28 Ekim 2009 Çarşamba

Geçen Washington'dayım

2 tane ömer üründül tadında yorum
*gizli maddeli yazı*

Yazmamamamam.. Alamadım hızımı bi dakka.

Yazmamamdan şikayetçi olan arkadaşlarım, cancaazlarım oldu. Dediler ki "Daçe, el insaf!" Böyle söyleyince pek bi kalabalık okur kitlem varmış gibi oldu gerçi. Yok lan. Bi-riki kişi oldu böyle. Bir nevi irkilme yarattı bünyede. Ben de bundan itibaren "blog modu"na girmiş olduğumun müjdesini verir, yazmakta olduğum postu kendisine ithaf ederim. İtaf. İthaf. İtharf. Neyse. Neaber?

Geçen bi hocamla konuşuyorum. Böyle karşılıklı laf atışıyoruz falan. Öyle bi öğrenci-hoca muhabbetimiz var. Sizin yok mu öyle hocalarınız? Bizim var işte. Diyor ki "Valla bizi unutmadınız ha bu yaşta". Bu yaşta dediği, 32 yaşına gelmiş bi insan kendisi. Kendisini söylüyor yani. Çok gencim ben diyor. Halbuki 32 yani. Bilmiyor ki öyle sıradan bir 32 değil; bayaa bayaa OTUZİKİ yaşına gelmiş. Kusura bakmasın ama otuziki yaşındaki bi insana artık ben eskisi kadar güvenemem. O yaşların alzaymırı olur, bağsuru olur. Hayır, aranızda 32 yaşında bi tanıdığı olan varsa, biraz kolay oldu ama, onları tenzih ederim. Onlar başka. Ama ne bileyim, ben daha, efendi gibi, tam anlamıyla 20 bile olmamışım belki; hoca geçmiş karşıma, 32 oldum diyor. Dünya biraz değişik dönüyor hacı. Ben daha nidiyim yani.

Ha yalnız bu hocam elbette ki üniversite hocam değil; öyle olsaydı zaten şimdiye almıştım birtakım resmî evrakı elime, "Hacı sizde kontenjan var mı yaa?" diye geziyor olacaktım Anadolu'yu.

Bir ara hatırlat da sevgili okur, senle Anadolu'yu gezelim. Köylerine gidelim, nehirlerini görelim, ne bileyim, gözleme açan şişman ve başörtülü kadını yerinde inceliyelim, bakkaldan aldığı plastik topları arabanın altına değil de yüzyıllık çınara kaçan çocukların acısına ortak olalım. Bilmiyorum belki de şımarıklığımdan istiyorum böyle şeyler.

O diil de şaka maka, bi İspanya yapsak fena olmaz ha. Kaç kişi çıkar acaba şu blog okurlarından çok merak ediyorum. Ona göre otobüs veya araba kiralarız. Evet iki İstanbul gördüm diye gezme çakram açıldı benim, ne var.

Geçen gün rüyamda Washington'daki coşkulu kalabalığın içinden devasa bi iş makinasıyla geçiyodum ve bi arkadaşımı polis -göbekli, yaşlı türk polisi- tartaklıyodu. Washington'da bu olay. Obama falan. Artık ne içtiysem önceki gece. Washington sokakları da, siz bilmezsiniz belki, ana-baba günü, bi trafik, bi yoğunluk falan. Gittim, geldim.

"Rüyamda" diye başlarsın hevesle, "Gündüz niyetine.." derler ya. Sözünü bi keserler hani şuursuzca. Mümkünse olmasın öyle şeyler. Belki ben gece niyetine anlatıcam.

Araba tasarımı yarışması yapan arkadaşlarım var. Yapıyo yani adam. Kendi yapıyo. Resmen sahneye çıkıyo, yarışmanın sonucunu sunuyo, "Sayın mayın" diyo, kazanana ödül falan veriyo. Böyle arkadaşlarım işte. Peki o sırada ben ne yapıyorum? "Aabi fizik ödevini yaptın mı ya?" nidaları eşliğinde feysbuk senin, msn benim takılıyorum. Adamlar çalışıyo resmen; acayip, büyücek işler yapıyo.. Evet, benim de bazen kendime sualler ilettiğim anlar oluyor sevgili okur, ve sen bundan bîhabersin. yapıcak bişey yok.

Biraz Erman Çağlar takviyesi için aranızdan ayrılıyorum. En kısa zamanda burdayım. Öperim.

-aslında bi hikâye yazdım, ama ilk olarak bunu göndereyim dedim. hikâye daha bi itinalı çünkü. kaynamasın.-

Daçe.

2 kat daha fazla Ömer Üründül

  1. littleiv says:

    yazamamamam ahahah :)

    bi de blog modu iyidir bol bol yazmak yorum yapmak lazım benceleyin :)

  2. special n says:

    ispanya ya geliyorum. biz şubatta amsterdam a gidicektik de vazgeçtik mi nooldu bilemedim:) biz derken işte diren i var deniz i var, var yani:d

Etiketler

anket (4) foto (54) motion (1)