12 Ocak 2012 Perşembe

Aynen Devam

7 tane ömer üründül tadında yorum
(üst düzey fotoşop kullanırım. şş çaktırma.)

» Ta-taaaaam!!
» Gönül isterdi ki "AAAAAA HOŞGELDİNİİİİİZZ AY HİÇ BEKLEMİYODUUM:)))))))))" diye samimiyet dışı ve sevimsiz bir kucaklamayla karşılayayım sizi, ucuz bir çikolata, uçucu bir de kolonya ikram edeyim, sizin bilinci daha oturmamış 4 GB beyinli çocuklarınız rengârenk balonları patlatırken ben içten içe üzüleyim falan. Ama yok, tüm bu şarlatanlıkları bir kenara bırakıp, tamamen içten bir selamlama ile yeni Daçe Der Ki'ye alıyorum sizi: Neaber? :) Allahaşkına geç otur yabancı yok.
» Yeni Daçe Der Ki de YTL gibi oldu, ya da aslında bu blogun çakması varmış böyle otobüs firmaları gibi. Neyse. Ne yaptın yaa sevgili okur, hadi anlat, ben yokken hiçbir blogda aradığını bulamadın di mi? Kehehe kehe keh tahmin etmiştim. Hayvanlar gibi de özlemiş olduğunu varsayarak (tümdengelim tümevarım varsayım önerme allahım sen aklımı koru yarabbim bloga yeniden yazı yazınca sevinçten deli oldum) hemen konulara girmek istiyorum. Ayşen hanım pasta aldın mı sen? Ay pasta da al vallahi darılırım.
» Açılışı da final dönemine denk getirdim ki ders çalışmamak için yapılan anlamsız hareketlerinize bir şekilde dahil olayım. Meh mehh.
» En başta sana herkesin en az kanun karşısında olduğu kadar eşit olduğu bir platformdan bahsedicem sevgili okur, can okur canbonomo okur*: Ankara'nın dolmuşları. Ne oldu bi şaşırma geldi gibi. Evet, tam anlamıyla, adaletin damarlara kadar hissedildiği bir atmosfer. Geçen gün okuldan Kızılay'a gidiyorum, böyle yine 50 kişi falanız. Dolmuşun içinde soluyacak ya 3 ya 4 molekül oksijen kalmış o derece. Tabi trafik falan da olunca sıkıntıdan etrafa bakıyorum; bir yanda ders çalışmaktan içi dışına çıkmış, dağınık saç ve kıyafetleriyle düşkün bir öğrenci profili, diğer yanda 2 milyarlık dokunmatik telefonunundan hava download edip güzelce nefesini alan, bakımlı, dersleri sallamayan bir diğer öğrenci profili. Genelkurmay'ın orda kavşak var ya hani (ankaralı olmayan arkadaşlar "nekavşaayaahangikavşak" diye birbirine bakıyor şu an). Oraya gelirken, her zamanki gibi dolmuş şöförünün yönlendirmesiyle ("argadaşlar bi yardımcı olalım gavşaa geçene gadar."), benim de içinde olduğum yaklaşık 15 kişilik grup, bunun kadını erkeği, Asyalısı Avrupalısı, zencisi beyazı, ayfonlusu nokia 3310'lusu, bir tane bile çatlak ses çıkmadan "BLOFF!" diye bi çöküverdi, 2 saniyede mi ne. Şöförün isteğinden yalnızca 2 saniye sonra bi daha baktım, herkes aynı seviyede; o çöken herkes oturanlara karşı aynı rezilliği yaşıyor, bir elinde ayfonu olanı da ayfonu cebine sokmaya zorlayan tutunacak yer bulamama problemi, ortak kaderin derin sessizliği, o bir rica ile eriyen kaskatı gönüller... Şimdi anlatabildim mi sevgili okur? Anlatamadıysam da daha uzatamıycam zira paragraf kendi şahsi blogunu açacak boyuta geldi.
» Bizim okulda dönem sonu geldi diye, son ders çıkıp, "Hadi dönemi değerlendirelim!" diyen, ama akabinde "Bu dönem benim için zordu, işte koşuşturma, hem ders notlarını hazırlama hem aile işleri, efendime söyleyeyim bir ara Amerika'ya gitmiştim hatırlarsınız, çok güzeldi" diyerek kendi hayatında olup biteni anlatan hocalar var. Deli mi ne.
» Aralarda gezin bak karıştır oraları, sidebar'da eğlencelik aplikasyonlar var, iyice özümse yeni dizaynımı sevgili okur. Sırası gelmişken söyleyeyim dedim.
» Yalnız o diil de, yıllarca üzerinden milyonlarca espri yapıp ekmeğini yediğimiz 2012 de geldi ya, ben daha başka bişey istemiyorum. Resmen şu blog açılalı 3 yıl oluyor. O zamanlar sadece bir adet masam, bi de kalemim vardı. (ne idim ne oldum köşemizde bu hafta! şaka şaka.)
» Ne zaman ki bir gün muhtarlığa gidip de ikâmetgâh ilmuhaberi alıcam, o zaman iflâh olmaz bi yaşlı olurum gibime geliyo. Düşünsene ben 70 yaşındayım ama hala mal gibi blog yazıyorum filan. İlmuhaberi koymuşum bilgisayarın yanına filan.
bugün bir los angeleslının şöyle bi svitten haberi varsa ben de hayvanölüsü gibi kokayım ya.

