30 Ocak 2011 Pazar

Küçük El Çantası

1 tane ömer üründül tadında yorum
● Son yapılan araştırmalara göre, neaber?
● Bilimsel istatistik vereceğimi sandıysan yanıldım dostum. Çok pis yanıldın hem de, beni anlıyor musun? O diil de, biri de çıkıp bu tip bir repliğin geçtiği Hollywood filminde "ANLIYORUM LAN!!!1 Allaallaa... NİYE ANLAMAYAYIM. Sadece biraz geç anlıyorum." demiyor ya, desin istiyorum.
Ben bunu gördüm: Arka camında "Babamın Gölgesi Yeter" yazan Şahin. Sonuna "amk!" yazsa yadırganmaz; o derece bir kendine güvenmişlik, öylesine bir baba sevgisi, bir efendime söyliyim buraların en büyüğü o bir başka'cılık... Meeh. (bağlayamadık, bağlayamadık yine!)
● Geçen gece geç bir vakitte Kızılay-Güvenpark'tan dolmuşa bindim sevgili okur, eve gidicem filan. Yanlış hatırlamıyorsam o gece bişeyler içmişim, hani kafam da çok sağlam değil gibi. Etrafımdaki dolmuşlar hafiften yükselip alçalıyor böyle, teknevarî. Neyse. Dolmuşa bi bindim, arkadaş, bi dolmuşun tamamı mı sarhoş olur? Ressmen 14 yolcunun 14'ü de o gece bişeyler içmiş. Direklere tutunmadan ayakta duramayanlar, kendi kendine konuşan akranlarım, parasını sayarken yıllarını harcayan bir abi, gereğinden fazla bağıran ve gülen orta yaşlı, alkol almış bir kadın... Hepimiz sarhoştuk (anlıyor musun dostum, hepimiz!) ve tahminim odur ki, dolmuş şöförü de alkollüydü biraz. Allahım. Bu ne güzel bi kafa, bu ne hoş bir topluluk. Gerçi sonra "müsait bi yerde" iner inmez yığıldı insanlar kaldırıma ama... Neyse. Hayat sürprizlerle dolu.
burhan altıntop dışında tüm küçük el çantalı erkekleri bi konteynırda toplayıp kezzaplar ile eritmek istiyorum. ow ye.
● Bence benim yaşlarımda bir hemcinsim küçük el çantası taşımamalı ya. Çok fena bişey. Gerçekten içim paramparça oluyor onu öyle o halde görünce. Günlerce kendime gelemediğim oluyor, sara nöbetleri geçiriyorum. Tamam o kadar da şey diil ama yani ne biliyim, bence çok tiksindirici bişey erkekte küçük el çantası. Hayır bi de düşünüyorum da, kitap koysan sığmaz, ne biliyim, anahtar-cüzdan-telefon-gözlük koysan, o ne öyle. Yemek mi koyalım, beslenme çantası olarak mı kullanıcaz nedir? Saçmalık. Bulşid. Burdan yetkililere sesleniyorum. O özene bözene ürettiğiniz çantalar bir şeye benzemiyor. Bi de çanta üreticem diye Çin'de insanlar eşleriyle sevişecek vakit bulamıyor, yepisyeni çocuklar dünyaya getiremiyor. Ayıb. Adamsendeciler sizi. Hadi gidin şimdi. Optm kib bye ;))
● Adamsendeci bir çiftin ilişkisinin bitişi: "Adamsende diil bende ://"
● O diil de ben küçükken "Hazine Müsteşarlığı"nı bambaşka -hatta banbaşka- bi yer sanıyodum ya la. Sonra biz büyüdük ve kirlendi dünya. Özellikle de, bizim bi arkadaş var şimdi isim vermeyeyim, o büyüyünce inanılmaz kirlendi varr ya, bok götürdü onun yüzünden bok. Büyümez olaydı. Hayvanın oğlu ya. Bak düşündükçe aklım gidiyo.
● Lavabonun arka kenarına çok yakın olan musluğun tasarımcısı kimse, Allah onun belasını versin inşallah. Yürüyen merdivenin başlangıcına kafası sürtsün inşallah. Ellerimi yıkarken lavabonun arka kenarına deymek -evet, deymek- kadar tiksindiğim bişey yok. Ha bi de küçük el çantası. O kadar. Başka yok.
 o "lolipop dünya"da ne büyük anlamlar yatıyor aslında. ömer çelakıl eşliğinde çözücez.
● Keşke "Uluslararası Köln Şekerleme ve Bisküvi Fuarı"na davet maili gelmese hiç inbox'ıma. Bir kez de değil üstelik. Çok geliyor. Ben değilim ki sizin aradığınız, ben değilim o fuarın hedef kişisi, ben O değilim, sizi hayalkırıklığına uğratmak istemezdim ama değilim işte anlıyor musunuz!!1 (bu da böyle bir anımdır)
Kötü esprinin dibine yolculuk: Bi gün amuda kalkıp bi yerden bi yere yürüycem, sonra da durup, meraklı gözlerle bakan kalabalığa "Bu da böyle bir adımdır" diycem. Biliyorum kafamı taşlara vurmak istiyorsun sevgili okur. Benim yani. Benim kafamı. Kafamı taşlara, taşları duvara, duvarlar ağaca dönmeli yurdumda.
● Telefon melodisi Inna ya da David Guetta olan çok yaşlı teyze, NEREYE VARMAYA ÇALIŞIYORSUN?! Özellikle o melodiyi daha çok, daha uzun dinleyelim diye "Meeh, meeeh.." diye yavaş hareketlerle, adeta tembel hayvan gibi telefona yönelmeler, "Ay şimdi Yes'e mi basıyoduk No'ya basıyoduk, yoksa önce gözlüğümüzü takıp sonra Ok'a mı basıyoduk, ay neydi..." gibisinden hal ve hareketler falan... Yemin ediyorum ömrümden ömür alıyorsun çok yaşlı teyze. Yalvarırım o müziği bi Nokia Tune falan yap, normal gibi yap, Allahını seversen yap be kadın!
● Yalnız blogdaki en ünlem'li yazı oldu. Birbirbir!!!11.
● Şimdi sen gidiyorsun ya... Gitmeden bi Like ediver isterim. Ediver. Ediver... Yok ordan espri çıkmıyormuş. Neyse. Öptüm kib bye ;))

