22 Temmuz 2011 Cuma

I Brain, You Brain, He/She/It Brains

0 tane ömer üründül tadında yorum
Yaz okulu sırasında götümü devirip yatmayayım, iki ders verip umut satayım diye özene bezene hazırladığım bu afişlerden okulda sayılı birkaç yerde var. Bir tanesi de fizikte, tam olarak bugün fotoğrafını çektiğim bu afiş. Şimdi... Arkadaş, yeri gelince akraba arasında, arkadaş ortamında filan hep gerim gerim geriniyosun vay efendim ben odtülüyüm filan diye. Herkes sana saygı duyuyor, bi ağırlığın oluyor filan. Hatta yeri gelince, I Brain ODTÜ tişörtlerinden alıp alıp giyiyosun, videolarını filan paylaşıyosun hayvan gibi... Böylesine bir özgüven. İyi tamam, şahane. Ama, şu caağnım afişe "61 // Bize Her Yer Trabzon!" yazmak nedir canım, nedir gözbebeğim, nedir ha nedir benim canımın orta yeri. Nedir. Pislük.

Bu afişten bi tane de matematiğin önünde var, onu da bir ara çekip koyucam bu postun devamı olarak, üstelik o daha beter. İnsanlar üzerinde diyalog filan kurmuş artık. Neyse. Sevgiler.

(yalnız önce sağ üst köşede tükenmez kalemini bir denemiş olması, sonra sağ alt köşeye özlü sözünü bırakması çok güzel olmuş. garantici yaklaşım. mükemmeliyetçi. kalem yazıcaksa yazarım, yazmayacaksa hiç işim olmaz'cılık. vay anassını.)

Daçe.
Okumaya devam →

Neden Ukrayna?

2 tane ömer üründül tadında yorum
Bunu bir ilköğretim okulunun bahçesinde buldum. Broşür. Ukrayna'da eğitim görmenin avantajlarından bahsetmek istemişler, gayet iyi niyetli. Ve sormuşlar: Neden Ukrayna? Bence cevabı çok açık lan. İnanılmaz bariz yani neden Ukrayna. Yolda birisi beni çevirip sorsa, hiç ön diyalog yaşanmadan, ön diyalog da neyse ön sevişme gibi, dese ki "Neden Ukrayna?", derim ki "Neden olmasın?" Zaten broşürün sağ üst kısmında "Sınavsız geçiş" uyarısı bulunmasıyla "tamam" dedim, çünkü resmen diyor ki "sınav mınav yapmıyoruz yeter ki gelin döşü kıllı kara türk erkeklerim benim". Yine aynı yerde muhtemelen Ukrayna'da bile çekilmeyen bir fotoğrafta, Türk bile olmayan bir gencin yüzündeki "Türküm, Ukrayna'ya geldim, ortam efsane, mutluyum" gülümsemesini görebiliyoruz. Evet... Hala da soruyor caps lock'ı da açmış. Terbiyesiz. Kendisi kötü niyetli de aslında bize söyletmeye çalışıyo bak şimdi düştü jeton. Allahın belası. Pislük.

Bunu bulvarın birinde yürüyüp sıcakta beynimi yakarken gördüm. Çünkü ben sıcakta beynimi yakarken yere bakarım ve bu ilân da yere yapıştırılmış. Şimdi... Tektaş İlaçlama LTD ŞTİ'nin, muhtemelen Rıza Tektaş isimli naif ve şakacı sahibi, "Olm bi ilan vericem ama bi baksana nası fikir :)))" şeklinde gayet sempatik ve iyi niyetli girişimini bir espri ile sonlandırmak istemiş, ortaya da böyle bir ilân çıkmış. Alo Böcük. Böceklere böcük diyen insanın yanaklarını sıkıştırıcaksın aslında. O Rıza ne sevimli. Böcük ne la, sempatik. Böcük ne. Hayır asıl tuhaf olan 21. yüzyılın süper hızda gelişen teknolojisinde ve sonsuz büyüklükteki internette "www.alobocuk.com" isminde bir site olması bence. İlginç. Şaşınç. Gerçi şimdi bana öyle geliyor ki bu Rıza sevimlisi, biraz baba kafasında olduğu için dükkânda sıkıldıkça Google'dan aratıp duruyodur Alo Böcük yazıp. Haliyle buraya da gelicek. Abi, Rıza abi, yanlış anlama on numara ilân olmuş.

