ela gözlü olduğuna inandırılan çocuğun o saf gülüşü. halbuse gerçekler çok acı gelecek.
Neaber canım okur yeaa görüşemedik. Böyle de az samimi olunan kişi gibi davranmayıp direk dalayım mı konulara kafadan..
Çok aç olup da buzdolabında dişine göre bişey bulamamanın verdiği can sıkıcı mutsuzluk hâli. Yine de arada bir mutfağa gitme, "Belki bişey vardır da ben görememişimdir lan"cılık, fakat yine canımın dolaptaki hiçbir şeyi çekmemesinden kelli umutsuzlukla açık tutulan çaresiz dolabın kimselere duyuramadığı serin çığlıkları. Allahım bir açlık hâlini nasıl edebileştirdim bi anda ya... Kısaca söylemek gerekirse, allah belasını versin böyle açlığın.
Geçen gün, takım elbisesiyle, ayaküstü, böyle gerine gerine, "Yeaa ben parayı hiç sevmem biliyo musun" diyen bi adam gördüm, nas-ııııl samimiyetsiz, nas-ııııl bir kibirli. Yalancı köpek bi de bunu söylerken jipini (Jeep marka 4x4 araçlardan bahsediyorum) durdurup kenara çekmiş, inmiş, arkadaşıyla dertleşiyordu. JİP evet. Bilinçsiz ve hadsiz hayvan evladı. Kapitalin küçük oğlu seni. Hadi git şimdi yürrrüüüüü! Oh nasıl rahatladım.
Dolmuşta muavin koltuğundaki kişinin inerken de yanındaki kapıyı açıp inmesine inanılmaz saygı duyuyorum. Gerçi böyle deyince sanki hayatta nerde afedersin skimsonik şey var ona saygı duyuyormuşum gibi oldu. Lakin ki öyle değil.
Allah Behzat Ç'de figüranlık yapan adam kadar oyunculuktanbihaberlik vermesin kimseye. Amin.
Dualarım bu kadar kısa ve nettir sevgili okur,, Tanrı'yı niye oyalayayım ki boş yere di mi. Misal ben Tanrı olsam, şimdi yakışıksız bir benzetme oldu tabi ama, mesela yani düşün Tanrı olsam, ilk önce en kısa edilmiş dualara yanıt verirdim. Hatta mümkünse görseli bol yazısı az olanlar favorim olurdu. Uzun duaları da artık boş bi vaktimde değerlendirirdim, ya da "Taam ya neyse şimdi yatiim de bunlara da yarın erken kalkar bakarım" diye kendimi kandırırdım. Bilemiyorum. Duaları son güne bırakmak filan. Ekmeğini yemeye çalıştığım esprilerin hiçbir yere bağlanamayacak olması kuşağında bu hafta...
Bence "ela" diye bi göz rengi yok ya, tamamen, gözlerinin rengi hiçbir ske benzemeyen insanlar üzülmesin diye uydurulmuş bi renk gibi. Ela ne. Sanki, renkli gözlü olmaya çok özenmiş ama olamamış da, bi yandan tam kahverengi de denilmesini istemiyormuş gibi. Allah allaa. Yazık, insanları kandırmayalım artık. Ela diye bir şey yok. Bir de şu şey geyiği var, "Renkli gözlü insanlar evrimini tamamlayamamış ondan öyleymiş biliyo musunnn......." diye, o da mesela tamamen insanın kendini bir kandırmaca içinde bulmak istemesi sadece. Ne gerek var.
Dünya üzerinde Türk tipi övme örneği: Bizim nigga bi' rap yapar, parmaklarını yersin!
Asıl takımının yanında bi de yerel takım tutan kişideki sevimliliğe gel ya. Sabaha kadar ona bütün sırlarını anlatmazsın da naaparsın yani. Popülizmin o kadar da kölesi olmamışlık, kendince bir başkaldırışçılık, elde tutulamama, ne bileyim böyle bir dikkafalılık.
Dikkafalı da küfür gibi.
Pazartesi sendromun olmasın diye gecenin şu saatinde oturup yazdığım bu dev eseri bir çırpıda okuyan göz bebeklerini yediminin. Hadi kendine iyi bak.
Daçe.