Daçe.
Okumaya devam →
23 Ocak 2011 Pazar

Kısaca.. İki

0 tane ömer üründül tadında yorum
*Üniversite öğrencisinin, 'insanlıktan çıkmak' deyiminin hakkını vermek istediği, "Bu akşam çok pis dağıtıyoruz aabi!!1" diye gâleyana geldiği güne finallerin son günü denir.
*O gün, son sınav başlamadan önce çok güzel hayallere girilir, "Tatilde dört tane kitap, üç tane oyun, oniki tane dizi ve ikimiryon tane film bitiricem. Bitirmeyen de en adi o.. çocuğu olsun!!1" denir. Bir insanın kendine bu denli ağır hakaret etmesi sağlıklı bir şey değildir.
*Küfürlerin havada uçuştuğu, hayalkırıklıklarının ses efekti olarak kulaklarımızda çınladığı zamana ise finallerin açıklanma tarihi ismi verilir. BB vericek adi fizikçinin CC verdiğini görmek elbette fizikçinin kendisi, annesi ve bilimum yakınları için hoş bir olay değildir.
*Ha, öte yandan da "Olm kalıcam galiba :((" denilen başka bir dersin hocasının DC vermiş olması, onun cennetten gelen bir melek olmasına delâlettir. Ona iyi davranın, mümkünse ikinci dönem yine ondan ders alın. Kendisinin soyu tükeniyor.
*Bir öğrencinin hayallerinden çok daha sıkı sarılacağı şeye "kümülatif" denir. Kimi kaynaklarda CumGPA diye bahsedilir. GPA'nın ne olduğu asla bilinmez.
*Kümülatifi 4.00 civarı olan öğrenciye "insan", 1.00'den yukarı çıkmayana da "Kaç oldu şimdi senin ortalama?" denmez.
*Ortalamayı 2.50 yapmaya çalışan öğrenciye ise "Erasmus, he mi?" diye sorulur. Alınan cevaba göre, "Kuzeye gitmiycen, kuzey çoğ soğuğ oluyur, gitme kuzeye, napcan kuzeyde" denir, ama denmezse çok sevinilir. Yüzeysel midir nedir.
*"Erasmus olmazsa Work & Travel yaparsın, benim kuzenimin arkadaşının bi arkadaşı Alaska'da balık ayıklamış ve tam 3 milyar dolar kazanmış!!!!" diyen insanlardan da olabildiğince uzak durulması gerekir. Biraz daha git. Git, git, git...Tamam böyle iyi.
*Ha yok Avrupalarda Amerikalarda gözü olmayan ama yine de 2.50 ortalamaya kasan öğrenciye ise gururunu yeniden kazanmaya çalışan zavallı genç gözüyle bakılır. Üstüne gitmeyiniz, birkaç senede toparlar. (benim lan o)
*Sonuç olarak; acısıyla tatlısıyla hayvan gibi bi dönemi daha kazasız belasız (yani "ölmeden") bitirebilen öğrenci ayakta alkışlanır, kendisine ilk fırsatta gazi madalyası takılır.
*Madalyaların nereye takıldığı konusu ise, öğrenciden öğrenciye değişen bir muammadır.
*Yazı biterken "Hepinize iyi tatiller!", "Kendinize iyi bakınız", "O dizilerin hepsi biticek!" denir.
*Öperim.