» Bambaşka bişey sorucam. Bütün bu svitlerin kazakların aşofman üstlerinin filan niye üzerinde hep "Athletic", "Olympicss", "L.A. Champions" falan yazıyor ya. Hadi atletiği olimpiği geçtim, her bir svitin üzerinde Los Angeles, Minnesota, Texas yazması nedir arkadaş, nedir ya? Ben hayatımda Los Angeles mı görmüşüm, yok görmeyip de Los Angeles'a gönül mü vermişim, ülkemizdeki bu gereksiz Los Angeles hayranlığı nereden geliyor ha, nereden geliyor? Yavan İstanbul tişörtünden bile fazla Los Angeles'lı New York'lu Oklahoma'lı svitşört var yemin ediyorum. Haa öte yandan bir de öyle yok "Engine", yok "Gasoline", yok işte "Motor" filan yazıyorsunuz (svitinde motor yazan adam gördüm ya). Ne anlıyorsunuz, köpeğiniz oliyim bana da anlatın ya. Motor ne lan allahsız Motor ne ya.
» Eş-dost ortamlarında ne zaman Avrupa konusu açılsa, misal biri Erasmus'la gitti ya da direktoman tatilini geçirdi falan, ilk başta gidilen ülkenin güzellikleri konuşuluyor, gitmeyenler de bildiklerini yarıştırırcasına ver ediyor falan, ama sonra konu dönüp dolaşıp hooooop diye, o güzelim ülkenin aslında ne kadar boktan olduğuna geliyor. "Eaaabi var ya orda sokakları filan bok götürüyomuş.", "Tabi canım zaten Fransızlar aşırı pismiş, hep bok yiyolarmış bi de sidik" gibi yavanlıklar olmayan bir Avrupa gezisi sohbeti ben daha duymadım. ("fransızlar" yerine, tercihen, "ispanyollar", "almanlar", "eaaabi italyanlar hele" filan da gelebiliyor.)
» Telefonla konuştuğun biri telefonun aparlörünü açıp "Bak burda kalabalığız haa ehehehe hoparlöre aldım şimdi seni :)))" diyen karşı taraf, sular seller gibi konuşan insanın dediklerini yutturuyor ya. Ah o aparlörü icat edenin allah belasını versin. Ben en son böyle bir gerginliği Shutter Island'da yaşamıştım oğlum. Konuşacaksak ikimiz konuşalım. Lütfen.
» Şimdi ben sizleri blogun diğer öğeleriyle başbaşa bırakıp kaçıyorum sevgili okur, sen de iyice benimse, yine yorumunu layk'ını esirgeme. Gerekirse "OHAAA bu tasarım için saatlerce gözlerine kan oturmasına değmiş, çok beğendim!!" temalı iltifatlarınla feysbuktan, twitter'dan gel. Haydi adem elmasından öptüğümünün, sağlıcak içinde boğularak can ver.

*illuminati gibi göndermelerim vardır.

Daçe.

7 kat daha fazla Ömer Üründül

  1. ebruhu. says:

    Yazıyı okuyup gözlerinizi 12 saniye kapatınca üçgenler göreceksiniz!

    OLUMHOŞGELDİNYA! Özledik, öyle yorum yazmayla nereye kadar, ama ben böylesi muhteşem bir dönüş bekliyodum zaten. Şablonu beklemiyodum da yani böyle hayvanat bahçesi gibi gülmeyi bekliyodum. Bekledik da anlatabiliyo muyum?!

    Gönül istiyor ki her bir maddene, parağrafına yazayım. Yazdıkça yazayım, abartayım, mini post oluşturayım burada. Ama şu an sadece şunu yapabilirim:

    Hani kalabalık bi' salonda sessizliği bozarak ayağa kalkan, yavaş yavaş alkışlamaya başlayan, alkış hızını artırırken kafasıyla böyle onaylar falan. O benim.

    Hadi bana da bekliyorum bak arayı açma.

  2. ebruhu. says:

    ayrıca sürpriz sürpriz dedin ben önceden anladım onu, çok akıllıyımdır. hemen koştum ilk yorum benim olucak diye, şimdi ikinci de benim!!!!

  3. Daçe says:

    ahahahahah teşekkürler konşu öncelikle hızını alamadığın için (iyi iyi çok yorum görünsün :/) ve ilk yorumun için de ehehehe diyorum, cansın. :)

    bi de o alkış olayını gerçekten tuttum. kıpsss. :)

  4. Mjora says:

    yaw oradaki o genelkurmay kavşağındaki çökme sosyolojik olarak ele alınması gereken bişe :D toplumun her gesiminden insan çöküyor arkadaş...süper ve bunu da yapan dolmuşçu bir ego patlaması olabilir...

    losangeles tişörtü de çok garip , yapcak bişe yok en az eramusunan ülke gezmiş insan kadar gururlu dolaşıyodur o losencılıslı eminim...

  5. Daçe says:

    abi evet kesinlikle öyle büyük bi ego patlaması yaşıyo ki o dolmuşçu. kendini evrenin hakimi sanıyordur o an yeminle..

  6. littleiv says:

    OH BE!!!!

    yine efsane bir yazıyla geri dönüş yapmışsın bro'ların bro'su.

    özellikle minibüs maddesinde kahkahalar içinde kaldım. devamı gelsin :)

  7. Daçe says:

    gelicek gelicek artık pause yok yola devam bro, eyvallah çok sağol :)

Etiketler

anket (4) foto (54) motion (1)