3 Mart 2012 Cumartesi

Bazı Filmler Bağımlı Olmalı

5 tane ömer üründül tadında yorum

Ben var ya Kültür Bakanı olsam, bir: tiyatro ve film afişlerinde Comic Sans yazı tipini kullanan kişileri tespit edip, tek tek zindana attırırdım; iki: "bağımsız film çektim, festival filmi yaptım oleeey :))" diye afedersin kıçım gibi film çeken birtakım kendinbilmez kişileri genital uzuvlarından (çok kibarımdır) tavana asardım. Gerçekten bunu yapardım dostum anlıyor musun ha?

Bugün cancaazla bu senenin if! bağımsız film festivali'ne şöyle bir giriş yapalım dedik. Geçen yıl ilk bağımsız filmimizi izlememiz üzerine büyük aşk beslemeye başladığımız -ve biraz da sağolsun kendimizi entel gibi havalı gibi hissettiren- bu festival, bi dakika bu cümle aldı başını gidiyı. Heh şöyle. Benim blogumda bana artistik yapmak var mı olum, koyacağım bi noktaya bakar!! Neyse kendi cümlesine atarlanan insan olmayayım gece gece.

Bağımsızdır dedik, isyankardır, ele avuca sığmaz dedik, allah bilir nasıl havamıza hava katacak, nasıl entelektüel bir patlama yaşayacağız dedik; gittik "You Hurt My Feelings (Hislerimi İncittin)" filmine bilet aldık.

Ben kısaca şöyle özetleyeyim sevgili okur; bu film 97 dakika olarak görünüyor, fakat benim ömrümden giden zaman yıllarla ölçülür. Öyle diyeyim sen anla.

Allahıııııım, o nasıl bir konusuzluk, o nasıl bir yavan amatörlük. LAN! Amatör film yapabilirsiniz, tamam eyvallah, hatta yeri gelmişken reklam yapayım ben de şu sıralar amatör olarak bi film çekiyorum sevgili okur en kısa zamanda blogda da gösterime sunucam, ehehe, neyse, ama amatörlüğün de bi sınırı, bi eşiği var ya. O eşikten daha amatör olamazsın, olunamaz, olunsa o direk düğün videosu olur, bebek videosu olur; festival filmi OL-MAZ.

Festival dediğin neşeli olur di mi, festival deyince şahsen benim aklıma böyle çiki çiki oynayan mutlu ve sıcak insanlar geliyo.

Filmin 97 dakikasının toplamda nerden baksan rahat bi 50 dakikası youtube'da "sevimli bebek videoları" yazarak aratıp bulacağın ilk 10 sonucun bir kolajı gibiydi. Bu 50 dakika boyunca tamamen 3 yaşındaki bir kız çocuğunun büyümüş de küçülmüş hallerinin ekmeğini yemekle geçti. Kalan 47 dakikanın 30 dakikası filmdeki senaryosuzluğu, o yavan konusuzluğu, diyalogsuz sahnelerle birbirine bağlamakla geçti, ki bu 30 dakikanın 15 dakikasında cancaaz da ben de uyumuşuz. Daha doğrusu benim böyle bi içim geçmeye başladı, ama dedim lan şimdi filmde uyudun olucak, entellik diye filme geldik öküz olup çıkmayalım dedim; ama imkânı yok yani bu kadar durağan bi filmde gözlerini tutamıyosun. Kafeinin köpeği ol istersen, bu film uyutuyor arkadaşım. Filmden çıkınca ben uyuduğumu nasıl çaktırmam diye düşünürken cancaazın da bir ara uyuduğunu itiraf etmesi üzerine aşırı rahatladım tabi.

uyanık kaldığım ender sahnelerden. onda da bi mindfuck.