Daçe.
Okumaya devam →
15 Temmuz 2011 Cuma

Hafif Yaz Yazıları #5

2 tane ömer üründül tadında yorum
» Neaber, daha daha neaber sevgili okur? Yazı şarkısını en baştan verip, aklıma geldiği gibi karışık bir post ortaya koymayı düşünüyorum: http://fizy.com/s/12mcyg.
» Bi kere, söyliyim, bazı kendinbilmez bloglarda burdaki kokteyl fotoğrafları hakkında atıp tutmalar, bir adamsendecilik, bir laf sokmak istercilik görüyorum. Hiç hoş değil. Tüm kendinbilmezleri kendinbilmeye davet ediyorum.
» Atasözü ne kadar saçma bişey abi. Zamanında biri bişey söylemiş, bu laf çok beğenilmiş, yıllarca kimin söylediği belli olmadan gizemini koruyup bugüne gelmiş. Şimdi. Bu nası bi sistem. Ben burda 2 yılı aşkın zamandır bişeyler yazıyorum, twitterda deli gibi binlerce twit yazmışım, feysbuk statüsleri ayrı bir şey... Allah bilir o kadar yazı arasından benim söylediğim hiçbişey okunduğunun ertesi günü zerre hatırlanmıyoken, zamanında, sırf ata diye, sırf "sizi ben yarattım, benimlen eşimin sevişmesinden yapıldınız siz, biz olmasak ohoo" triplerine giriyor diye, bu sözlerin bu kadar mühim sayılması falan. Gerçekten çok saçma abi. Hayır işler böyle yürüyecekse, daha bunun Serdar Ortaç'ı var, Demet Akalın'ı var allah korusun, belli bi zaman sonra onlar da ata olmayacak mı. Justin Bieber ata olacak lan. Oha. Justin Bieber'ın birilerinin atası olacağı zaman olacak. Hayskym bu ne biçim işmiş arkadaş.
» Gerçi düşününce ben bile ata olucam lan. Ehehehe. Eğer mesela, bundan 300 yıl sonra filan, uzaylılar ziyarete gelirse bu blogu da bulacaklarından adım gibi eminim. Adam dünyanın teknolojisini kullanıp geliyor taa nerden, blogu mu bulamayacak. Yorum bile yazar yemin ediyorum. İşte o zaman geldiğinde, "Vay be" diycekler, "insanların ataları böyle esprili şakalı insanlarmış demek ki" diycekler, hatta bir ara birbirlerine benim yazıları gösterip "Ahahahaah oğlum çok komik lan benim de başıma gelmişti, baksana" diye link paylaşıcaklar. Gerçi ben bir uzaylının link paylaştığını düşünemiyorum. Sen hâlâ link paylaşıyorsan sokaktaki apaçiden ne farkın var. Benden ne farkın var. O kadar gelmişsin ışınla mekikle filan ama sen de yalanmışsın uzaylı. Hadi uzayına geri dön, buralarda olma artık, sana göre yerler değil. Hadi canım.


»Kuran kursuna giden arkadaşım, "Sen neden gelmiyorsun?" dedi. Sanki su çok güzel gelsene diyor. Öyle bir normal söylüyor, öyle günlük konuşuyor. Dedim, "ben biliyorum derdimi anlatıcak kadar, çat pat". Tabi benim bunu söylememle çat-pat! diye çarpılmam bir oldu. Olm zaten belli kalıplar var, "Allahım" diye başlıyorsun, isteğini söyleyip "amin" diyorsun. Zor bişey değil ki. Ayrıca Kuran kursunda niye Arapça öğretiyorlar abi, mezun olunca Arabistan'da mı iş bulucak. Neyse bunlar biraz şey mevzuular. Kokteyl filan içen insanız şurda. Kokteyl olmasa. Neyse.
» Cityville, Farmville gibi oyunlar hangi kafayla yazılıyorsa, oyunda "elmalı tart" ekiyorsun tarlana. Gerçekten çok mantıklı. Tıpkı gerçek gibi. O değil de Zynga'nın da kuran adamın köpeğinin ismi olması... Acaba o köpek biliyor mudur adının bu kadar yersiz kullanıldığını. Sırf kendi adıyla sahibine milyarlarca dolar kazandırdığını.
» Şurda ben masal anlatsam dinlemezsiniz pisler, ama J. K. Rowling yazınca dünya çapında 8 trilyon dolar gişe elde ediyor. Ben böyle süprizlerle dolu hayat görmedim arkadaş.
» Feysbukta paylaşılan bi klibi açıp şarkıyı dinleme başlıyosun, sonra başka şeylere bakıyosun, o sırada hop diye kapatıyosun ya feysbuk sekmesini. Hah öyle durumun allah belasını versin, her seferinde kendi zekâmı sorguluyorum.
» Dinleyip halay çekiyoruz: http://fizy.com/s/124gwu . Görüşmek üzre sevgili okur. Öperim gıdından.

