9 Mart 2012 Cuma

Birkaç Adımda Taksici ile Sohbet Adabı

9 tane ömer üründül tadında yorum
Merhaba okurun dibi! Hayattan daha çok keyif almanı sağlayacak küçük ve pratik önerilerimle karşındayım. Önceden şurada dolmuşlarla, şurada da üniversite amfilerinde kız tavlamakla ilgili bir 10 adım yazısında buluşmuştuk. Bu kez başlıktan da anlayacağın üzre konumuz, kiminin parası kiminin duası, taksinin rengi buğday sarısı diye niteleyebileceğimiz yer yer sevimli kişilik taksiciyle edilecek olası bir sohbetin adabımuaşeresi.

Az önce ne demek istediğimden emin değilim.

Şimdi böyle başlık attım çünkü o kadar doğaçlama yazacağım ki, birkaç adım dediğim şeyin belki 5, belki 10, belki de 100 adıma kadar yolu var. Ben de sizlerle birlikte keşfedeceğim hadibakalım.

1. Taksiye biner binmez konuşmaya başlayın.
-İlk ve en önemli kuraldır. Konuşmaya hemen başlamak ve güler yüzlü olmak şart. Fakat bazı bazı görüyorum; daha bu adımda yanlış yapan oluyor. Öküz gibi, hayvanın oğlu gibi, daha şoförün yüzüne bakmadan gideceği yeri söyleyen insanlar var. Biliyorum içinizde de vardır şimdi. OĞLUM ÇOK AYIP LAN! Öyle dann diye "Şuraya lütfen." denir mi. Bi de bunu böyle tripli tripli, kendine özgüven tavan yapmış şekilde benimseyen var. Hayır bunu yapıyosun, ondan sonra adam azıcık bişey bile dolaştırsa hemen, adeta bir gereksiz duyarlı gibi bik bik bik diye hakkını arama yoluna gidiyorsun. Taksimetrenin iki lira fazla yazmasından başlayıp, kendini hayvan haklarında bulan adam var. Çk. Öyle olmaz.

2. Hâl hatır sorun, samimiyet tohumlarını atın.
-Taksici ile girişeceğiniz iletişimin ilk ayağı ona hâlini hatrını sormak olmalı. İçinizden gelmiyorsa, ben öyle sevimli bi insan değilim, şirretin, gıcığın önde gideniyim diyorsanız, işte sizin için birkaç küçük ipucu: "Merhabalaaar :))))", "Selaaaam!", "Neaber baba naptın yaa? Mehh mehh..." bu ipuçlarından sadece birkaçı. Bunlardan yola çıkarak kendi muhabbete başlama cümlelerinizi yaratabilirsiniz. Samimiyet tohumlarını şimdiden atmakta yarar var zira önünüzde en az 20 dakikalık bir yol olduğunu düşünürsek size bayaa bi giricek. En azından inerken pazarlık payınız olsun.

3. Bu 'az samimi gibi' girişten sonra arayı soğutmayın.
-Evet bu adım çok kritiktir. Yine en çok hata yapılan, sonunda da kaosa sürüklenilen adımlarımızdan biri. Taksiciyle güzel güzel selamlaştınız, gideceğiniz yeri de söylediniz, arada az samimi gibi bağı kuruldu. Dikkat: bu çok ince ve kırılgan bir bağdır. Eğer sadece bu maksimum 45 saniyelik konuşmaya güveniyorsanız, size yine çok pis giricek ben onu şimdiden diyim. Evet güzel bir başlangıçtı, ama şimdi bunu sağlamlaştırmak gerek. Bunu yapmanın da en kritik noktası; hâl hatır muhabbeti (serim) ile bir sonraki konuşma (düğüm) arasında geçecek zamanın optimum olmasıdır. Yani, yeniden konuşmaya başlamak için en az 10, en fazla 60 saniyeniz var. 10 saniyeden önce konuşmaya başlarsanız, bu ona çok itici gelecek; 60 saniye geçtikten sonra başlarsanız o az samimi gibi bağı çoktan yok olmuş olacak. İyi ayarlamak lazım.

4. İkinci konuşmaya yine siz başlayın.
-Futbol, siyaset, ekonomi... Hatta yol üzerindeki seyyar kokoreççi bile. Kısacası her şey konunuz olabilir. Taksicinin önceden algıladığınız sevimsizlik katsayısıyla doğru orantılı olarak edineceğiniz neşeli bir ses tonu ile bu konulardan herhangi birini açıp da anında geri dönüş almamak işten bile değil! Yeter ki ilk adımı siz atın.

5. Ona küçük sürprizler yapın.
Konuşmanın çok sıkıcı bi yere doğru yol aldığından emin olduğunuz anda, iletişiminizi monotonluktan kurtarmak için ona yapabileceğiniz bir sürü sürpriz var. En çok kullanılanı deneyin: "AAABİ ŞURDAN GİRİCEZ çok pardon ya son anda söylemiş gibi oldum ama ehe ehe..." Bu onun aklını alacaktır.

6. Telsizden aniden gelen sesleri özümseyin, kendi arkadaşlarınızmış gibi sevin.
-Çoğu zaman (alkol almadığınız zamanlar hariç) gergin dakikalar yaşayacağınız bu taksi yolculuğu boyunca, gergin diyorum çünkü çok fena giricek, taksinin derinlerinden bir yerden bazı garip garip seslerin geldiğini duyacaksınız. İlk başta uzaylıların dünya ile iletişim kurmak istediğini düşüneceksiniz, normal, ama korkmayın; o sesler taksicinin can dostlarına ait. Bir yerde de tabi gaspçı ya da yankesici olmadığımızdan emin olana kadar bize verilen gözdağıdır o sesler. "Bak biz durakta kaç kişiyiz sen biliyon mu, ona göre." hesabı. Sizden şüphe etmesinde kişisel algılayacak bir durum yok, alınganlık göstermeyin.

