20 Şubat 2009 Cuma

En Tanıtıcı Reklam

1 tane ömer üründül tadında yorum
Selam efendim. Bir süredir bir şeyler yazmıyormuşum gibi geldi nedense. Halbuki daha dün yazdım. Litegraflarım nasıldı? Güzel, değil mi? Tabi ki öyle. Bu çok zevkli bir iş, bugün tekrar deniycem.

İlk hafta bitti. İlk gün, ikinci gün derken bitiverdi. Cancağızlarım, size şu kadarını söyleyim ki, ilk dönem süperötesi bir sınıftan sonra bu dönemki sınıf biraz tırt geldi bana (sensin tırt). Belki de değildir. Belki de ilk dönemki sınıftan bir farkı yoktur (nereye yoktur houuv). Yani belki de çok iyi olacağız, enseye şaplak göte parmak gezeceğiz, ama ben sanki bir türlü ısınamayacakmışım gibi hissettim. Tabi şimdi bu yazıları bizim yeni sınıftan birileri okuyacak birkaç hafta sonra, biliyorum, onlara burdan selam ediyorum. (şaka maka, çok menfaatçiyim lan) - editlenmiş paragraf

Bizim çarşının alt katındaki oyun salonu, sanıyorum ki kampüsteki en ihtiyacî yer. Çok kral iş yapmış valla adam orayı açmakla. Bir de bizim gibi enayiler sayesinde paraya para demiyor, keyfi yerinde olmalı. Bende orası bağımlılık yarattı. Langırt, House of the Dead, bilardo, Trivial falan.. Bunlar güzel şeyler. 1 liralar feda olsun. Ya da vazgeçtim lan, olmasın. Daha dün Sinan'la sade House of the Dead'e 8 lira bağışladık. Çaktırmadan kazıklanıyoruz ama, du bakalım.. Bir heves geçer, bir heves gelir.

Bugünlerde teğet geçen kriz dolayısıyla en baba programlar bile tanıtıcı reklam alıyor. VmYm?, Beyaz Show, hatta sanırım Disko Kralı.. Yani sorsan, en çok para kazanan programlar derdim. Onlar bile yayına ara verip ürün tanıtıyor. Hepsi de çok yapmacık oluyor tabi, bu çok üzücü. Özellikle Acun bu işi hiç kıvıramıyor: "Arkadaşlar şimdi, mesela en çok ne yemek istersiniz günlük olarak?" - "Çikolata! Evet Çikolata evet.." - "O zamaaan Tadelle'ler geliyoooor!.."

Geçen gün ben de Google reklamlarından almayı düşündüm bloga. Sonra vazgeçtim, bu yapmacık tanıtıcı reklamlardan bi farkı kalmayacaktı.

Dolmuş, dolmuş, dolmuş... -iç çekip nefes verme efekti- Bugün Kızılay'a giderken ne yazık ki en ön üçlünün ortasına oturmak zorunda kaldım. Kol kası yapıyor insan geçici bir süre için. Çok kötü çok.. Sonra Kızılay'dan bi daha dolmuşa biniyorum eve gidiş için. Günde 3,4 lira ediyor. Neyse. Güvenpark'tan da bindim işte, eve gidicem. Hep de niyeyse beni buluyor, ya da her yerde bunlardan var. Yarım saat boyunca telefonda konuşabilen canlılardan bahsediyorum: "ama aşkım, Pelinsu da bana didi ki, işte Baturcan çok yakışıklı didi, sonra ben didim benim sevgilim var didim. hayır ama didim ki..". Bu canlı türünün bir örneği bugün yine dolmuşumdaydı. Zerre ara vermedi. "..sonra işte İremsu'ya didim biz gelmiyoruz didim, o da böyle bi şımarık hareketler, bi naz bi bimnemne, didi işte böyle böyle.." Ulan bi sus be, bi sus!

Bir de dolmuşta para üstü beklemenin stresi var. 2 lira uzatsam, herif unutuyo mesela, ama ben sanki birkaç dakika sonra vericek sanıyorum. Susuyorum. Dakikalar geçiyo, sonra dakikalar, sonra dakikalar daha.. Sormuyo bi de "parasının üstü..." diye. Artık vermeyeceğini anladığımda baya geç olmuş oluyor, yine de istiyorum -bazen sıkıla pıkıla, bazen de hayvanhakları dernek başkanları gibi çemkire çemkire: "Kaptan (!) bizim iki liradan bi kişi vardı yeeaa?".. Geliyor tabi o para üstü. O geliyor da, yanında neler götürüyor onu bir ben bilirim.

Dostlarım, bugün 5 tane Atarican'ın arasında kalıverdim. Çocukluğumda hiç atarim olmadı, hiç bilmiyorum o yüzden. Ben Windows 95'e tekabul eden yıllarda bilgisayarıma oyun disketleri alırdım. Atari kültürüm yok hiç. Bugün ardı arkası kesilmeyen bir atari sohbeti açılıverdi 6'lının içinde. Biri bendim. Ben Mario'dan sonra sustum. Başka bilmem (bir de Dave vardı sanki, emin değilim). Mario da ilk konuydu aksi gibi. Sonra bi on - onbeş dakika bunlar abandıkça abandı, yok yarışmış, yok dövüşmüş, yok bok, yok püsür. Bilmediğim konuda konuşmam ben, sevmem. Öyle olunca ağzımı açamadım. Sıkıldım iyice. Onbeş dakika sonra kritik bir manevrayla herkesi kaldırdım mekandan. Rahatladım. Şimdi atarisiz (aterisiz?!) geçen yıllarıma lanet ediyorum. Ne atariymiş arkadaş..

Haftanın en şahane günleri geldi çattı. Herkese mutlu haftasonları diliyorum, iyi günler dostlarım...

Öper, Daçe.

Bir kişi Ömer Üründül olmaya çabaladı

  1. zümüş says:

    aaa mario:) çocukluğumun heyecanı:)aynı zamanda adını bilerek oynadığım tek oyun:D

Etiketler

anket (4) foto (54) motion (1)