16 Haziran 2010 Çarşamba

Çok kısa korku filmi: Tökez

1 tane ömer üründül tadında yorum
● Norveçli olsam adımı, ne olursa olsun, "Næber" diye değiştirirdim. Haa, bunu Norveç'te yapamayacaksam nerde yapıcam, o da var. "Ole-Gunnår Næber". Off çok karizmatik oldu bence. Norveçli olucam bi dahakine, karar verdim.

● Reenkarnasyon sırasında şey olsa ya; "Usta bana bi Norveç yaz."

● Ya da yine reenkarnasyon sırasında ruhların yeniden dağılımı, askerlikteki gibi olsa mesela. "Olm biz şimdi Japon'duk ya, bu sefer kesin batıya vericekler. Bak gör artık Jamaikalı mı olcaz, Kübalı mı olcaz ne olcaz, pff :/" falan. Neyse. Saçma oldu.

● Geçen akşam cancaazımla bi yere gittik oturup bişeyler içmeye, dışarda oturalım falan dedik hava güzel. Ama oturduğumuz masanın üstü ağaç tamam mı. Ağaç yani böyle. Bildiğin. Yapraklı filan, yeşilli meşilli. Gayet masum görünen, adeta Doğa Ana'nın bir armağanı gibi, oturduğumuz yere ayrı bir dekorasyon katan bişey gibi. Biz de gayet güzel oturuyoruz... Allaam, sonra bi ara, bi deli rüzgâr esti, bi deli savurdu o ağaçtaki polen gibi, tohum gibi minik yeşil şeyleri üzerimize; ağzımız burnumuz o küçük yeşil şeylerden oldu. Saçlarımıza falan kaçtı böyle. Doğa Ana'nın şakası dedik, neyse dedik, affettik. Oturmaya devam ettik.. Ama arkadaş, bak tamı tamına 24 saatten fazla (tamı tamına bir saat veremedim gerçi ama) zaman geçti üzerinden, benim saçımdan haala o küçük yeşil şeylerden çıkıyo! Baaak! Yeşilsin dedik, ağaçsın dedik, Doğa'sın, Ana'sın dedik, büyüğümüzsün affedelim dedik; tam bir hayvanat, bir, çok afedersin, adamsendeci denyo çıktın sen. Baaak! Bana baak! Benim kafam ne biçim kaşınıyo haala sen onu biliyo musun Doğa Kadın? Ha? Şırfıntı kadın seni.

● Haa diyceksin ki sevgili okur, "Sen hiç banyo neyin yapmıyo musun eyy Ole-Gunnar Næber?" Diyebilirsin tabi. Hatta şey diye devam edebilirsin; "Sen böyle duşa girip, şampuanı kafana ver etmiyo musun, o mis kokulu, o şukela, o köy kokulu, koyun kokulu şampuanı?" Ya da işte "Hacı Şakir'i köpürtüp adeta bir sütlü çikolatto banyosu, evet çikolatto banyosu, yapmıyo musun?" falan diye. Sorabilirsin bunları. Ama evet, tamı tamına bir buçuk gündür kafama şukela kokulu, mis kokulu şampuanımı sürmüyorum. Yalnız kafam çok pis kaşınıyo, ve her kaşıdığımda o küçük yeşil şeylerden çıkıyo biraz biraz. Kendimi bitli ilkokul öğrencisi gibi hissediyorum.

● Bak şimdi kafanda bişey canlandırıcam.. Hani insan yolda giderken, öylesine, hiçbi sebep yokken, sırf anlık salaklığına denk geldiği için kendi kendine tökezler ya bi. Bi böyle düşçek gibi olur ama anında toparlar kendini. Yani sırf mesela konuşurken adımlarının periyoduna dikkat edemediği için, ikisini bi arada şeyapamadığı için. Mesela ben çok tökezlerim. Neyse konu ben değilim. Bugün bi tane çok şişman bi kız karşıdan geliyo tamam mı. Daracık da yol zaten. Kafamda geçebilmenin planlarını yapıyorum, "İşte" diyorum "Şurdan çekilirim", "Şöyle dururum, kız böyle geçer gider." Efendime söyliyim işte "Burdan turan taktiğiyle kıskıvrak yakalarım, okçularımla da yanlardan saldırıp düşmanı öldürürüm." falan. Böyle şeyler düşünüyorum. İşte o sırada bayaa da yaklaşıyo bana kız. Birimiz geçicek birimiz ölücek gibi. Düello gibi bişey oldu iyice. Heyecan arttı, adrenalin yükseldi kulaklarımdan falan akmaya başladı... Tam önüme geldi kıız, şimdi yanımdan geçip gidicek derrken, bi tökezledi ki tam önümde. Abbaaaoooğ. Resmen üç saniyelik korku filmi. Üstüme üstüme böyle. Düşçek gibi. Off. Düşünsene karşıdan hiçbişey olmamış gibi gelen şişman bi kız, sırf önüne geldiği anda ani bi hareketle üzerine zıplıyo falan. Açıkçası bi an çok korktum. Taktik felan da kalmadı zaten o korkuyla, koşarak ve ağlayarak kaçtım. Boşluğuma gelmişti.

● Bugün bi "yavaş yürüyen kadın grupları"ndan bi teyzenin şu sözüne rast geldim ki, böyle bi kaç dakika kendime gelemedim: "Gıııız gün boyu o kadar yörüyooz, ayaglarımız gokuyoo haaa." Oha dedim, neleleololoyo dedim, hatta diyemedim bile gördüğün gibi. Tabii taa neden sonra "ayaglarımız gokuyoo" kısmının aslında "ayaglarımız gopuyoo" olduğunu anladım. Ama anlayana kadar bi böyle kalbim yavaşladı, ritmik bozukluklar yaşadım, öleceğimdi.

● Yeni Zelanda'ya Yeni Zellanda diyen var. Yok değil. Kendilerine sesleniyorum burdan. ccc Açık mektup ccc. Hollanda arkadaşım o senin Zellanda dediğin şey. Ya da öyle bişey hiç yok. O diil de, Vuvu Zelanda. Of. Kötü espriyi de koyar giderim.

Daçe.

Bir kişi Ömer Üründül olmaya çabaladı

  1. littleiv says:

    ahahhahaha olum çok güldüm ya. tökez olayında kahkaha attım resmen.

Etiketler

anket (4) foto (54) motion (1)