9 Aralık 2009 Çarşamba

Delgado Bi İmza!

6 tane ömer üründül tadında yorum
Spor mağazaları, spor yapmakla çok alakası olmayan ama takip etmeyi seven biri için, yani benim için, adeta bir oyun parkı, bir funfair, ne bileyim bir play-doh üretim merkezi gibidir. Spor mağazasına girdiğim vakit, hele de o mağaza az biraz büyükse kendimi kaybedebilirim. Devasa boyutlardaki sporcu fotoğrafları, yanyana duran rengârenk kulüp formaları, yanarlı dönerli spor ayakkabılar, vee en önemlisi de... TOPLAR! Evet can okur, yanlış okumadın, toplar. Zaten o kadar caps lock açık ve bastırarak yazdım, yanlış okuman mümkün değil. Ne zaman spor mağazasına girsem, ilk iş toplara koşuyorum, bi 15 saniye kadar oynayıp hevesimi aldıktan sonra da, başka işim yoksa mağazayı terk ediyorum. Haa bazen topu alıp da terk edebiliyorum. Satın almıyorum ama. Alıp kaçıyorum. Çocuk gibi. Hatta zamanı gelmişken itiraf da edeyim, o kameralarınıza takılan, Cepa'da bi mağazadan zamanında tenis topu aşıran sarı saçlı çocuk benim. Sonra o tenis topu Cepa'dan okula yürüyene kadar bilimum deformasyona uğradı. Çok dandik top yapmışsınız hacı, kusura bakmayın. Ha o kamera kayıtlarını da 24 saat içinde masamda istiyorum, yoksa fena olur.
amaçsızca yapılan, ama daçe kişisinin çok ilgisini çeken delgado kartoneti. daçe bir süre delgado ile vakit geçirdikten ve delgado'nun kendisiyle ilgilenmeyeceğini anladıktan sonra toplarla oynamak üzere tekrar arka tarafa yöneldi.

Geçen bi arkadaş, hatta kendisi Radyo Topluluğu'ndan Caner olur, deşifre edeyim, dedi ki adımın anlamını sordum TDK'ya, beyle beyle. Tabii meraklı ve işi gücü olmayan bi insan olarak hemen heveslendim, ben de sordum adımın anlamını. TDK da sağolsun, "Sağlam ve güçlü kişi" yazıverdi hemen. Anında yani. Daha ben belki de "berkay" yazmamışım. İşte o an sevgili okur, o an bir gaz olmuşum. Fiyüüü-füh yani. Gerçi ismim "sağlam ve güçlü kişi"den biraz daha farklı anlama geliyor ama, olsun, Dil Kurumumun canı sağolsun. Onlar öyle sevmiş beni. Canlarım. (fiyüüfüh de başarısız bi ıslık çalma efekti sanırım)

"Adamım, bu küçük işlere ben bakarım, yakarım" diye şarkı vardı, neden yazıldığını bir türlü anlamadığım. Ha bi de Tuğçe Ayşecan Tatari diye bi kız vardı, o kız nası oyuncu oldu onu da anlamadım. Bunlar sanata dair ufak soru işaretleridir bende.

Bi gün gerçekten fotojenik bi fotoğrafım olucak ve ben o gün büyük ihtimalle ne kadar avatar/profil resmi varsa değiştireceğim.

Geçen gün ilk kez "Nasıl geçerik"in hesabı yapılırken madem mühendisliği binasında, ben de ilk kez "acaba ben nasıl geçerim?" diye düşündüm bir. Herkes bayaa kasıyodu çünkü, bi sürü hesap yapıyodu. Lisedeki gibi lan aynı. "Hoca 100-100 verse" denmiyo bi tek. Baktım herkes geçiyo kalıyo, bişeyler yapıyo; dedim ben de bi bakim ne durumdayım. Bir-iki düşündüm ama, baktım yani hep böyle karamsar şeyler geçiyo aklımdan, dedim kalsın. Kalsın, ben gidiyorum dedim. Medeniyetten uzak maden binasından hızlı adımlarla çıktım. O diil de, şimdi madenci okurum Baldudak kızmasın ama, olm o kadar uzak ki kosskoca turkcell çekmiyo lan!

Twitter'da hani bi sürü ünlü falan var ya. Bunlar hep birbirini takip ediyo fark ettin mi? Yani sanki o adamın twitter kullanan ünsüz arkadaşı yokmuş gibi. Bi ünlünün, hele de böyle sevilen bi ünlünün twitter'ına girdiğin zaman, mazallah, İstanbul'un gece hayatına yüzde seksen-seksenbeş ulaşıyosun yani. Sosyetik miyiz neyiz.

Öğrenci insan bütüüün o toplumda korunup kollanabiliyo da, kendi okulunda kendi hocaları tarafından mağdur ediliyo. Hayat çok tuhaf, valla bak.

Şimdi yarın gidicem bayiiye, bayii derken, Güvenpark'ta bi tane büfe var yani ondan bahsediyorum, diycem ki "Abi Uykusuz?". Diycek ki, "Daha çıkmadı cınım yaa." Tabi burda Uykusuz'un bir gün geç gelmesinden ziyade, büfeci abinin "cınım" diye hitap etmesi de pek tabii ilginç. Buggs Bunny derdi "cınım" diye. Sen hiç merak ettin mi okur, acaba bu Buggs'ın orijinalinde "cınım" yerine ne diyorlar diye? Ben de şimdi merak ettim de, nerden bulucan dimi. O da var.

O diil de kalkülüs yaklaşıyor, tehlikeninfarkındasınızmı? Eheh şaka lan şaka. Kolay olması kuvvetle muhtemel. Asıl kazığı finale saklıyolar çünkü. Hehe. Çözdüm bütün olayı iki dakikada ha. Zeki miyim neyim. Ehöhö.

Gizli özneli gibi gizli noktalı yazı oldu biraz. Noktaları koymaya pek üşendim şimdi gece gece. Siz aklınızdan koyuverin. Haydi gittim.

Daçe.

6 kat daha fazla Ömer Üründül

  1. littleiv says:

    ben de diyorum noktalar nerde ya. bi garip geldi yazı :)

    delgado bişeye şaşırmış gibi duruyo ben öyle hissettim. bi de bloga kendi fotoğrafını koymalar falan. vaay diyorum :)

  2. ouyeeman says:

    delgado'nun sol dirseğinin hizasındaki ibrahim toraman topu mu, bana mı öyle geliyor?

  3. Adsız says:

    tuğçe tatari değil, ayşecan tatari o :D (tabi çocuklar duymasın'daki kızı diyorsan)

  4. Daçe says:

    @adsız,
    evet ya hakkaten tuğçe nerden çıktı :D

    @iv, niye abi ne varmış fotoğrafımda :D

    @ouyeeman, ibrahim toraman topu derken?

  5. z.. says:

    birbirinaze benziyosunuz varya:D

  6. ouyeeman says:

    58 numara olması bakımından yani. r10 topları vardı bi ara ronaldinho'ya özgü, onun gibi bi şey olabilir diyorum.

Etiketler

anket (4) foto (54) motion (1)