Daçe.
Okumaya devam →
11 Temmuz 2011 Pazartesi

Hafif Yaz Yazıları #4

2 tane ömer üründül tadında yorum
» Ooolum ne biçim güzel olmuş lan bu blogger'ın post gönderme şeysi. Mükemmel ayar çekmişler, yıllardır şikayetçiydim valla. Miss gibi tasarım olmuş. Püfür. Püf.
» Tabi blogger üyeliği olmayan sevgili okurlar şu an ööyle bakıyor suratıma. Neyaptınız pisler.
» Pissiniz tabi oğlum. Yorumu laykı eli ayağı çektiniz valla. Blogu okuduğunuzdan bile şüpheliyim. Nerde geçen sene filan. Şimdi bana kaybolan yıllarımı verseler "Aaa burda mıydı ya her yere de baktım biliyo musun ehehe:))))" diye gıdılı espri yaparım. Tribimi de attığıma göre başlayabiliriz.
» Asla antivürüs programına para vermem. 1 yıl içinde bütüün markaların deneme sürümlerini kullanır, günü dolduğunda yenisine geçerim. 3 gün içinde avast'ım biticek mesela, napıcam, hoop panda kurucam. Gerçi ben antivürüs programcısı olsam "3 günlük kullanımınız kaldı" yazmam. Direk "3 vakte kadar bu program biticek" yazarım. Kullanıcı düşünsün artık 3 ay mı, 3 gün mü, 3 saat mi kaldı. Ona göre tırsıp hemen parasını verip orijinalini alsın. Böyle de paragözlük, adamsendecilik, antivürüsçülük. O diil de ben bayaa anlıyorum ha bu işlerden.
» Apartmanın önüne taksi çağırırken daire numarasına kadar adres veren de bir insanım. Halbuki apartmanın adını ver yeter di mi. Yok. Eğer başıma bişey falan gelirse mesela, atıyorum tam evden çıkıcakken kalp krizi filan geçirsem, duyarlı taksici gelsin hastaneye kaldırsın. Yalnız şimdi düşündüm de tam bir yaşlı gibi düşünmüşüm. En iyisi çok düşünmemek. Kalp krizi ne la.
» İlk kez aldığın bi dersin en başında, konulara çalışırken yüzde yüz anladığını sanıp mutlu oluyosun, ama soru çözmeye başlayınca moralin dibini görüyorsun ya. Hah işte allah belasını versin öyle bişeyin.
» Ülkemizde mesai saatleri tam olarak yaşlılara göre hazırlanmış ya, o çok kötü bişey. Mesela 8'de filan başlıyor mesai birçok yerde. Halbuki ben nası kalkıp da işimi halledeyim lan o saatte. Oha. İki saat önce yatmışım zaten, 8 ne oğlum. Ya da normal, 2'de filan da yatsam, en az 10'da kalktığım için, hazırlanıp da evden çıkıp da işimi halletmem 12 buçuğu buluyor. E mnskym öğle tatiline denk geliyor her seferinde. Napiyim lan ben. Günün en verimli, en yoğun saatlerinde tatil veriyosunuz piçler. Pisler demek istedim. 12'den 1 buçuğa kadar tatil mi olur lan. 5'te de hemen bitiyor mesai. Allaallaa. Valla çok saçma. Tam bir yaşlı işi.
» "Buyur burdan yak" mı kaldı ya. "Buyur burdan yak" diyen adam ehtiyardır, "Buyur burdan yak" diyen kadının içi geçmiştir. Hayır bir de sigara içene çakmak tutmak istercesine olan bir sözümüz, nasıl üzülme tepkisine evrilivermiş. Çk çk çk..
» Dedim ki madem fransızca öğreniyor olma görgüsüzlüğümü her yerde sonuna kadar sergiliyorum, bu yazının fizy linki neden bir Zaz şarkısı olmasın? Fransızca öğrenip de Zaz dinlemeyeni dövüyorlar, dedi cancaazım. E buyrun burdan yakın o zaman > http://fizy.com/s/1tg6jr
» Çocukken iki elinin avuçiçisini birleştirip "Allah" yazıp yazmadığını kontrol etmediysen dostum, çok şey kaçırmışsın sen. Biz ordan allahın varlığını ve birliğini öğrenmiştik resmen. Aklıma geldi. Acaba, mesela, Amerikalıların ellerinde de "God" şeklinde mi yazıyor ki.
» Neyse de. Avuçiçlerinden öpüyorum sevgili okur. Hoşçakal.

