24 Şubat 2011 Perşembe

I Love TCDD Trens

2 tane ömer üründül tadında yorum
  
fotoğraftaki sempatik insan, istanbula birlikte gittiğim arkadaşım sinan... mesela.

● Bir berber bir berbere "Neaberber gel beraber bir erotik shop açalım, ya da ne biliyim, porno sektörüne girelim, bayaa para var o işlerde" demiş. Bunun üzerine kavga çıkmış tabi. Ya ne olacağıdı?
Neaber sevgili okur? Gerçekten çok iyi gördüm seni bu sefer. Yanakların al al olmuş, gözlerin çakmak çakmak bakıyor. Esprili şakalı bir 5 dakikaya hazırsın diye düşünüyorum. (çünkü bence maksimum 5 dakika sonra çıkıp gidiceksin blogdan. işin bitince arkana bile bakmadan gidiceksin. hayin. halbuki... halbuki ben... öhm neyse)
● Geçen hafta içinde ben, bildiğiniz üzre rezil bir olayın baş aktörlerinden biriydim. Beşiktaş-Dinamo Kiev maçından bahsediyorum... Trenle maça gidelim dedik, kırk yılda bir Ankara'dan kalkıp İstanbul'a gidicez falan, Guti'nin iki ara pasını, Quaresma'nın trivelasını görücez diye, sonuç hüsran oldu. Daha önce izlediğim tüm Beşiktaş maçları gibi. Neyse biz şimdi buluştuk Sinan'la sabahtan, trenimize bindik falan. Ama nasıl heyecanlıyız. Sanırsın 5 gol atıcaz, hepsi de orta sahadan, hepsini de hayvan gibi iyi oyuncular atıcak, o derece. Şimdi o macerayı, trenlerin büyülü dünyasını anlatmak üzere izninle sonraki maddeye geçiyorum.
Trende wireless internet çektiğini biliyor muydun sevgili okur? Yaaa... Hem de "TCDD-Wireless" falan gibi yapyaratıcı bir kablosuz ağ adı var. Tabii saatlerce yol gidecek olan biz coşkulu insanlar wireless'ı görünce "Laaan!" dedik, "Hemen girelim, fantastik kuntastik şeyler yapalım, o sırada çok da keyifli bi yolculuk olmuş olur:))))" falan. Bir yandan bağlanmaya çalışıyoruz, çünkü hemen olmadı bayaa uğraştırdı, bir yandan da sürekli "Ulan tren sürekli hareket eden bişey, yani nası oluyo abi nasıl çekebilir burda internet, NASIL OLUYO BÖYLE ŞEYLER YAAA?" diye teknolojiye ne kadar yakın insanlar olduğumuz hakkında konuştuk. Derken, bağlandı. Bağlanmaz olaydı köpeğin evladı... Trende wireless internet var ve girebildiğimiz tek site "http://www.tcdd.gov.tr" ulan! Evet sadece demiryollarının official sayfasını görüntüleyebiliyoruz. Vay anasını yaa. Süper! Harika bir kafanın ürünü. Artık trende ne zaman canım sıkılsa tcdd.gov.tr'ye bi girip çıkıcam, bi kafa dağıtıcam, tren tren tren nereye kadar. -bok atmayayım belki biz giremedik başka siteye ama sonuçta bağlantı varken sadece buraya giriyor olması çok fena-
● Yalnız ben gerçekten şu kısacık da olsa ömrü hayatımda bu kadar yaratıcı bir zihniyetle karşılaşmadım... Adamlar hızlı tren için isim yarışması yaptı, birbirinden yaratıcılıktanuzak önerileri beğenmeyip, "Yüksek Hızlı Tren" adını verdi. Kısaltınca YHT oluyor. Müthiş değil de nedir ha!
● Yıllar sonra trene binen iki hevesli olarak hemen yemek vagonuna geçtik çısss çısss diye. (tabi yht'den nht'ye aktarma yaptıktan sonra gerçekleşiyor bu durum) Yemekli vagonda alkollü satışın dibine vuruluyor inanır mısın? Bira, rakı, votka, viski... Konyak bile var ulan. Oha. Demek ki bir de canlı müzik olsa...
Bilecik diye bir il olması seni de biraz rahatsız etmiyor mu sevgili okur? Ne bileyim bizim canımızı bayaa sıktı giderken. Hiç il gibi değil bir kere, ilçe adı var. Üstelik İstanbul'a giderken içinden geçtik, sana bak yemin ediyorum, 15-20 tane falan ev var, 1 tane büyükçe bir bina var sanırım belediye binası, bir iki de cami vardır muhtemelen. Ama sorduğun zaman Bilecik il mi? İl. Ankara da il. Konya da il. Bilecik de il ama. Küçücük. Bilecik. Yalvarırım artık kafamın içinden çık Bilecik. Seninle daha fazla yaşamak istemiyorum. Torpille il olmuşsun zaten. İnşallah Bilecikli okur yoktur aramızda. Varsa da onu tenzih ederim. Gerçekten tam bir zoraki'sin Bilecik.
   bilecik'in capcanlı gece hayatı... bilecik için "uyumayan şehir" deniyor zaten.