Konusunu da anladığım kadarıyla anlatayım bak. Demokrasi ve objektivite babında her şeyi yapayım ondan sonra bi de sen yorumla filmi can okur. Şimdi bi adam var böyle sakallı, iki tane çocuğu var (bi tanesi bütün film boyunca yönetmen tarafından ekmeği yenen 3 yaşındaki kız çocuğu, diğeri daha da küçük). Sonradan anlıyoruz ki bu çocuklar adamın değilmiş, adam bakıcılık yapıyormuş. Haa film sanatsal ya, işte festival filmi ayağında ya, bu bilgiyi herhangi bir diyalogla değil de, birinin adama para verdiği sahneyle anlıyorsun. Tamamen senin yorumlayıcılığına kalmış yani. Bu adam kızları karda gezdirmeye çıkıyor, orada bir ara bu 3 yaşındaki bir anda ortalıktan kayboluyor. "Lan" diyorsun "herhalde kız kaybolacak film bunun üzerine kurulu olacak" filan. Kız hemen bulunuyor sonra, konu oraya kaymıyor. Neyse sonra nedendir bilinmez, birtakım iç bunaltıcı diyalogsuz sahneden sonra adam sakallarını kesiyor. "Lan noolucak acaba" filan diyorsun, bakıyorsun adam eline çiçek almış, bi kızın peşinden yürüyor böyle. Kız önden bu arkadan, kız hiç sallamıyor filan. Sonra kızın şu anki sevgilisi çıkıyor ortaya, "Lan" diyorsun "herhalde kavga çıkacak filan biraz aksiyon olacak" öyle de olmuyor; bu iki adam kanka oluveriyor. Şu ana kadar anlattığım şeyler 10 dakikalıkmış gibi dursa da aslında 40 dakika filan sürdü. Sonra ben bir uyumuşum işte içim geçmiş, uyandığımda bu kızın şu anki sevgilisi, filmin başında görünen çocuk bakıcısı olan eski sevgilisine çiçek veriyor. ŞOK! "Lan" diyorsun "nooluyor amk?" Ulan uyuduk uyandık hemen bir ilişki mi kurulmuş ne olmuş, arkayı dönmeye gelmiyor. Sonra bu 3'ü denize filan girip çıkıyor, allah yarabbi, o sahneden hiçbir bok anlamadım zaten. Arada yine bir uyuklama dönemi. En son kızla bu eski sevgilisi yeniden sevgili olmuşlar, evlenicekler hatta, kız gelinlik filan bakıyor. Sonraki sahnede bu yeniden sevgili olduğu adam, kızın eski sevgilisi olan ama benim az önce şu anki sevgilisi diye anlattığım adamla düğün gecesi eğlencelere kaçıyor, yeniden yeni sevgili olan adam düğününü kaçırıyor haliyle. Yemin ederim yazarken gınalık geldi. Kızla yine ayrılıyorlar tabi. Kısacık uyuklama. En sonunda çocuk bakıcısı olan adam elinde tahtadan bir beşikle kızın evine geliyor, kız bi gülümsüyor filan. Bu kadar. Nasıl? Siz de bir s.k anlamadınız di mi?

Düşün, hem konu bir boka benzemiyor, hem sanat filmi, hem müzik bile yok, hem de ara verilmiyor!

Bu film, festival filmleri aşkımızın ıstırabı oldu resmen.

Puan vermek gerekirse 3 verebiliyorum, o da sinema bileti gnçtrkcll sayesinde ucuza geldi diye. Ehehe. Valla çok ciddiyim.

Bu blog vasıtasıyla birtakım bağımsız yönetmenlere, bağımsız senaristlere, bağımsız yapımcılara seslenmek istiyorum: Bakın eğer gerçekten böyle işkencelerle bizi yoracak bi film de siz yapacaksanız, ne olur azıcık bağımlı olun. Bu kadar bağımsızlığın, böyle başınabuyrukluğun kimseye bi faydası yok. Lüzumsuz adamlar sizi. Gidiyim de yarın festivalin şöyle adam gibi bi bağımsızını bulup izleyeyim, öyle her bilmediğine dokunmican demek ki.

Daçe.


*not: sürprizi kaçmasın, bi de beklentiyi yüksek tutmayın diye şimdiye kadar sır gibi sakladığım bir kısa film çektim, hatta çektik, en yakın zamanda vizyona sokucam, çok entüsiyastiğim bu konuda. ehe.

5 kat daha fazla Ömer Üründül

  1. ali_ağaoğlu says:

    ben bu çocuğa çok gülüyorum.

    evlat,kısa filminin reklamını falan yapman gerekirse bana gel,sponsorun olayım ;)

  2. Daçe says:

    ahahah :D

    tamamdır ali abicim (abicim dememde bi mahsur yoktur umarım) film biter bitmez gelicem towerlarından plazalarından birine. bi oraletini içicem.

  3. Dün ben Ganduya gittim. Bu ne ki? Kaç kişi çıktı filmden sayamadım, erotik içerik yoktu filmde, bildiğin porno vardı. Hadi onu geçtim, filmin içi de boştu. Bugünkü Four horseman'dan çok umutluyum ama.

  4. pınar says:

    festivale dair tek güzel şey tek dişi kalmış, sevimli hamurlar artık.
    :)

  5. Daçe says:

    uyumayan ses; abi festival filmi ayağına boş iş peşinde koşan insanlar var resmen, bi film bu kadar bağımsız olursa porno da olur konusuz da olur... bakalım four horsemen iyiyse gidebilirim :)

    pınar; o hamurlar da sevimlilikten ölücek beybi, onların uğruna gidelim yarın :D

Etiketler

anket (4) foto (54) motion (1)