9 Temmuz 2009 Perşembe

Buyur Bilader

0 tane ömer üründül tadında yorum
"Sabah erken kalkınca bi sürü şey görürsün, işin hallolur." diye laflar ediyor yaşlı insanlar. Yani aslında öyle de demiyorlar da ben şimdi tam hatırlayamadım ne dediklerini. Özünde "Erken kalkıcan hacı, erken." anlamını taşıyan bi söz var. Neyse.

Ben bugün, sabahın körü diye tabir edilen, Yunanistan saati ile 08:45 sularında, çünki Atina-İstanbul-Minsk diye bişey var, neyse, 08:45 sularında sokaklardaydım. Hayır, deli falan s.kmedi.. Gece yayını falan. Ordan çıkış. Eve gidiş. Yoğusa yeryüzündeki tüm deliler toplanıp tecavüz etse o saatte kalkmam. (kalkamam tabi, orası da ayrı konu. allah korusun. fena.)

Efendim öncelikle dedim ki, hazır Kızılay'a gitmişken, evet tabi ya nerde olacağımdı, Bazaar'ların birinden dizi, oyun moyun Allah ne verdiyse bişeyler alayım yine. DC++ insanı olmadığımdan kelli, bütün Bazaar'ların DVD'cileriyle kanka olmuşluğum var. Gerçi sonra küsmüşlüğüm de var o DVD'cilerle ama. DVD'ci diyorum bak üstüne bastıra bastıra, sonra CD'ci diyince kızıyolar. Halbuki nedir yani, CD'cisin işte. Neyse. Girdim bi bazaara, girişteki ufak çaplı tabureyi kendine organ edinen bazaar insanı "Buyur bilader" diye karşıladı. Bi ifadem değişti, bi yüzüm asıldı falan. Çünki "Buyur bilader" diyosan sen daha baştan araya mesafe koyuyosun demektir. Halbuse sabahın o saçma saatinde "Buyur bilader" yerine "Buyur kardeşim." diye karşılasa, o an dünyalar benim olucak. Böyle bişey de var. "Buyur kardeşim." diyen 20'li yaşların ortalarındaki kirli sakallı insanın ben "Aaaabimm beeaa!" diye boynuna atlayıp sarılırım. O denli severim. Karşılıklı bi samimiyet olur. Bazaar işindeysen hacı, kusura bakma ama biraz da samimiyet işindesin. Beyleyken beyle.

Neyse o "Buyur bilader." adlı buzz gibi lafı duyunca dedim "Siğ-di, miğ-di..?". Halbuse orda sanane yani. Sen cd mi satıyosun sanki. Hemen dedi ki "Yoğk daha açılmadı içerisi." Saat 09:00 falan olmuş o sırada Beyaz Rusya saati ile. Evet coğrafyam her zaman iyi olmuştur. "Saat 9 olmuş, daha açmamış standlarını tembel herifler.." diye geçirdim içimden. Hemen karşısındaki bilgisayarcı tükânına girdim, USB kablosu aldım, orda da on dakka kahvaltısına ara verip de alt kattan gelicek ve benden para alıcak olan tükân sahibini bekledim. 70 yaşında adam çıktı o da. Dedim "Eski bilgisayarlar yok değ mi?.." Cevab veremedi.

USB'mi aldıktan sonra bir başka bazaara giricektim ki, kendi kendime dedim ki şurda güzel bi kahvaltı yapayım. Şurda dediğim yer de Konur'un akabindeki Burger King oluyor. Tavukburgerler falan hayalimde canlanırken, o kadar heveslendim yani sabah sabah, gittim, kapı açılmadı. Kilitliymiş. Araba camından içeri bakan çocuk gibi alnımı dayadım cama, içerdeki, gün boyunca "BİİĞER BÜYÜÜEEK BOOAAY KOLAAAM VAARR!!" diye bağıran elemanlardan biriyle giriştiğim diyalog sonucu henüz açmadıklarını anladım. "Bunlar da tembel yaa" dedim. Tavukburgerler zihnimin kenarında bir heves olarak kaldı.

CD almak üzere bir başka bazaara girdim, orda da arkamdan bazaara giren apaçi gençler daha standın açılmadığını söylediler. "E sokayım ama ben" dedim "sizin yapacağınız işe."

Dolmuşta, eve varmak üzreyken dedim ki şurda ineyim de bi saçımı kestireyim, hazır cumartesi de düğün var. Ben dükkâna girdikten sonra berber geldi. Yatağından ancak kalkmış herhal. Hani çırak olmasa o saatte, ben açıcam dükkanı, o derece. Neyse, ilk müşteri olmanın verdiği gazla yine saçımı 3'e vurdurdum. Ama bu, berberin de taa saat kaçta dükkana gelmiş olduğu ayıbını gizlemesin.

Her neyse. Eve 10 gibi falan vardım falan ama.. Dostlarım.. Şunu çok iyi anladım ki, yaşlılar bazen bizimle hakkaten toşak geçiyor. Sabahın o saatinde sokaktaydım, ve insanların tembelliği yüzünden hiçbişey görmedim. "Bi sürü şey" dedikleri de anca bi USB kablosu, bi de rötarlı bir 3 numara saç tıraşı oldu.

Demem o ki; sabah erken kalkınca hiçbir işinizi halledemiyorsunuz. Devirin g.tünüzü, yatın kardeşlerim.

Daçe.

Etiketler

anket (4) foto (54) motion (1)