not: artık neye "şemsiye" denileceğini, o şemsiyenin ne tip durumlarda açılıp kapanabilen esnek bir yapıya dönüşeceğini de sizin kendi tanımlamalarınıza bırakıyorum sevgili okur.
-ilk 'kısaca' için tık-

Daçe.
Okumaya devam →
20 Ocak 2011 Perşembe

Ayn Zvay Dray

2 tane ömer üründül tadında yorum
"yine de insan gurur duyuyo."
Okumaya devam →
13 Ocak 2011 Perşembe

İpini Koparanlar Listesi

1 tane ömer üründül tadında yorum
Ne zamandır "keyword reference" yazısı yazmıyorduk değil mi? Hemen son bir ay içinde Google'da bişeyler yazıp Daçe Der Ki'ye gelenlerin neler yazdıklarına bir bakayım, gerekiyorsa cevap vereyim falan...

amerikalı yıldız kim kardiş: kardişim benim kim kardashian olabilir o senin dediğin.
balon neden havada güneş oldu mu havası iner: hayat süprizlerle dolu işte.
deniz kenarındaki uniwersite: pek yakında sular altında kalıcaktır.
el bilendırın kullanımı: bilenbırıne sormak lazım.
istifra edince ne yenir: sen kovamazın ben istifra ediyorum.
johnnie walker annesini öldürmüş: yatacak yeri yok ayının!!
lady gaga etten elbise için köpek mi kestirdi: lady gaga köpeğe girmiş.
milli piyango biletinde umut olur, chp'den amorti çıkmaz: bunu aratıp da bloga gelen abi çok net, çok emin. saygı duydum.
neden badi parmağı: insanoğlu yüzyıllardır badi parm... böyle bi kompozisyon yazardım da aklın durur diye yazmıyorum.
nutella yiyorum: afiyet olsun.
o ne lan sıcak: valla di mi lan o ne öyle, benim de tuhafıma gitti kış günü. allaallaa. ne lan o. sinirlendim ha. o ne.
senden sonra basit makina oldu kalbim nerden moment alırsam alayım: fizikçinin arabeski de böyle oluyomuş demek ki.
vuruldum...öldüm sandım meğer yaralanmışım: ha iyi ben de bişey oldu sandım lan, ödümü zıplattın hayvanat.
yerli malı haftası hangi yiyeçek götürülüçek: waşington portakal götürülüçek, iran karpuzu götürülüçek. bi de o gün okul kıyafetiyle mi geliniçek açaba?
çalışamayacak kadar zenginim: oo ye beybi.
allahım şans alors on dans: mükemmel bir kafa yapısı! ondan istiyorum, hemen.
azerice event biliyorum tabiki nasıl denir: men event bilirem tabiki ne sandan aybalam.
lady gaga kadınlarla sevişiyor mu?: sevişiyor desem orda sen bir orgazm olucaksın di mi. sevişmiyor lan! inat değil mi, sevişmiyor! kimseyle sevişmiyormuş lady gaga! hadi bakalım.
insanoğlu naptı da küresel ısınmaya sebep oldu?: kombiyle oynarken oldu diye biliyorum. ben bişey yapmadım.
pazartesilerin sayısı, salı günlerinin sayısından, cumartesilerin sayısı da çarşamba günlerinin sayısından çok olan bir ayın yedisi haftanın hangi günüdür?: maviekran virdi*
rüyada timsah yalaması: 2011'de kısmetin açılıcak, aşkdada işdede her türlü gideri olan bi yıl olucak senin için. rahat ol bendensin hahahahahhh.

