1 Kasım 2011 Salı

Bizimle -Türkçe- Çalışmak İstermisiniz?

2 tane ömer üründül tadında yorum
istersinizmi. istermisiniz. misiniziniz. miz.

Ayda 5 yazı ile rekor peşinde koşarken an itibariyle 3 yazıyla kapattığım koca bir ay son bulmuş, yerine umut dolu yepisyeni kasım gelivermiştir. Neaber?

2001'den bu yana her kasımda "Kasımda aşk başkadır ehehheheheheheheh ehehehhehehehehehe ehehehehheheheeh" diye espri yapıp uzun uzun gülen insanlar tanıyorum. Bu seneyi de boş geçmeyecekler. Pisler.

O kadar yoğunum o kadar yoğunum ki sevgili okur, yoğunluk olarak teke tekte boza'yı harcarım. O derece bir yoğunluk. Fırsat bulduğum ilk arada da hemen esprilere şakalara girişeyim istiyorum. Yaa. Evet. E o zaman? Galiba. Di mi yani? Bazen. Hadi bakalım. Hop.

Bişey diyim mi okur. 21. yüzyılın Türkiye'sinin Ankara'sında hala "Oran'a gidiyorum eheheheh :))))))) Oran Oran. Oran'a binip gidicem. Eheheheh. Kehehehehe." diye espri yapıp uzun uzun gülen adam var. Başta bahsettiğim insanın bir akrabası gibi. Deli miler ne, beni buluyolar. Gidin oğlum saldırıcam artık gidin lan!

Geçen gün göz göre göre'nin tanımı benimle yapıldı inanır mısın. Sabah saat 7 yirmibeş falan, otobüs durağındayım, 7 buçukta gelip beni ve okula giden birkaç kişiyi alacak otobüsü bekliyorum. Ama nassı uykuluyum. Nassı. Öyle uykuluyum. (tam olarak nası olduğunu anlatamamak. denemeye çalışınca hala da anlatamayacağını fark etmek. en yakın çıkıştan sıçmadan kaçayım derken parantez içine hayvan gibi yazı yazarak paragrafın bölünmez bütünlüğünün afedersin mnakoymak. filan) Ne diyodum... Öyle uykuluyum işte. Bekliyorum buz gibi havada, gözlerim kısık falan o sırada tabi saatlerimiz tüm hızıyla ilerliyor. Sağa bakıyorum bekleşenler, sola bakıyorum bekleşenler. Mis. Tabi saat 7 buçuğu geçiyor hafiften artık. Bi yandan rahatım sonuçta her gün gelen otobüs bugün niye gelmesin ama bi yandan otobüs gelmedikçe tuhaf bi gerginliğe kapılıyorum falan. O sırada her şey bi anda kararıyo sevgili okur. Sonra uzaktan bi ışık bana geeel geel yapıyo. Sonra yine kendime geliyorum ama o arada nolup bittiğini anlamıyorum, sağa sola bi bakıyorum millet gitmiş, kimse yok... Lan! Nasıl ya hassktir demeye kalmadan bi alt durakta binecek olan arkadaşımı arıyorum. Bekletmeden açıyor. "Evet kankit?" - Janjit otobüs gelmedi di mi yeaa? - "Kankut o geldi gitti ya :( Bir dakika falan oluyo" - Hmm ha öyle evet tabi. Hee di mi yani onu diycektim ben de. Yani. Tabi canıım ehehe on dakikadır beklediğim otobüsü göz göre göre kaçıracak değilim ya ehehehe neğadamsın. Hınzır seni. Ben tam olarak ne anlatayazıyodum ya.

Zamanında örgü örüp örüp "Yavrım hiçbirini giymiyosun ama bak bissürü şey örüyom sana yavrım" diyen annanelerimiz, babannelerimizin, sırf o elde örme kazakları, bereleri, atkıları falan bize giydirebilmek için on yıllaar sonra tüm dünyadaki tekstil endüstrisinin yüzde seksenini satın alıp, Mango'ya, Zara'ya, Pull&Bear'a, ne bileyim işte Colins'e, Waikiki'ye falan dağıldıklarına dair ciddi şüphelerim var. (bunun hepsi bir cümleydi bu arada). Piyasada bu kadar çok örgü olmasının ve küçükken beğenmediğimiz, "bok gibi lan bunnar" dediğimiz baklava desenli şekilsiz şemalsiz kazakların şu aralar gençler arasında inanılmaz gideri olmasının başka bir açıklaması olamaz. (al bu da ikinci cümleydi. lan ben inanılmaz yetenekliyim ya. neyse.)

O diil de hakkaten sırf moda oldu diye afedersiniz bi ske benzemeyen şeyleri giymek zorunda mıyız ya biz. Neymiş örme hırka modası varmış da, erkekte çokgzel duruyomuş filan. Lan oğlum. ANNANEN GİYDİREMEDİ SANA, SEN 80 LİRA VERİYOSUN LAN!! Ohh. Atarımı da yaptım. Burdan az önce saydığım tüm mağazalara da kınamalarımı gönderiyorum. Kın.

Cancaazla çok sık gittiğimiz self servis bi restoranda, istisnasız her gidişimizde "Hoşgeldiniz efendiiiiiim, iyi çalışmalar efendiiiiiim, kahve ya da çay arzu eder misiniz efendiiiiiiim, çaylar benden efendiiiiiiiiim" diyen bi garson var ve biz ikimiz gerçekten çok korkuyoruz.

Esnemenin bölünmesi kadar üzüntü verici bişey yok şu hayatta ya. Hatta en fenası da, esnemenin, ZINNRR ZINN ZINNNRRRR diye hayvansal şekilde irkilten telefon titreşimiyle bölünmesi. Allahssenbüyüksün nasıl irkiliyorum her seferinde.

"BİZİMLE ÇALIŞMAK İSTERMİSİNİZ?" diye bi pdf ya da docx dokümanı var galiba internette, eleman arayan tüm işletmeler bunun çıktısını alıp yapıştırıyo camına. Arkadaş bir kimse bilmez mi ya soru ekinin ayrı yazılacağını. Kosskoca Abdullah Kiğılı'sın sen, yani ismi okuyunca bile dizleri titretecek bi nüfuzun var, sen mağazana İSTERMİSİNİZ'i asmaya nası razı olabiliyorsun ya. Nasıl ya. Ya ben sizi hiç anlamıyorum ya gerçekten.

Aa ayın 1'i bugün. Blogger'dan da mayışımı çekip buralardan gidiyorum.

Daçe.

2 kat daha fazla Ömer Üründül

  1. littleiv says:

    Oh ne zamandır yazı bekliyorduk bro. Adamsın. Tabii şimdi diyebilirsin 'lan bana diyosun kendin niye yazmıyosun' böyle dersen öncelikle haklısın derim ama lan dediğin için de üzülmeden geçmem ama tabii senin kibar bi adam olduğunu bildiğimden..ben bu cümleyi toparlayamam artık geçmiş olsun.

    yazı süper :)

  2. Daçe says:

    ehueheh eyvallah bro, bu arada ordan üç cümle çıkar, net. -kurban bayramı kafası-

Etiketler

anket (4) foto (54) motion (1)