● Bir de "Arifiye" var. Ama ilçe bu. İçinden geçerken trenimizin durduğu istasyonlardan biri. İtiraf et, hayatında duymadın di mi Arifiye diye bir yer? Biz de Sinan'la duymamıştık. Hatta uzun süre "Olm Türkiye haritasında Arifiye diye bi yer yoktur bence, var mıdır? Bence yoktur. Yoktur yoktur Arifiye ne yani." diye dedikodusunu da yaptık. Cennet vatan Türkiye'de ne biçim yerler var ya. Çok ilginç. Biraz kassam var ya, kesin "Berkay" diye bi yer bile bulurum. Kesin yani.
● Ayrıca tren nedensiz yere çok sık duruyo. Yani mesela istasyon yok bişey yok etrafta, ama bakıyosun, çat diye duruyo. Manyak mıdır nedir. Makinistin fantazisi mi var, lokomotife kız attı da yanlışlıkla eli kolu mu deyiyor acaba frene. Çünkü bu kadar amaçsız olunamaz.
● Yine aynı sevişgen makinist, hızla dağların taşların arasından geçerken, uçsuz bucaksız ovaların ortasında, dakikalarca korna çalarak gidiyor. Hiç abartmıyorum. Aralıksız 1-2 dakika boyunca korna çalınır mı ya? Amaçsız. Kız atmış kesin o oraya. Adamsendecinin oğlu. Bomboş yolda, bütün ray taa öbür uca kadar senin zaten, başka tren mi gelicek sanki karşıdan ulan neye korna çalıyosun? Off. Yoruldum yemin ediyorum ya. Hayatımdan hayat aldın. Piss.
Trende işemek gibisi yok yalnız haa. Sanki raylara akıp gidiyor gibi, bi yandan da sallanıyosun sürekli bi düşücem korkusu. Adrenalin, heyecan ama aynı zamanda dinginlik... O kadar güzel ki. Terapi gibi bişey trende işemek.
● Son olarak da, Ankara-Ulus'taki tren garının bekleme kısmındayım, Sinan'ı bekliyorum falan işte, buluşup gidicez (sinan'ın beni yaklaşık 2 buçuk saat beklettiğine değinip onu utandırmak istemiyorum). Neyse işte bekliyorum falan. Garda da bayaa büyükçe bir dev ekran var, sürekli işte Tayyip Erdoğan'ı falan gösteriyo, bi yerde gar açılıyo, bi yerde hızlı tren devreye giriyo filan gibi şeyler. Reklamın dibi. Neyse. Gösterilicek bütün açılışlar bitti, icraatlerin artık sonuna gelindi, dedim artık heralde en baştan başlıycak aynı videolar. Öyle olmadı. Klip başladı bi tane. Allahalla dedim ne klibi ne alaka falan. Klip trende geçiyor sevgili okur. Evet. Bütün alaka bu. Oha dedim. Sırf dedim trende geçiyor diye Ankara Tren Garı'nın dev ekranında bu dedim gösterilir mi ya? Gerçekten şahane, ama yani... gerçekten. Öyle böyle diil. Bu trenlerle filan kim uğraşıyosa harika kafaları var.
● Ve işte bunların hepsi de böyle anılarımdır sevgili okur. Hiçbirini diğerinden ayıramıyorum, hepsi çocuğum gibi. Bol bol öperim gözlerinin içinden, şimdilik kaçayım. Sonraki postta görüşmek üzürü.

not: yakın zamanda komşu blogger sevgili rectoa'nın röportaj konuğuydum. kendisinin bombastik soruları ve benim de fantastik cevaplarımdan oluşan röportaj yazısına şuradan ulaşabilirsiniz.

Daçe.

    2 kat daha fazla Ömer Üründül

    1. littleiv says:

      eheh yazı süper de bilecik kısmı mükemmel olmuş :) özellikle bilecik'in gece hayatı fotoğrafı

    2. Daçe says:

      teşekkürler bro :)

    Etiketler

    anket (4) foto (54) motion (1)