Bu da böyle bi anımdır.

Birlikte finallerle boğuştuğumuz cancaazıma ithaf olsun, yüzünde gülücükler açsın. Öperim.


Daçe.
Okumaya devam →
9 Ocak 2011 Pazar

Finallere Çalışmaya Başlamadan Önce "Dur şu feysbuğa bi bakiyim." Diyen Tüm Arkadaşlarıma İthafen

6 tane ömer üründül tadında yorum
● Bu kez 'bayaa' uzun bi yazı yazıp final haftası ağzına ağzına s.çıcam. eheh şaka şaka bütün gerginliğini alıcam sevgili okur. Şakaklarına masaj yapılıyormuş gibi düşün, ama daha güzeli.
Neaptın?
● Ne kadar Engin Altan Düzyatan da olsan, lisede "Hangi adını daha çok kullanıyosun?" sorusuna maruz kalmış veya niyeyse en az kullandığın adınla hitap edilmişsindir. "Altan, tahtayı bi sil bakalım" falan. Gerçi durduk yere de Engin Altan Düzyatan'a niye empati kurduysam.
● Fotoselli (hani sen geçerken sinsi sinsi bekleyip bi anda otomatik olarak çatt diye yanan) sokak lambalarının Allah belasını versin inşallah. Korkuyorum diyorum, bi anda sanki fuhuş halindeyken polis basmış gibi kalıveriyorum diyorum, hiiç bana mısın yok. Geriliyorum gerçekten. Değişik fobilerim var.
Dolmuşta n'aapılmaz, madde 1: Dolmuşta asla şöförün direk hemen arkasındaki koltuğa oturulmaz arkadaş. Yoksa unutuluyosun. Ben bunu bizzat yaşadım. Geçen gece eve dönerken dolmuşla, sırf yer kalmadı diye şöförün bi arkasındaki koltuğa, o asla 3 kişinin sığamadığı aslen 2,5 götlük popoluk sıranın en kenarına oturdum da; başıma neler geliyodu sevgili okur. Sen, şöför, beni aynadan görme, dolmuşta kimse kalmadı san; ben de uyuyakaliyim orda cam kenarında, sonra dolmuşçu kendi evinin yolunu tutmaya başlasın falan... Son anda uyandım da dedim lan neleroloroy, nereye gidiyoruz falan. Az daha uyku mahmurluğuyla "sene olmuş 2011..." diye başlayan uzun soluklu ve tahminen hiçbi yere bağlıyamıycağım bi cümle kurucaktım ki; dolmuşçu da ben öyle aniden arkasından çıkınca öyle bi korktu ki, dedi yaa sen ne zamandır ordasın kaardeş, görmediydim lan ben seni, sen inmemiş miydin? Dedim inmiştim de sonradan camdan girdim geri. Te allaam. Neyse sonradan iniceğim yere bıraktı da hepimiz rahat bi nefes aldık. Olaydan çıkarılıcak ders: Hayat süprizlerle dolu sevgili okur.
● Orta 1 ve 2'deki İngilizce derslerinde sınıftaki bazı salak arkadaşlarımın "Hocaaam Riçırt erkek mii kız mııaa?", "Hocaaam bu Sandra adam mı kadın mıııaaa?" şeklindeki soruları kadar çok az şey yıprattı beni şu yaşıma kadar. O zamanlar küfür bilmiyordum.

