hazzetmiyorum, edemiyorum. Zira, mesela, benden önce feysbuka giren insan görüyor ki sağ alt köşede kırmızı kırmızı "86!!!" gibi hayvani bi sayı yazıyor, bi de yetmezmiş gibi onlarca event ve grup davetiyesi geliyor falan.. Hayır şimdi mesela ben açıyorum feysbuku, 5-10 tane notif ya gelmiş ya gelmemiş. Acaba ben mi tezcanlı gibi notification yanar yanmaz merak ediyorum da bakıyorum, yoksa o adam mı biraz cool olduğu için üç-beş gün hiç bakmayabiliyor ne gelmiş diye? Ben işte bunu anladığım zaman feysbukumu da kapatırım herhal. Ermişlik mertebesi. Hele de feysbukta.
● Bugün bir Serkan Altuniğne geçti okuldan, senin haberin var mı okur? Tahminimce var. Ya da yok. Ya da bilemedim şimdi niye tahmin ediyosam. Neyse. Kendisiyle, söyleşinin akabinde aynı "can" ortamda olma fırsatı yakaladım ve hatta İstanbul'a dönüş vaktine kadar topluluktan da insanlarla beraber, bol komikli, bol şakalı zaman geçirdim. İmza falan aldım. Bi de anladım ki benim bünyem ünlü/az ünlü görünce çok farklı bir biyolojik sürece giriyo, acayip acayip şeyler dönüyo içerde. Heyecanla yavşaklığın ama aynı zamanda temkinliliğin karıştığı, cıvıl cıvıl, kımıl kımıl birtakım şeyler salgılanıyo falan. Sanırım tıp dilindeki adı... Eee... "Salya" evet.
● Sen bi de bana "Serkan Altuniğne kim?" dersen o zaman çok pis bozuşurum. Ben kendi kendime bozuşurum gerçi yani, hayat sana güzel valla.
● Bi insanın iki kaşının aslında iki değil de bir kaş olmasından daha kötü bişey varsa, o da bir başka insanın Çinli arkadaşı olması ama bu Çinli'nin Türkçe bilmemesidir. Zira 'edvenz' ingilizce kuru hiçbir işe yaramıyor. En azından bende yani. Kendisi çatır çatır ingilizce konuşuyo çünkü.
● Ya bi dakka şimdi elin Çinlisi beni anlamayacak nası olsa, yeri gelmişken biraz bok atayım, hiç de öyle çatır çatır falan konuşmuyo. Hatta benden 'biraz daha iyi' konuşuyo hepsi o. Yalnız o diil de, insan aylardır görmediği Çinli arkadaşıyla küresel insanlık sorunlarını konuşur mu arkadaş ya! İşte ben diyorum ki "Çinde ekonomi böyle böyle", o diyor ki "Amerika, Afganistan, Taliban maliban" bişeyler. Allahım. Normal arkadaşlarla yaptığım geyiği bir Çinliyle neden yapamıyordum?! Düşündüm biraz ve aslında nedeni çok basitti: İngilizce derslerinde yok paragraf okumaydı, yok essay yazmaydı falan derken tabi haliyle kafa da siyasi, ekonomik ya da sosyal birtakım problemlere gidiveriyor. Ben halbuki istiyorum ki dizilerdeki şakalardan yapayım, Çak! yapayım, ne bileyim bi Knock! Knock! yapayım falan. Yok. Lanet olsun ama yok.
● Dünyanın en 'kaynatmaya meyilli' insanları nerde deseler, derim ki dolmuştadır arkadaşım.. Ben böyle her kafadan bi ses çıkaran, böyle şuursuzca konuşmaya başlayabilen insan topluluğu daha görmedim. Ulan trafikte güzel güzel ilerlerken yan tarafta iki araç arasında ufacık bi kaza oldu, sen onnca zamandır dut yemiş bülbül gibi oturan insan bi konuşmaya başla, bi yorum yapmaya kalkış; Allahım, bi an hiç susmıycaklar sandım. Hayır bi de kazayla ilgili o kadar saçma şeyleri yorumladılar ki, bi an gerçekten herkesin kaskodan olduğunu düşündüm ciddi ciddi. Manyak mılar ne.
● Yazının başında feysbuku kapatma düşüncesi geçmiş aklımdan ama, şimdi bi daha düşündüm de pek akıl kârı bi iş değil gibi. Çıldırırım valla.
● Biraz kısa olucak ama bu kadar şimdilik. Gideyim. Kendinize iyi bakın.

-bi de konuyla ilgili bi karikatürünü 'buluyum' dedim serkan abinin, eheh evet abinin, ama bi tane alakalı karikatür bulamadım lan. of. neyse-

Daçe.

Bir kişi Ömer Üründül olmaya çabaladı

  1. Eternal says:

    ufacık bi kaza olsun ''hiiiiii'' diye haykıran dolmuş teyzeleri oluyo ya ,o haykırışı takiben cıkcıklamalar falan.sanarsın ki kıyamet kopuyür.
    ''ücretini gönderemeyeğn?''

Etiketler

anket (4) foto (54) motion (1)