22 Mart 2012 Perşembe

Yok Ki

2 tane ömer üründül tadında yorum
Az önce "Sup vardı yeaa sup, yok mu sup bugün?" diye sorduğumda annemin verdiği cevap "Sütlaç var onu ye?" olmuşsa; Doktor Ötker akıllı olsun akıllı!

Neaber bebiş okur? Her gün mail kutumu dolup taşıran binlerce okur maili arasından seçip okuduklarıma bakacak olursak, biraz hasta gibi misin? Çoğunluk öyle yazmış çünkü, "Ölüm döşeğinde, ama yine de okuyorum seni :)))" gibi mailler aldım bu hafta hep. Eksik olmayınız efendim, çok geçmiş olsun.

Ölüm döşeği ne kadar garip bi öbekmiş, düşününce. Döşek'le alakalı sanırım. Hatta daha çok döş'le. Döş ne ya, döş diye kelimemiz var resmen.

sağdaki fotoda, adamın "ben de sevmedim de giyiyoz işte" bakışı. yoksa yazıyla bi alakası yok.

Gün geçmiyor ki bir toplu taşıma aracında komiklik yaşanmasın sevgili okur. Haftanın ilk günü bindiğim ringde, espri yapabilirliğini hiç belli etmeyen sinsi bir ring şoförünün, tam da akabinde bateri çıss'latmalık şakasıyla şenlendik:

Ring her zamanki gibi kalabalık, ring her zamanki gibi coşkulu. Dışarıda hava güzel, içeride de inanılmaz bir dinamizm var. Bir durakta heyoooo! diye 10 kişi iniyor, sonrakinde baooooovvv! diye 20 kişi biniyor filan, böyle her durakta çıslaya pıslaya, dura kalka ilerliyoruz. İşte yine o şekilde baltalar elimizde uzun ip belimizde neşesiyle duraklardan birine doğru geldik, yanaşıyoruz, inecek olanlar hemen kapı diplerinde birikti falan, neyse kapılar açıldı, inenlerin tamamı indi, binen de pek olmadı, yalnız arka kapının önünde bekleyen bi kız son anda inmekten vazgeçti. Öyle duruyo ayakta. Şoför de tabi aynadan bakıyo, orda insan var. İlerleyemiyo da. Bunlar aynadan kesişti böyle uzun süre, sonra telepatiyle anlaşamadıklarını fark edince şoför, kıza, "Hocam inmiyo musunuz?" diye seslendi. Coşkulu kalabalık sus oldu. Arkadan çelimsiz bir "Ee yok ya burda inmicekmişim sonradan fark ettim:))" cevabının ardından; o sinsi gibi başından beri bekleyen, o önceki gün bilgi yarışması izlemiş, o havanın güzelliği ve öğrencilerin coşkusuna kendini kaptırmış şoför kafayı arkaya çevirdi, iyice uzandı, müthiş bir espri patlattığını sanarcasına, "Son kararın mı?" dedi, sonrasında da aşırı güldü. O aşırı gülünce biz de aşırı güldük, biz aşırı güldükçe kız bi üzüldü, kız üzüldükçe adam daha da güldü, filan derken burdan diğer paragrafa nasıl atlayacağımı bilemedim ama olaylar az çok böyle gelişti.

Çok alçak masa-sandalye kombinasyonunda insanın kendini tıpkı lanet olası adi bir pislik gibi, ensesine vurulası bir şamaroğlanı gibi hissetmesi + Çok kalabalık ve coşkulu bir arkadaş grubuna çok yakın bir yerde yalnız oturmak, sonrasında her geçen dakika o grubun daha da çoğalması, hatta ve hatta sırf sen kendini daha da büyük yalnız bir ırıspıçıcığı gibi hisset diye gruba dünya ülkelerinden temsilciler katılması. Bunlar olduğu sürece hayat çok zor.

Ben istiyorum ki, şive, lehçe ve ağız aynı şey olsun, bizden sonraki nice nesiller 'hangisi neydi amk :s' diye düşünerek heba olmasın.

Turkcell seminerinde uzun uzun her şeyi anlatan kişiyi (turkcell'de bayaa t.şaklı bi adamdı galiba da şimdi unuttum tabi) büyük bir dikkatle dinlerken telefonuma bir anda üç mesaj birden gelmesi (üç mesaj birden diye erotik mesaj servisi olurmuş), gelen üç mesajın da Turkcell'den olması... Başta bi korktum tabi, lan dedim, internete bağlı değilim bişey değilim, nerden bildiler lan burda olduğumu filan dedim; sonra baktım, gayet yavan bi şekilde "Aylık mesaj hakkınızdan şu kadar, konuşma dakikalarınızdan bu kadar kalmıştır" yazmışlar. Ben halbuki "Genç adam, bu mesajı okuduğunu kimseye belli etme ama; o seminerde olduğunu ve çok iyi dinlediğini biliyoruz; ve sana on milyon dolar teklif etmek istiyoruz. Çıkışa gel." filan gibi bi mesaj hayal etmiştim. Pee..

O diil de bütün bir film boyunca Gamze Özçelik sandığım, "Vay anasını ya kadın o kadar travma geçirdi demek ki atlatmış ve oyunculuğa dönmüş" filan diye dakikalarca kâh sosyolojik, kâh psikolojik düşünü ve yorumlar yaptığım Patlak Sokaklar'daki Jennifer'ın, film sonunda Gamze Özçelik olmadığını öğrenmem çok acıklı oldu.

Gerçekten çok sıkıldığım ve daha fazla konsantre olamadığım için bişey de öğrenemeyeceğim derslerin hocalarına "Yok ki :)" demek istiyorum. Çünkü bi yerden sonra hakikaten "yok ki :)". Sevgilerimle efendim.


Daçe.

2 kat daha fazla Ömer Üründül

  1. 'ELA' gözlülerden bir Daçe. says:

    şu yazılarının arasına balıklama dalıp,komikli şakalarınla pata küte ağız burun cebelleştikten sonra "ahaha ohoho hığahahaha ıhıhıhıhıahahashdgjkl" şeklinde,yerde ters dönesiye kadar gülmek istiyorum.insan gibi gül gül nereye kadar ama di mi,fantezi üretmek leazım.

  2. Daçe says:

    ahahah 'ela'yı da büyük yazıyo artık kindar... söz bi sonraki yazının arasına sıkıştırıcam seni bakalım nası bi dünya var orda. komple fantastik.

Etiketler

anket (4) foto (54) motion (1)