 
"Yeni yıl, yeni başlangıçlar" mottosu altında miladî takvimi bırakıp kompile 12 hayvanlı türk takvimi'ne geçiş yaptım okur. Gerçekten. Atmıyorum. 12 hayvanlı takvime göre mesela şu an Tavşan Yılı'ndayız. Bu ne demek? Hepimiz tavşanlar gibi çoğalacak mıyız? Yoksa alemin tavşanı mı olacağız? Bunlar tabi ki yıl içinde görülücek şeyler. Hatta bizzat ben deneyimleyip sizlerle paylaşıcam. Hadi yine iyisiniz ha.
● Geçenlerde, sevgili okur, lise 2'deki matematikçimize rastladım sokakta yürürken, bi an selam vericek gibi oldu, sonra çekindi, sonra durdu durdu, ani bi hareketle "Ss-sen, 72 almıştın..." dedi. Dedim hocam pardon anlayamadım? filan. "Ben" dedi "ikinci sınavları biraz geç okudum da" dedi, "sen 72 almıştın, hatırlamışken söyliyim" dedi. Lan. LAN. LAAN. Dedim hocam evet biz bi ara size çok sorduk sınavları okudunuz mu falan diye ama, işin dedim açığı ben bu kadar bekleticeğinizi hiç düşünmemiştim. Sonuçta dedim 4 YIL OLDU LAN dedim o sınav biteli, ANCA MI OKUYOSUN BEYAZ KOCA KIÇLI!!1!!11! Lanet olsun ki git dostum, tamam mı, git!! Ağlayarak ordan uzaklaştı. Bu da böyle bi anımdır.
● O diil de bi yerden böyle çok büyük bi para çıksa, ama hani servet gibi, dolar milyoneri-milyarderi filan olsam mesela, gidip direk San Marino'yu alıcam biliyo musun. Komple, parası neyse verip alıcam yani. Hep kendime ait bi ülkem olmasını istemiştim. Aldığımın ikinci günü San Marino milliyetçisi olmazsam bana da en büyük adamsendeci desinler. sSs.
● Jeoloji dersimizin hocası bir koca dönem boyunca o kadar kahverengi giyindi ki; artık dersle uyumlu olsun diye yaptığını sanmaya başladım. Soyadı da Toprak kendisinin. Ressmen GEO201 dersi vermek için dünyaya gelmemiş de nedir.
● O diil de peki, dolmuşçuların son zamanlarda artan Emre Aydın sevgisine kaç puan yazalım?

● Hastayım diye doktora gittim, saygılar hocam dedim, gribal bi durumum var dedim. O gribal lafını bi bırak önce! dedi. Atarlı. Peki dedim. Grip gibi bi halim var, burun akıntısı falan. Bi de bende sinüzit var normalde, o da etkiliyor olabilir dedim. Dedi yavrucum baş ağrın oluyor mu? -Hayır. O zaman o sinüzit lafını da bırak. Böyle 10 dakkalık muayene süresinde onu bırak bunu bırak diyince lan dedim ben iyiymişim ya la. Dedim hocam çok afedersiniz düpedüz ayılık etmişim, aslında hiçbişeyim yokmuş benim, en iyisi arkama bile bakmadan kaçayım ben dedim. O günden beri bayaa sağlıklı bi insanım.
● Dönüşümlü olarak bi hava sıcaklığını bi saati gösteren elektronik aletin ticaretine girsem, Mark Zuckerberg ile paralarımı yarıştırırım. Ama yapmıyorum.
● Akon ne kadar rahat bi adam. Ne zaman Akon dinlesem, "Yaa oolum sktiret allaşkına, yok sınavmış yok başka bişeymiş, dert etmiycen yaa" diyomuş gibi bi hava seziyorum.
● Gece, yarısını ısırıp bıraktığım kurabiyeye sabah devam edince orda bir 'save-load' seziyorum.
● Beklediğim kadar uzun olmasa da garip bi şekilde yine uzamış oldu. Bu ara finallerine filan iyi çalış yavrııım. Güzel bi hafta geçsin inşallah, şemsiye gerektirmeyen falan. Hati. Öptüm.

Daçe.
Okumaya devam →

Etiketler

anket (4) foto (54) motion (1)