7. Sağlığınızı tehlikeye atacak hareketlerden sakının.
-Kavga çıkarmaktan filan değil; taksimetreye bakacam diye boyun, sırt ve göz sağlığınıza zarar vermenizden bahsediyorum. Genelde "hem çaktırmayım, hem de kaç para yazdığına bakayım" gibi bir içgüdünüz oluşabilir, olur o, ama bu güdünüze yenik düşmeyin. Taksimetredeki sayıyı okuycam diye iki dakika içinde hipermetrop gözlerini önce iyileştirip sonra miyoplaştırmış arkadaşlarım var benim, yazık edersiniz.

8. İnerken ona teşekkür edin, bir teşekkür bütün hayatını değiştirebilir.
-Ehehe yok lan öyle bişey şaka yaptım. Yok bi de öpücük kondursaydın adamın yanağına. Deli midir nedir. Demek istediğim, inerken de en azından saygılı sevgili davranın. Çok iyi bir çocuk olursanız taksimetrede yazan paranın beş lira altına bile inebilirsiniz. Tabi onun için de bazı özel cümlelerimiz var ileriki kurlarda öğretiyoruz; mesela bir tanesi "Aabi öğrenci indirimi yapsak, bana ne olur bana, onu söyle sen :))))".

9. İndikten sonra rehavete kapılmayın, yalandan takındığınız gülümsemeyi kaybetmek için iyice uzaklaşmasını bekleyin.
-"Mnakodumunçocuğu ya resmen soydu, bütün cüzdanı emdi hayvanın oğlu" demeden önce belli bir mesafeye erişirseniz iyi olur. O zamana kadar o samimiyetsiz gülümsemenin yüzünüzde olmasını, "Allahım dünyanın en harika taksisinde yolculuk yaptım, çok mutluyum!" düşünceleriyle destekleyin. Zaten şöyle bir 50-100 metreden itibaren ver edersiniz agresyonu, küfürü.

Evet birkaç adım dediğim 9'da kaldı. Sağlık olsun. Mühim olan Daçe Der Ki ekranlarında izleyicilerimizin hayatlarına minik katkılarda bulunmak. Bir sonraki yeni yazıya kadar görüşmek üzre, sağlıcak diliyorum.

Daçe.

9 kat daha fazla Ömer Üründül

  1. pınar says:

    Madde 5, sen beni benden aldın!

  2. Gürhan says:

    otobüs ağzına kadar doluyken otobüs şoförlerinde de işe yarıyor mu bu taktik? :)

  3. Daçe says:

    otobüste dene tabi ama ağzını burnunu kırmaya yeltene de bilir, ters tepmesin dikkat et. taksiciler daha naif oluyor genelde :)

  4. ali_ağaoğlu says:

    evlat,taksici insanıyla uğraşma,özel şoför(ya da şöför ya da şöfer) en iyisi,zaten biliyosun toplasam bendeki arabaları burdan köye yol olur.

  5. Daçe says:

    ali ağabeyciğim öğrenci adamız ne özel şoförü. yalnız yorum yine senden gelince bi güldüm, o kadar holdinginin zenginliğinin arasında ne ara vakit buluyorsun anlamıyorum..

  6. littleiv says:

    ben hep 7 numaradan kaybediyorum. boynum tutuliye yavrıım

  7. Mjora says:

    öncelikle güzel bir yazı olmuş...o konuya girmek için belirlenen muvazeneli süre çok önemli...burada tabi taksicinin mizacından , tipine kadar yolcu olarak bizim irdelememiz gerekiyor uygun bir konuşmaya başlamak için...adamın tipinden hangi konulara eğilimli olduğu anlaşılabilir...mesela karşı takımı tutan , bunun emarelerini barındıran aksesuarlar kullanıyorsa taksisinde , tatlı sert derbi vs. muhabbetine girmek yerindedir...onun dışında gündelik trafik , siyaset , ekonomi gibi konulara da giriş yapılabilir...
    şehir bazında pek belirtmemişsin...ankara taksicileri genelde mülayim gibi görünüp gizli istanbulludur...istanbullu gibi alenen belli etmezler piçliklerini ama kendilerini kıvama getirebileceğimiz insanlardır...
    taksi parası konusunda çok başarı sağlayamadım bugüne kadar , sosyal olmak ve konuşmak adına ise çoğu şeyi başardım...

  8. ebruhu. says:

    Çiçek Taksi introsuyla kafamda canlanan Ramazan Abi.
    Beşinci Madde.
    Dokuzuncu Madde.
    Nays.

    Yalınız, görsel olarak bir süveterli, kaytan bıyıklı taksici abimizi görmek daha iyi olurdu. Bıyığı bilmem de o süveter olacak.

  9. Daçe says:

    @littleiv;
    abi adamsendecinin evlatları taksimetreyi sırf boyun fıtığımız olsun diye abuk yerlere koyuyorlar ondan hep. yine de temkinli olmakta fayda var :)

    @mjora;
    eheh şahane bir ekleme olmuş adeta, teşekkür ediyorum :)

    @ebruhu;
    konşuhu ben de isterdim süvetli koyayım ama blogun belli bir elitistlik seviyesi var, yabancı bir filmden görüntü koymaya doyamıyorum. ondan :)

Etiketler

anket (4) foto (54) motion (1)