Daçe.
Okumaya devam →
5 Temmuz 2011 Salı

Hafif Yaz Yazıları #3

6 tane ömer üründül tadında yorum
» Herkes de tutturmuş bir olimpos. Hayır bi de böyle afili afili yazıyolar, "Olympos" filan diye. Ben bi yere gittim ya, herkes oraya gitsin. Resmen bir Hilal Cebeci kadar followersım olmuş vay arkadaş.
» Gündemi de takip etmiyor değilim ha. Neaber sevgili okur? Bakıyorum sıcaktan al al olmuş yanakların, yol yol olmuş şakakların. Neyse ben devam ediyorum sen hızlıca okuyup yakalarsın. Bir otur soluklan önce.
» Kadınları anlayamamamamamama maykrofon şov: Bazı kadın mağazaları, şimdi akssesorays diyip isim vermek istemiyorum, zaten söyleyemediğim gibi yazamıyorum da, neyse, bu bazı adamsendeci kadın mağazaları, yılın bazı zamanlarında kafamdan birazcık daha iri puntolu yazıyla %50 indirim'i dayıyor mesela vitrinine. Hoop kadın kişisi o indirim tabelasını, çünkü o basit bir yazı değil, tabela o artık, yaklaşık 50 metre uzaktan, ceza yayının gerilerinden görüp "Hemen" diyor "girmeliyim" diyor. Orta-şut karışımı bir yönelmeyle, çita gibi atlıyor hemen mağazaya. Sanki hayatı boyunca görüp görebileceği ilk ve tek indirim kampanyasıymış gibi. Halbuse hiç bilmiyor ki, aslında o indirim geçen ay da vardı, ondan önceki ay da vardı. Hatta ben takip ediyorum, yılın 12 ayından 11'inde indirim oluyor bu akkseroraysta. Ama tabi kadın kişisi o an bir rüyada, cennetin tatlı rüzgârlarında olduğundan bunları hatırlamak dahi istemiyor; hatırlatana da (adam kişisi) itiraz ediyor. Gerçekten bazen, kadınların da hayat kadar sürprizlerle dolu olduğunu düşünüyorum.
» Bir de Body Shop var ki; insanların "kakaolu çapak temizleme kremi", "avokadolu koltukaltı jeli", ne bileyim işte "karpuz kabuğundan saç bakım ürünleri" gibi gerçekten hayatî önem taşıyan birtakım ihtiyaçlarının şişe şişe şişelendiği; bütün bu şişelerin de, kadın kişilerin yanında mağazaya giren adam kişileri tarafından hayasızca kapaklarının açılıp açılıp "Hmmfffsss... Eehehe... Hımmfsss... Ehehehehe...." şeklinde mutluluktan mutluluğa... Off lan cümle o kadar kompleks bir hâl aldı ki nasıl bitireceğimi şaşırdım. Ama sen anladın sevgili okur.
» Şimdi bulamadım ama, Vicky Cristina Barcelona filminin soundtrack'leri içinde Ali Güven'in "Ardına bakma yolcu"sunun enstrümentali var ya resmen. Yemin ediyorum sana. Yüksek ihtimalle "caps or it didn't happen" diyeceksin, ama filmin bazı sahnelerinde "Ardına bakma yolcuuu, gece almaya geldi seni benden / Beni bir daha sorma yolcuuu, arama gittiğin yerdeeeeen" diye çalıyor. Şaka olsun diye söylemiyorum oğlum ya!
» Tahminen Nurus diye bir mobilya firması hiç dıuymadın ama, ben onun "Nurettin Usta"dan geldiğini öğrendiğimden beri aklımdan çıkaramıyorum. [Bu kez caps var].
» Buyursunlar yine sürpriz şarkıyla son buluyor efenim yazı: http://fizy.com/s/16oe6u
» Alnının çatından öperim sevgili okur. Yaz okulum da başladı, yine bir enerjiklik, bir böyle ooh neyse ne yazacağımı bulamadım. (ya da şuraya panpiş yazayım da google'dan gelenler çoğolsun)

Daçe.
Okumaya devam →

Etiketler

anket (4) foto (54) motion (1)